Dr. Habip ARTAN
Dijitalleşme varken vatandaşı kırtasiye ile uğraştırmak!
Dijitalleşme ile eskiden manuel ve evraklar gerçekleştirilen birçok işlemin günümüzde elektronik olarak on-line yapılması insanoğluna hem zamandan tasarruf sağlıyor hem de hata yapma riskini en aza indirmektedir. Bu anlamda e-devlet, e-nabız, e-fatura- e-arşiv portallarının yanı sıra daha başka bir birçok internet hizmet portallarını saymak mümkündür. Son çeyrek asırdır ülkemiz bu konuda dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilemekte olsa bile hala birçok kurumlarda dijital veri ve kayıt sistemi yanında bürokratik ve kırtasiye ağırlıklı iş ve işlemlerden vazgeçilmediğini görmekteyiz.
Bürokrasi, statüko ve kırtasiye hala devam ediyor
Bir misal vermek gerekirse; geçenlerde deprem bölgesinde TOKİ tarafından kentsel dönüşüm kapsamında sürdürülen proje kapsamında eski evimize karşılık yeni yapılan yerden verilecek konut adına teslim alma tebligat geldi. Hemen harekete geçerek gerekli iş ve işlemler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iştiraki olan, Gedaş Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Başvurduk. Bizden, devlet bankalarından birinden onaylı iban dekontu, kimlik örneği, nüfus müdürlüğünden onaylı ikametgâh belgesi, onaylı tapu örneği, belediyeden emlak beyan belgesi olmak üzere hepsinden 5 nüsha fotokopi istediler. Ayrıca beraberinde annem okur yazar olmadığı için soyadı benzerliği olmayan iki şahit getirmemi de istediler. Bu evrakları ancak bir günde alabildik. İkinci gün yaşlı annem dahil şahitler ile Gedaş’a gittik, Her biri en az 25 nüsha evraka imza attılar. Ardından ilgili Toki’nin yüklenici firmasına giderek anahtarımızı almak üzere başvurduk. Onlar da gerekli evraklardan üçer adet fotokopi isteyerek öğle sonu gelip evraklarınızı teslim alın dediler. Öğle sonu gittik evraklarımızı teslim alarak son imza için Çevre, Şehircilik Bakanlığı yetkilisinden onay aldık. Evrakları getirip anahtarımızı ve geçici tapumuzu almış olduk.
Konutlarda proje iyi, malzeme sağlam, işçilik zayıf
Daha konutu teslim almadan evraklar üzerinde sağlam teslim aldık ibaresinin altını imza ettiriyorlar. Ondan sonra teslime alma-verme işlemi gerçekleşiyor. Teslimatta pek tabi ki ufak tefek eksikler olabilir diye umarken bir de ne görelim; konutun en kritik yeri olan tuvaletin duvar fayansları boydan boya kırık ve çatlak, lavabonun ayağı parçalanmış, ardından parçalanan bu fayanslar basınçla tuvalet taşını kırmış, ayrıca üst kattan gelen nem, diğer dairelerin su saati vanalarından ara koridor boşluğuna damla damla iyice akan sular. Kısaca daha teslim almadan neredeyse bıraksan bir yıl sonra sızan su ve nemden bina çökebilir. Neyse teslimat için teknik elamanla beraber giderek eksikleri yerinde tespit edip yazdılar. Ardından bu bayramda konuta gittiğimde arızaları gidermeye başladıklarını ancak bitmediğini, birkaç gün sonra biteceğini umuyorum inşallah.
Abonelik işlemleri dijital olsa daha iyi olur
Tapu ve anahtarı almak yetmiyor, su, elektrik ve doğalgaz abonelerini de çıkarmak gerekiyor. Her şeyden evvel su ve elektrik aboneleri için deprem sigortası (DASK) zorunlu, DASK belgesi, kimlik örneği, tapu örneğin belgelerinin hepsinden üçer fotokopi yanında yaşlı anamı bu trafik çilesi içerinde yanıma alarak yola koyulduk. Annemin gelmesine gerek var mı diye sorduğumda; mutlaka gerekli olduğunu, ama istiyorsanız annen ile basit bir kira sözleşmesi yaparak işlemleri kendi adınıza da yapabilirsiniz dediler, ama bu kafama yatmadı. Tabiatıyla her yer kalabalık, şehirler dolu, yollar dar, araç sayısı haddinden fazla. Bir abonelik için her bir yerde bir saate kadar sıra bekleyebilirsiniz. Sıranız gelince özel sektörde işler çabuk biterken su abonesi için en fazla belediyede beklediğimizi, en az 7-8 memura imza ve onay için arz-endam ettiğimizi ifade edebilirim. Her bir abonelik ve asgari DASK fiyatları ortalama 2 bin TL üzeri olmasına rağmen, yine de bu iş bitsin de artık ne olursa olsun diyorsunuz.
Depremde ağır yara alan Adıyaman’ın çehresi yenileniyor
Adıyaman’da olduğu gibi deprem bölgesinde yer alan diğer illerimizde yapılan çalışmaları takdir ve tebrik ediyorum. Deprem den bu yana yapılan çalışmaları gözlemliyorum, şehirde gözle görülür bir değişim ve yenilenme var. Yapılan yeni konutlar ve iş merkezleri kendini göstermeye başlamış. İki yıl daha geçtiğinde bambaşka bir şehir ile karşılaşılacağını tahmin etmek şimdiden mümkün. Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla şehir merkezinde yer alan eski çarşı ve pazarlar esnaf tarafından eğer onay verilseydi belki oralarda yıkılarak yerine yeni iş merkezleri açılabilirdi. Ama maalesef esnaf ve vatandaşımız biraz tereddüt ettiğinden modernizasyon biraz daha uzayacağa benziyor. Esnafında görüşlerinin alınmasında ve orta yolu bulma konusunda devletin eksik kalan adımları atmasında yarar var kanaatindeyim. Her kışın bir baharı, her gecenin bir sabahı olduğu gibi bu deprem felaketinin de neticede rahmete inkılap eden sonuçları olduğunu görmek mümkün. Belki, bu deprem olmasaydı Adıyaman’daki bu değişim ve modernizasyon zor olacaktı. Bu vesile ile tekrar, depremde vefat eden tüm vatandaşlarımıza Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyorum, hala tedavi görenlere acil şifalar dilerim. Allah’a emanet olunuz.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.