Madenciler dünyanın her yerinde sıkıntılı
Dünya maden piyasası yıllık 1,5 trilyon dolar değerinde olmasına rağmen maden işçileri dünyanın her yerinde çeşitli sıkıntılara maruz kalıyor...
Dünyada yıllık 1,5 trilyon dolar değerinde 10 milyar tonun üzerinde maden üretiliyor. Maden üretiminin başrol oyuncularının başında ABD, Çin, Güney Afrika, Kanada, Avustralya ve Rusya yer alıyor.
ABD'de maden ve madenciliğe dayalı sanayilerin toplam üretimi 27,6 milyar dolar düzeyinde. Madenciliğin ülke ekonomisine sağladığı toplam katma değer 2,28 trilyon dolara kadar ulaşıyor.
Bugün, dünyada yıllık 1,5 trilyon dolar değerinde 10 milyar tonun üzerinde maden üretiliyor. Bu rakamın yüzde 75'i enerji ham maddeleri, yüzde 10'u metalik madenler ve yüzde 15'i endüstriyel hammadde üretimine ait.
Üretim miktarı, hızla artan tüketim ile doğru orantılı. Geçen yüzyılda, dünya gayrisafi yurt içi hâsılası yaklaşık 18 kat arttı. Küresel kaynak üretimi de buna bağlı olarak yükseldi. Bu dönemde dünya ham petrol tüketimi 20,43 milyon tondan 3,5 milyar tona çıktı. Çelik tüketimi 27,8 milyon tondan 847 milyon tona yükselerek 30 kat arttı. Bakır tüketimi ise 495 bin tondan 14 milyon tona yükselerek 28 kat artış gösterdi.
Maden aramacılığına en çok yatırım yapan ülkelerin başında Kanada, Avustralya ve ABD geliyor. Bu oranlar ülkelerin rezervleri ve gelişme oranlarıyla da ilişkili.
Dünya maden rezervleri açısından en zengin ülkeler ve bu ülkelerdeki önemli maden cevherleri ise şöyle:
Güney Afrika Cumhuriyeti: Altın, platin grubu metaller, manganez, krom, alüminyum
Çin: Demir, Kurşun, manganez, molibden, kalay, zirkonyum, çinko, fosfat
Kanada: Uranyum, çinko, altın, bakır, nikel, kobalt, demir, petrol, doğalgaz
Avustralya: Kömür, demir, rutil, çinko, kurşun, uranyum
ABD: Kurşun, molibden, fosfat cevherleri...
Altın, platin grubu metaller, manganez, krom ve alüminyum açısından en zengin ülke Güney Afrika. Çin ise öncelikli olarak demir ve çinko madenleriyle öne çıkıyor. Kuzey Amerika ülkesi Kanada; uranyum, altın, bakır ve kobalt madenleri açısından zengin kaynaklara sahip.
RUSYA'DA MADENCİLİK
Avrupa'dan Uzakdoğu'ya uzanan geniş coğrafyada büyük yeraltı zenginliklerine sahip olan Rusya, bu avantajının değerlendirilmesi noktasında her dönem farklı sıkıntılar yaşıyor. Çarlık döneminde madencilik tekniği açısından Batı'nın gerisinde kalan Ruslar, Sovyetler Birliği döneminde bu açığı kapadı fakat elde edilen madenlerin değerlendirilmesi noktasında son dönemlerde yaşanan sıkıntı ülke çapında büyük madenci grevlerini tetikledi.
1990'lı yıllara girilirken Rus coğrafyasının birçok noktasında patlak veren madenci eylemleri bir devrin sonuna gelindiğini haber veriyordu. Rusya Federasyonu'nun kurulmasıyla başlayan özelleştirme hamlesi madenleri de içine alırken, maden işçilerini geniş ölçüde mağdur bıraktı. Krom ve nikelde dünyanın en büyük üreticisi konumuna geçen Rus patronlar, kazancın işçilere dağılımı noktasında bencil davranınca yine büyük krizler yaşandı.
Muhalefet doksanlı yılları çalkantılarla geçiren madencilik sektörünün, başarısız özelleştirme hamlesinden sonra devletin koruması altına girmesi için baskı yaptı. Fakat Rusya'nın farklı madenlerinde faaliyet gösteren özel sektör temsilcileri bu eğilimi sağladıkları yeni sosyal haklarla eritmeyi bildi.
Enerji ihracatından büyük gelir sağlayan Ruslar içeride kömüre hala büyük ihtiyaç duyuyor. Dünyanın ikinci büyük kömür üreticisi olan ülkede kuzbaşs, karaganda ve dönbaşs yataklarından çıkarılan kömür iç ihtiyacı karşıladığı gibi çevre ülkelere de ihraç ediliyor.
Sibirya bölgesi maden zengini Rusya için büyük önem taşıyor. Demir, altın, mika, kurşun, çinko, bakır, grafit, alüminyum ve elmas gibi önemli madenlerin çıkarıldığı bölge petrol ve doğalgaz açısından da şanslı...
