Mehmet Abidin KARTAL

Mehmet Abidin KARTAL

Diş kirası

Osmanlı döneminde yardımlaşmanın birçok şekli uygulanarak topumda refah ve huzur yaşanıyordu. Zekât, sadaka, sadaka taşları, zimem defteri kapatma, karz-ı hasen, diş kirası bunlardan birkaçıdır.

Ramazan ayında, oruç tutmanın hikmetlerinden en önemlisi zenginin fakirin halinden anlamasını sağlamasıdır. Zengin Ramazan ayı dışında aç olmadığından fakirin halini tam anlayamayabilir. Oruç paylaşmanın, inceliğin ve toplumsal dayanışmanın yeniden hatırlandığı, yaşandığı on bir ayın sultanıdır.

Osmanlı döneminde Ramazanda ibadetlere daha fazla önem verilmesi için Tembihnameler çıkarılırdı. Bu Tembihnamelerde evlerin önünün temizliğine dikkat edilmesi, teravih namazlarına önem verilmesi, teravihle birlikte beş vakit namazında bu ayda özellikle cemaatle kılınmaya çalışılması, özür sebebiyle oruç tutamayan Müslümanların ve gayrimüslimlerin açıktan oruç yememesi, geceleri fenersiz dışarı çıkılmaması gibi hususları görmek mümkündür.

Osmanlıda Ramazanda iftar sofraları paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü simgelerinden biridir. Osmanlı döneminde bu sofralara eşlik eden en dikkat çekici geleneklerden birisini "diş kirası" olarak biliyoruz.

Diş kirası, Osmanlı döneminde Ramazanda iftar davetine katılan misafirlere ev sahibi tarafından verilen hediyeye denir. Burada gerçek bir kira söz konusu değildir. Ev sahibi, misafirinin sofraya gelerek sevabına ortak olmasını bir incelik olarak görür ve teşekkür mahiyetinde armağan takdim eder.

Osmanlı’nın en güzel Ramazan-ı Şerif âdetlerinden olan Diş kirası için başta saray olmak üzere zenginler, imkânı olan herkes adeta birbiriyle yarışırlardı. İftara katılanlar dişlerini davet sahibinin zevkine kiralamış oluyorlardı.

Diş kirası, ince bir mizah ve zarafet içerir. Ev sahibi adeta "Dişlerinizi yordunuz, soframa geldiniz; bu da dişinizin kirası olsun" demek ister. Aslında misafire teşekkür etmenin sembolik bir yoludur.

Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi her ne kadar davetlilerin o gece zahmet edip gelerek, hane sahibinin sevap kazanmasına vesile olması gibi sunulsa da aslında amaç bu sebeple insanlara bilhassa fakirlere yardımda bulunmak, onları sevindirmekti.

Diş kirası, Osmanlı toplumunda yardımlaşmanın incelikli bir ifadesiydi. Misafire verilen değer, paylaşmanın önemi ve insan şerefini koruma anlayışı bu uygulamada birleşiyordu. Maddi bir karşılık gibi görünse de aslında bir teşekkür ve nezaket göstergesiydi.

Diş kirasında maksat hediyeleşmek. Hediyeleşmek sevgiyi arttırmanın yollarından birisidir. Hediye, yürekten duyulan bir sevginin nişanesidir. Bu yüzden azlığına çokluğuna, değerli veya değersiz oluşuna bakılmaz.

Efendimiz (sav) “hediyeleşme” konusunda müminlere yol gösterirken; cömertlik, diğerkâmlık, vefa, ihsan, îsâr ve ikram gibi kardeşlik bağlarını güçlendiren birçok güzel hasleti bir davranışta birleştirmiş oluyordu. Onlara, dünya malını verip karşılığında gönül almanın, Allah'ın rızasını kazanmaya eşdeğer bir meziyet olduğunu öğretiyordu. “Musâfaha edin (tokalaşın) ki içinizdeki kin gitsin; hediyeleşin ki birbirinizi sevin ve (aranızdaki) düşmanlık gitsin.” Buyuruyordu.

Diş kirası, zengin ile fakir arasındaki gelir durumunu yumuşatmayı, yardımın mahcubiyet oluşturmadan yapılmasını da amaçlıyordu. Bu yönüyle yalnızca bir Ramazan âdeti değil, bir sosyal dayanışma modeli olarak değerlendirebiliriz.

Yaratılan varlıklar içinde okuma nimeti insana verilmiştir. İnsan okuyarak, tefekkür eder ve hakikate ulaşır. Bütün insanlık ilk emri “Oku” olan Kur’an’ın muhatabıdır.

Biz de iftara davet ettiğimiz misafirlerimize hediye vererek, diş kirası geleneğini devam ettirebiliriz. Misafirlerimize “Oku” ilahi emrini hatırlatmak için kitap hediye edebiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.