Nihai çözüm bağımsız çocuk ceza kanunu

Nihai çözüm bağımsız çocuk ceza kanunu

Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’ndan Avukat Mehmet Uçum, TMK Mağduru çocukların durumuna ilişkin 20 Temmuz’da TBMM’de görüşülecek olan tasarının birçok olumlu düzenleme içermesine rağmen çocukların sorununu tam çözmediğini söylüyor.

Mehmet Uçum'un yazısı

Kamuoyunda onlara çoğunlukla taş atan çocuklar diyorlar. Ekranlarda veya fotoğraflarda taş atan çocukların görüntüleri kullanılarak bu çocukların tamamını taş atan çocuklar olarak belleklere kazıyorlar. Oysa bunlar 1991’de kabul edilmiş Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) yani hukukta çocuğun yerini dikkate almadan düzenleme yapan yasa koyucuların mağduru çocuklar. Evet, aralarında taş attığı iddia edilenler de var. Hatta taş attığı sabit olanlar da. Ama onlar taş atmanın faili çocuklar değil TMK’nın mağduru çocuklar.

Niye mağdurlar? Bu çocuklar herhangi bir toplantı veya gösteriye katılan yahut katıldığı iddia edilen, yüzlerini kısmen yahut tamamen kapatan çocuklar. Diyelim ki o gösteride yasa dışı herhangi bir örgüt lehine slogan atıldı, bu çocuklar o slogana iştirak etseler de etmeseler de yasa dışı toplantıya katıldığı varsayılan çocuklar. Güvenlik güçleri dağılın dediğinde dağılma esnasında taş attığı ileri sürülen çocuklar. Attıkları taş birisini yaralamasa, bir mala zarar vermese bile güvenlik güçlerine silahla direndiği kabul edilen çocuklar. Bu çocukları mevcut ceza sistemi terör suçlusu statüsünde görüyor. 12-15 yaş grubunun üstündeki çocuklar özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde (eskiden DGM olan mahkemelerde ) yargılanıyor. 15 yaş üstü çocuklara bir ceza verildiğinde cezanın miktarı uygun olsa bile cezaları ertelenmiyor. Hükmün açıklanmasını geri bırakma imkânı uygulanmıyor. Cezaları paraya çevrilmiyor. Çünkü bunlar terör suçlusu sayılıyor. Aldıkları hapis cezalarını ne kadar düşük olursa olsun çekmeleri isteniyor. Adli suçlarda yetişkinlerin sahip oldukları haklara dahi sahip değiller. Sadece bir gösteriye katıldıkları sadece yüzlerini kapattıkları sadece zarar vermeyen bir taş attıkları için haklarında 34,5 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor. Terör suçlusu sayıldıkları için şartla salıverilme için cezalarının dörtte üçünü çekmeleri gerekiyor. Üstelik yalnızca üç disiplin cezası alırlarsa şartla salıverilme hakları da yanıyor. Oysa bırakın diğer suça sürüklenen çocukları adli suçlarda en ağır suçları işleyip süreli hapis cezası alan yetişkinler bile şartla salıverilme için cezalarının üçte ikisini çekiyorlar.

Daha kapsamlı değişiklik gerek

Sadece bunlar değil TMK Mağduru Çocuklar, eğitimlerine devam edemiyor, pedagojik yardım alamıyor, duruşmalara kelepçeli getirilip götürülüyor, büyüme çağında yetersiz besleniyor, sağlıklı olmayan koşullarda yaşıyor, bazıları aileleriyle bile görüştürülmüyor, özellikle tutukluluk aşamasında bazı yerlerde yetişkinlerle aynı koğuşta kaldıkları oluyor. Peki, niye bu kadar çok ceza veriliyor. Çünkü bu çocuklar sadece bir gösteriye katıldıkları için örgüt üyesi olmadıkları halde örgüt adına suç işledikleri kabul ediliyor ve örgüt üyesi gibi cezalandırılıyor. Eğer yüzlerini kısmen veya tamamen kapatmışlarsa sadece bu durum örgüt propagandası sayılıyor, propagandadan ceza veriliyor. Böyle bir suç tipi dünyanın hiçbir yerinde yok. Varsayıma dayalı suç olamaz. Ama bizde oluyor.

Bitmedi çocuk zarar vermeyen bir taş atmış ise güvenlik güçlerine silahlı direnme sayılıp bir de buradan ceza veriliyor. TMK sebebiyle verilen cezalar bir de yüzde elli artırılıyor. Üstelik soruşturulan ve yargılanan çocukların hatırı sayılır bir bölümü de gerçekten toplantılara, gösterilere katılmamış çocuklar. Dosyalarında kesin deliller olmadan sadece kolluk tutanaklarıyla yargılanan yahut ceza alan çocuklar.

