Ramazan fıkraları-I

İftar sofralarıyla süslenir ramazanlar,
Saray ve konaklarda kaynar koca kazanlar.
Yerli-yabancı, müslim-gayri müslim farketmez;
Ağırlanır her çeşit şahıslar o zamanlar.
 
Bir paşa konağında kandiller ile rûşen,
Salon lebâ-leb dolu, iftar vakti bekleşen…
Ramazanın son günü, bayram erişdi, şükür!
Sohbet bir hayli koyu, insanlar mes’ûd ve şen…
 
Dâvetlilerle tek tek ilgilenmek âdetden;
Paşa, bir bir soruyor: oruçdan, ibâdetden…
Herhangi bir sebeble oruçda eksik var mı?
Uzak kalan oldu mu, bu ay Der-Saâdet’den?
 
Bir fakîr seyyâh vardı, misâfirler içinde;
Bütün ayı geçirmiş yolda, Çîn ü Maçin’de…
“Dün son buldu seferim; ‘bir gün’ tutdum yalınız!
Ma’lûm, kolaylık vardır, seferîye bu dînde…”
 
Sıra yanındakine gelince oldu âsân,
Verilecek cevâbı hâzırlamışdı o ân;
Bektâşî tereddütsüz, dedi: “Paşam, benimse,
Bu bey kardeşimizden orucum ‘bir gün’ noksan!”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.