Yazarlar
Manşetler
Günün Haberleri
Arşiv
Sitene Ekle
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
İstanbul
21 °C
24
00:01
Hiç akıl kabul eder mi ki, yalnız bir saç hükmünde insana bir ücret-i dünyeviye versin?
22:30
Anadolu'nun Alpleri: Geyik Dağları
21:40
Avustralya, sosyal medya yaş sınırını ihlal eden platformlara cezayı iki katına çıkarıyor
18:00
Deniz Göktaş'ın denizi değil kalbi ölü
17:00
Türkiye'de 8 milyar paket sigara satılmış, toplumumun kanser olmasını istemiyorum
16:00
İçişleri Bakanlığından Suriyelilerin sayısına dair açıklama
14:30
Abdülmecid Nursi’nin vefat eden oğlu Fuad'a yazdığı mersiye
14:00
Orman yangınlarına en çok 'ihmal' sebep oluyor
13:40
Siyonist İsrail El-Halil'deki İbrahim Camii’nde 9 gündür ezanı engelliyor
10:30
Said Nursi'den şeyhe: Hediye şeriata aykırı değil ama ihlâs yok!
Günün tüm
haberleri
Anasayfa
Risale-i Nur
Risale-i Nur
Hiç akıl kabul eder mi ki, yalnız bir saç hükmünde insana bir ücret-i dünyeviye versin?
Hiç mümkün müdür ki bütün mevcudatın şehadetlerini reddetsin?
Dünyada bundan daha doğru bir haber, daha sağlam bir dâvâ olamaz
Başka bâki bir memleketi var, bizi onun için çalıştırır, oraya davet eder
Haşr-i cismânîyi akıldan uzak görüp inkâr etmenin divanelik olduğunu sen de anlarsın
Zât-ı Hakîm-i Hafîz, vefat edenlerin ruhlarını nasıl muhafaza eder, denilir mi?
Şu âlemin Mutasarrıf-ı Zîşânı, her günde haşr-i ekberin nümunelerini icad ediyor
Hiç mümkün müdür ki, kıyameti getirmesin, haşri yapmasın ve yapamasın!
Nihayetsiz küçüklük içinde nihayetsiz büyük cinayet işliyorsun
Herşeyi yapamayan hiçbir şeyi yapamaz ve birtek şeyi halk eden (yaratan) herşeyi yapabilir
Acaba hiç kabil midir ki, insan, kabre girip rahatla yatsın ve uyandırılmasın
Hiç mümkün müdür ki, insanın amelleri ve fiilleri muhafaza edilmesin
Rahmân, has ibâdına öyle ikramlar edecek, ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiştir
Dünya, meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir şecere-i hayret-nümâdır
Ümmet-i Muhammediyeyi (asm) Dârüsselâma çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz
İnsan, ipi boğazına sarılıp istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır
Şu fâni masnuat, bir parça görünüp mahvolmak için yaratılmamışlar
Herşeyin gayât-ı vücudu ve netâic-i hayatı üç kısımdır
Sana tattırır, iştihanı açar, fakat doyurmaz
Dünya, hikmetle yapılmış bir misafirhanedir
Görüyorsun ki, yol içinde bir han var, bir büyük zât, o hanı, misafirlerine yapmış
Ölmüş, kurumuş küre-i arzı diriltmenin perde arkasında muazzam bir rububiyet var
Baharda yüz bin haşir nümunelerini icad eden Kadîr-i Mutlaka Cennetin icadı nasıl ağır olabilir?
Yalnız şu Zâtın tek duası, şu Cennetin binasına sebebiyet verecekti
Evet, yâ Rabbenâ! Ver, duasını kabul et, biz de istiyoruz
Ubûdiyet-i Ahmediyenin (asm) ruhu duadır
Gel, fikren Asr-ı Saadete ve hayalen Ceziretü'l-Araba gidiyoruz
En gizli bir sesi en gizli bir mahlûkundan işitip imdad eden
İşte kâfir, Allah'ın düşmanı olduğunun sırrı bundan anlaşılıyor
Yeryüzündeki nebatat ve hayvanatın ellerinde olan ilânât-ı Rabbâniyeye dikkat et
Saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz
Nihayetsiz sehâvet (cömertlik), ebedî bir Cenneti, hem içinde ebedî muhtaçları ister
Adalet ve mizanla iş görüldüğüne burhan (delil) mı istersin?
Şu küçücük insan bedeni içinde bütün kâinatın fihristesini derc etmek
Hakikî akıldan uzaklık ve müşkülât, küfür yolundadır, dalâletin mesleğindedir
İnsan ibadetle kendini O'na sevdirmese
Ağaçların lâtif elleri olan dallarıyla meyveleri bize takdim eden Rahmet
Her dertliye ummadığı yerden derman yetiştiriliyor
İman ve ubûdiyetle mukabele eden mü'minlere mükâfat, red ve tahkirle mukabele eden ehl-i dalâlete mücazat
Hiçbir vech ile mümkün değil ki, bu fâni âlemin Hâlıkı bâki bir âlemi icad etmesin
Bu küçücük insanın ne ehemmiyeti var ki dünya onun muhasebe-i a'mâli için kapansın
Acaba âlemde Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmdan daha ehil kim zuhur etmiş?
Şöyle müzeyyen bir kâinatın öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir Resul-i Ekrem elzemdir
Bir şeyden herşeyi yapmak ve herşeyi birtek şey yapmak, herşeyin Hâlıkına has bir iştir
Şu muhteşem kâinat öyle bir saraydır ki, ay, güneş lâmbaları, yıldızlar mumları
Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız
Yeryüzü bir sahifedir, ne kadar kitap içinde var
Hazırlanınız başka, daimî bir memlekete gideceksiniz
1
2
3
4
5
6
Haberler
Son Haberler
Manşetler
Risale-i Nur
Özel
İslam
Bediüzzaman
Ramazan
Güncel
Dünya
Nur Talebeleri
Aile
Ayasofya
Eğitim
Tefekkür
Osmanlıca
Röportaj
Risale-i Nur'u Sadeleştirme Tartışması
Hayat
Otomobil
Bilim - Teknoloji
Kültür Sanat
Edebiyat
Ekonomi
Toplum
Sosyal - Medya
Sağlık
Kitaplık
Spor
Kariyer
Ajanda
İlan - Tanıtım
Kutlu Doğum Etkinlikleri
العربية
Bilgi Bankası
Diğer İçerikler
Foto Galeri
Web Tv
Yazarlar
Kurumsal
Künye
İletişim
Gizlilik İlkeleri
Kullanım Şartları
Geliştiriciler İçin