Acilen ne yapılmalıdır? İleriye dönük olarak çok daha kapsamlı değişiklikler olması kaydıyla mevcut tasarıya en azından şu üç konuda hüküm eklenmesi sorunun bu dönem bakımından daha etkili çözümü için zorunlu gözüküyor: Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde yüzü kısmen veya tamamen kapatmakla ilgili özel suçu düzenleyen ve en az bir yıl ceza verilen TMK madde 7/2-a tümden kaldırılmalıdır. Örgüt üyesi olmadığı halde örgüt adına suç işleyenlere örgüt üyesi gibi ceza verilmesine yola açan TCK madde 220/6’nın çocuklar yönünden uygulanmayacağına ilişkin bir cümle bu fıkraya eklenmelidir. 3- Çocuklar için uygulanacak çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin “aile ortamında kalmalarını sağlamak kaydıyla” olacağını açıkça düzenleyen bir ibare eklenmelidir.

Adil yargılama ve cezalandırma

Belirttiğimiz değişiklikler yapıldığında çocuklar cezadan muaf hale gelmeyecek. Eğer taş atma olayı zararlandırıcı bir sonuç doğurursa (yaralama veya mala zarar verme gibi) çocuk o sonuçlardan sorumlu olacak. Eğer unsurları varsa yasa dışı gösteriye katılmakla ilgili kanun hükmü çocuklar bakımından da uygulanabilecek. Molotof kokteyli taşımak veya bunu atmaktan doğan suçlardan ceza verilmesi durumunun devam edeceğini söylemeye bile gerek yok. Ancak değişikliklerin yapılmasıyla çocuklar, çocuk mahkemelerinde, çocuk koruma hukukuna uygun yargılanabilecekler. Aldıkları cezalar eylemleriyle orantılı olacak. Çoğunlukla üç yılı geçmeyecek ceza alacakları için tutuklanma ve hapis cezası çekme olasılıkları çok azalacak. Daha çok erteleme, hükmün açıklanmasını geri bırakma ve seçenek yaptırımlar devreye girecek. Özetle daha adil bir yargılama ve cezalandırma sistemine geçmiş olacağız.

Nihai çözüm ne? Esasen sorunun nihai çözümü çocuklarla TMK ilişkisini tümden kesmekten geçiyor. Terör suçlusu kavramı ceza hukukunda geliştirilmiş ve yetişkinleri esas alan bir hukuksal statü. Henüz özgür iradesinin oluşma sürecini yaşayan çocuğun bu statüde değerlendirilmesi çocuğa ilişkin geliştirilmiş tüm haklarla çelişen sonuçlar doğuruyor. Bu aşamada bağımsız bir çocuk ceza hukukunu tartışma gündemine almamız gerek. Kabul edilmiş anayasa değişikliğinde çocuklara yönelik koruyucu hükümler güçlendirilmekte ise de küçüklerin yargılanmasına ilişkin Anayasa 141. maddede herhangi bir değişiklik düşünülmediği görülüyor. Bizim önerimiz bağımsız bir çocuk ceza hukukunun dayanağı oluşturacak şekilde Anayasa’nın “Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur.” şeklindeki 141. maddesinin 2. fıkrasının şu şekilde değiştirilmesidir: Çocukların çocuk koruma hukukuna uygun olarak soruşturulması, kovuşturulması, cezalandırılması ve cezalarının infazına ilişkin hususlar çocuklara özgü kanunla düzenlenir.

Tasarı daha iyi olabilirdi

Tasarı ne getiriyor? TBMM’de 20 Temmuz 2010 günü görüşülecek tasarı birçok olumlu düzenleme içermesine rağmen çocukların sorununu tam çözmüyor. Hatta getirdiği geçici bir rahatlama sağlasa bile çok daha büyük sorunlara yol açacağı endişesi kamuoyunda dile getiriliyor. Tasarı çocukların tamamının çocuk mahkemelerinde yargılanmasının yolunu açıyor. TMK nedeniyle çocuklara verilen cezanın yüzde 50 artırılmasını ortadan kaldırıyor. 15 yaş üstü çocuklara ilişkin erteleme, hükmün açıklanmasını geri bırakma, paraya çevirme ve seçenek yaptırımlar uygulama yasağı kalkıyor.

Tasarıda ayrıca ilk defa TMK’yla ilişkilendirilmiş çocukların örgüt üyeliğinden, propagandadan ve taş atma eylemi dâhil yasa dışı gösteriye katılmaktan aldıkları cezalar bir defaya özgü olmak üzere çocuklara özgü güvenlik tedbirine çevriliyor. Yani bir anlamda cezasızlık getiriliyor. Ancak ikinci kez veya ilk olmakla birlikte taş dışında silah sayılan bir araçla bu suçları işlediği iddia edilen veya işleyen çocuklar bakımından bu imkâna yer verilmiyor. Bu nedenle tasarı, olumlu hükümler içerse de Sayın Başbakan’ın dediği ve istediği gibi tam çözüm getirmiyor. 

Star