BM işçi pazarı

BM işçi pazarı

İstanbul'daki işçi pazarlarını Suriyeli, Gürcü, Bangladeşli, Afgan göçmenler doldurdu.

Merdivenaltı üretim yapan işyerleri adeta Birleşmiş Milletleri andırırken, Bağcılar ve Fatih gibi bölgelerde bekleyen göçmen işçiler, merdivenaltı üretim yapan işyerlerinde günlük 30-40 tl ücretlerle çalışıyor.

Günlük yevmiyelerle çalışmak için toplanılan işçi pazarları artık uluslararası bir boyut kazandı. Ülkelerinden yüzlerce, binlerce kilometre uzakta kaçak olarak çalışan Suriyeli, Gürcü, Bangladeşli, Afgan göçmenler amele pazarları olarak tanımlanan yerlerin yeni işgücünü oluşturuyor. Ülkemizdeki, yabancı uyrukluların sayısının artması kayıtdışı ekonomideki istihdamı göçmenlere yöneltmiş durumda. Bağcılar, Yenibosna, Fatih gibi bölgelerde göçmen pazarı oluşturan bu insanlar, merdivenaltı üretim yapan işyerlerinde günlük 30-40 tl ücretlerle çalışıyor.

GÜNLÜĞÜ 12 SAATTEN 4O LİRA

Yakın bir dönemde İstanbul'un birçok semtine yayılması muhtemel göçmen pazarlarındaki ortamı yabancı işçilerden dinledik. Ülkesindeki savaştan kaçarak önce Hatay'a sonra da İstanbul'a gelen Suriyeli göçmen, günlük oniki saatten fazla, 30 ila 50 tl arasında değişen fiyatlarla tekstil atölyelerinde kendisi gibi yabancılarla birlikte çalıştığını söyledi. Çok az Türkçe bilen işçi diğer Suriyeliler vasıtasıyla atölyelere eleman temin eden aracılara ulaştığını paylaştı. Adeta Birleşmiş Milletleri andıran bu pazarda işyerlerinden kişi başı ücret, işçilerin yevmiyelerinden de komisyon kesen aracılar da oluşmuş durumda.

SURİYELİLER İLK SIRADA

Tiflis'ten ülkemize gelen Gürcü ise yaklaşık 2 yıldır Mahmutbey'de beklediğini belirterek, 'Şanslı olanlar artık aylık ücretle çalışıyor' dedi. Gürcü işçi, hemen hergün tekstil, inşaat, nakliyat gibi farklı işlerde, 10 saat 60 liraya çalıştığını ve kendilerine iş ayarlayanların da iş başına 10 veya 20 lira komisyon aldığını söyledi. Bölgede konuştuğumuz işçiler ve esnafın söylediğine göre, son bir yıldır daha da kalabalıklaşan işçi pazarında Suriyeliler ilk sırada bulunuyor.

MEĞER BURASI İSTANBUL DEĞİLMİŞ

Çoğumuzun onlarcasının yanından öylesine geçtiğimiz gündelik işçilerin bir kesimi de Afrikalılardan oluşuyor. Kayıtdışı ekonomide Afrikalıların bir kısmı sokak satıcılığı yaparken buralarda yer bulamayanlar Mahmutbey gibi pazarlarda bekleyerek ne iş olsa yapıyorlar. Kendilerine iş ayarlayanlara itiraz etmeden verilen ücreti kabul ettiklerini söyleyen Afrikalı bir göçmen 30 -50 lira gibi değişen yevmiyelere ancak üç gün çalıştıklarını belirtti.

Bangledeşli bir göçmen ise dört yıldır bulunduğu Türkiye'de sigortasız da olsa sabit iş bulabilmek için aracılara komisyon verdiklerini belirtti. Tekstil, inşaat ve matbaa sektörlerinde artık Afgan, Ermeni ve İranlı çalıştırıldığını ekledi. On iki Bangledeşli arkadaşıyla aynı evde kalan ve aylık 700 lira kazandığını söyleyen Bangladeşli 'İstanbul'u birkaç kez gördüm' diyor. Türkçe iletişimde zorlandığı için sözlerini düzeltmek istiyoruz ve tekrarlıyor: 'Burası İstanbul değil.'

ASLAN PAYINI ALANLAR VAR

Mahmutbey çevresinde konuştuğumuz birkaç esnaf ise durumu şöyle özetliyor: 'Eleman arayan işyerlerinden adam başı ücret alan aracılar hergün onlarcasını buradan topluyor. İşe göre adam başı 10 ile 20 lira para alıyorlar. Günde ortalama 50 kişiden hesaplayın bin lirayı bulabiliyor.' Çevre esnafı ayrıca, bu pazarda aslan payını kapanlar yanında gün içinde arta kalanları eş dost vasıtasıyla işyerlerine götüren ve daha küçük kazançlar elde eden bireysel girişimcilerin de olduğunu anlattı.

VASIFSIZ İŞÇİNİN GERÇEK HAYATTAKİ KARŞILIĞI NEDİR?

Türk Dil Kurumu sözlüğünde 'Vasıfsız'; 'Niteliği olmayan, niteliksiz' olarak tanımlanıyor. Ekonomide dilinde 'Belirli bir konuda bilgi ve becerisi olmayan, eğitim düzeyi düşük, her türlü işi yapmaya hazır ve düşük ücretle çalışan işçi' şeklinde yer alıyor. Gerçek hayattaki karşılığı ise üç kuruşa, ağır şartlarda, güvencesiz (yarınsız), çalışmak ve dünyanın olanca ağırlığını günlük yevmiye ile hissetmek demek. Vasıfsız ön ekiyle tanımlanmanın anlamını şöyle sormak demek: Adaletinden ve niteliğinden sıklıkla şüphe ettiğimiz şu dünyanın yükü, birilerinin omuzlarına daha mı fazla biniyor ne?

Yeni Şafak