Tunus'ta, israile desteği sebebiyle boykot edilen 'pepsi'nin ülkeye dönmesi istenmiyor
Terörist israile verdiği destek nedeniyle boykot edilen ABD'li içecek markası Pepsi'nin ürünlerinin, Hindistanlı bir şirket aracılığıyla Tunus pazarına yeniden girmeye çalışması boykot çağrılarını bir kez daha gündeme getirdi
Tunus’ta İsraille ilişkilerin normalleşmesine karşı mücadele eden insan hakları aktivisti Meryem Miftah, AA muhabirine, Pepsi’nin ülke pazarına yeniden girme çabaları ve İsrail’le ilişkili şirketlere yönelik boykota ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tunuslu aktivist Miftah, Pepsi ürünlerinin ülke pazarına yeniden sokulması girişimlerinin, Tel Aviv hükümetiyle bağlantılı şirketlerin boykot edilmesi ve "normalleşme karşıtı yasa" çıkarılması çağrılarını da gündeme taşıdığını söyledi.
Pepsi ürünlerinin, Hindistan merkezli “Varun Beverages” grubu aracılığıyla yeniden ülkeye sokulmaya çalışıldığına dikkati çeken Miftah, "Bugün ekonomik işgal olarak değerlendirilebilecek bir durumla karşı karşıyayız ve normalleşme yapan şirketlere alternatif bulmakta zorlanıyoruz." diye konuştu.
Hindistan merkezli şirketin fiilen Tunuslu bir şirketle ortaklık kurduğunu bildiren Miftah, "Şirket, aynı markayı, yani Pepsi içeceğini üretip üretmeyeceğini açıklamadı." ifadesini kullandı.
Hindistan merkezli şirketin “Pepsi” ile bir “franchise” (ticari imtiyaz) anlaşması bulunduğunu aktaran Miftah, “Pepsi”nin Tunus pazarından çekildiğini ve 1999’da ülkedeki yerel üretimini durdurduğunu anımsattı.
Miftah, Pepsi”nin Tunus pazarına muhtemel dönüşüne karşı çıkarak, "tüketicilere yerel alternatifler sunulması gerektiğini" vurguladı.
"BOYKOT KÜÇÜMSENMEMESİ GEREKEN BİR SİLAH"
Boykotun, İsrail’in Gazze’deki soykırım savaşı karşısında vatandaşların Filistinlileri desteklemek için kullanabileceği bir araç olduğunu vurgulayan Miftah, "Pepsi şirketinin geri dönmesini istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Miftah, boykotun Filistin’e destek verilmesinin yanı sıra yerel üretime zarar veren şirketlerin piyasadan çıkarılmasının önünü açarak Tunus ekonomisine daha fazla alan sağlayacağını belirtti.
Siyonist şirketlere karşı verilecek ekonomik savaşın İsrail ordusunun insan kaynağını da zayıflatacağı tahmininde bulunan Miftah, Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri “toprağın değil çıkarların sahibi” şeklinde tanımladı.
Miftah, boykotu, "küçümsenmemesi gereken bir silah" olarak nitelendirerek , İsrail’in işgaline finansman sağlayan şirketlerin mali kaynakları kesildiğinde mücadelenin başarıya ulaşacağı görüşünü paylaştı.
İSRAİLLE NORMALLEŞME SUÇ SAYILMALI
İsraille normalleşmenin suç sayılması yönünde baskı yapılması gerektiğini belirten Miftah, bunun “aşamalı ve göreceli olarak, yaptırımlar veya vergilerin bir ölçüde artırılması şeklinde” yapılabileceğini söyledi.
aa

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.