Volga-Ural bölgesinde yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle sık sık ayağa kalkan çevre örgütleri Sibirya'daki gelişmelere genelde sessiz kalıyor. Başkırdistan ve Yakutistan başta olmak üzere birçok özerk cumhuriyet madenlerin çıkarılması esnasında çevreye verilen zarardan ve ihracattan yeterli payı alamamaktan şikayetçi. Kremlin ise bölgesel idari reforma atıfta bulunarak söz konusu sıkıntıların yeni yasal düzenlemelerle aşılacağını vaat ediyor.
KIRGIZİSTAN'DA MADENCİLİK
Resmi rakamlara göre Kırgızistan'da 30 bin maden işçisi var. Bunların sadece 18 bini sendikalı olarak çalışıyor. Diğer yarısı ise kaderlerini işverenlerinin inisiyatifine bırakmış durumda.
Kırgızistan'da madenciler günü, her temmuz ayının 3'uncu pazar günü kutlanıyor.
Kırgızistan, madenler bakımından çok zengin bir bölgede yer alıyor. Dünyadaki toplam cıva rezervinin beşte birine sahip olan Kırgızistan'da, antimon, altın, kömür, petrol, gaz, volostanit, demir cevherleri, nadir metaller, platin, kükürt, gibi birçok maden rezervi biliniyor.
SSCB dağıldıktan sonra, ekonomik bunalıma giren bağımsız Kırgızistan'da, madenciler de işsiz kaldı. Ancak 1990'lı yılların ortasında ülkeye gelen yatırımlarla madencilik sektörü canlanmaya başladı. Ülke ekonomisinde çok önemli bir yer tutan kumtor altın maden şirketi de bu dönemde faaliyete başladı. Zaman geçtikçe yabancı madencilik şirketlerinin çoğalmasına karşın, maden işçilerinin sayısı ve ücretleri düşük kaldı.
Kırgızistan Madenciler Sendikası Başkanı Yardımcısı Almaz Çakıpov'un açıklamasına göre, ülkede maden sektöründe yaklaşık 30 bin çalışan var. Bunların içinden sadece yaklaşık 18 bini sendika üyesi. Çakıpov, bazı özel maden şirketi çalışanlarının sendikaya üye olmaktan korktuklarını belirtiyor.
Ülkenin en önemli maden işletmesi olan Kumtor çalışanları, 1 Ekim 2010'da maaşlarının artırılması istemiyle 10 gün sürdürdükleri grev sonunda ücretlerinde yüzde 50 artış elde ettiler.
Almaz Çakıpov'a göre, madencilerin en başlıca sorunlarından biri de emekli maaşlarının düşüklüğü.
GÜNEY AFRİKA MADENCİLİĞİ
Kara kıta Afrika, tarihi kuraklık, salgın hastalıklar ve savaşlarla yazılan bir bölge... Afrika'da hemen her alanda olduğu gibi madencilik sektöründe de tablo farklı değil. Daha çok batılı şirketlerin işlettiği madenlerde çalışmak durumunda kalan Afrikalılar her gün ölümle yüz yüze yaşıyor.
Afrika, dünyanın en zengin madenlerinin bulunduğu coğrafyaların başında geliyor. Özellikle Güney Afrika altın üretimi sıralamasında dünya devleriyle birlikte ilk üç arasında yer alıyor. Ancak bölgenin bu zenginlikten faydalandığını söylemek mümkün değil. Çoğu yabancı şirketlerin elinde olan madenlerden çıkartılan zenginlikler dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin refahı için kullanılıyor.
Büyük tartışmalara da neden olan bu madenler Afrika coğrafyasında güç mücadeleleri ve savaşlara da sık sık neden oluyor. Yerel halkın işçi olarak çalıştığı madenlerin şartları da sık sık sorgulanıyor. İş güvenliği açısından felakete çağrı yapan işletmelerin tedbirsizliği birçok kez kıtada maden facialarının yaşanmasına neden oldu.
17 Eylül 1986'da güney Afrika'nın sanayi merkezi Johannesburg'da meydana gelen kaza, kıta tarihine kara gün olarak geçti. Kinross altın madeninde çıkan yangın kısa sürede tüm çalışma alanını kapladı. Yangın sonucunda ortaya çıkan zehirli gazın, madenin derinliklerine yayılmasıyla felaketin boyutları büyüdü. Kurtarma çalışmaları sonucunda 2 bin 200 işçi yer altından çıkartıldı. Ancak kendilerine ulaşılamayan 170 maden çalışanı yangın ve zehirli gaz yüzünden yaşamını yitirdi...
Öte yandan Güney Afrika son dönemde tarihin en büyük madenci grevlerinden birine sahne oldu. Platin rezervlerinin yüzde 80'ini bulunduran Marikana madeninde çalışan yaklaşık 15 bin kişi ağustos ayında daha yüksek ücret talebiyle genel greve gitti. Polisin madenciler üzerine ateş açması ve 34 madencinin hayatını kaybetmesiyle ülkedeki olaylar daha da büyüdü.
Aylar süren mücadelenin ardından madenciler yüzde 22'lik ücret artışı aldı ancak yüzde 100 artış talep eden madenciler arasındaki huzursuzluk sürüyor.
Dünya Bülteni
