Metin ERTEKİN
Namlunun Ucundaki Müslümanlar
Devletler, ülkeler, topluluklar ve nihayetinde milyarlarca insanın yaşadığı yer olan bu yer kürede binlerce yıldır paylaşılmayan topraklar, ganimetler ve kaynaklar sebebiyle kavgalar, ayaklanmalar ve savaşlar yaşanmaktadır.
İlk zamanlar taşlar, mızraklar ve oklarla yapılan bu amansız mücadeleler, daha sonraki dönemlerde demirin ve ateşin bulunmasıyla yerini keskin kılıçlara bıraktı. Tarih boyunca İnsan kanı dökülmeye ve şehirler talan edilmeye tüm devam etti. Obalar beyliklere, beylikler devlet haline geldikçe savaşlarda kullanılan kılıçlar yerlerini ateşli silahlar olan toplara ve tüfeklere bıraktı.
Zaman ilerledikçe top ve tüfek de insanı öldürmede yetersiz kaldı. Gelişen sanayileşme ile makineli silahlar sahneye çıkmaya başladı. Daha fazla insanın öldürüldüğü bir zaman dilimine girilmiş oldu.
Sanayi devrimi sonrası gelişen teknoloji ve bilişimle birlikte insanı öldüren ve devletlerin koruma hislerini ön plana atan yeni silahlar, uçaklar ve füzeler geliştirilmeye başlandı. Kasabaları, şehirleri ve ülkeleri yerle bir edebilecek güçte bombalar üretilmeye ve kullanılmaya başlandı.
21.yüzyılda küreselleşen dünyada daha fazla söz sahibi olmak isteyen ülkeler ellerindeki ekonomik, teknolojik ve askeri gücü korumak adına biraz daha güçsüz halde bulunan ülkeleri işgal etmeyi, masum insanları öldürmeyi ve şehirleri yıkmayı kendilerinde bir hak olarak görebiliyorlar.
Her şeye ve herkese hâkim olmak isteyen küreselci devletler insanın yaşama hakkını hiçe sayarak haksız, hukuksuz, sebepsiz bir şekilde ellerinde tutmuş oldukları küresel ekonomik, teknolojik ve siyasi güç sayesinde milyonlarca masum insanı öldürmeyi kendilerine mübah görüyorlar.
Ortaya çıkmış olan savaşlar sonucunda yıkılan şehirlerde milyonlarca insan yaşamını yitirirken, geride kalanlar ise açılık ve hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Son yarım asırda yaşadığımız Ortadoğu coğrafyasında patlak veren savaşların tek geçerli sebebi gözü doymayan batılı devletlerin bu coğrafyada yer alan yer altı ve yer üstü petrol kaynaklarına sahip olmak istemeleridir.
Keyfi sebeplerin (demokrasi, insan hakları) arkasına sığınarak yaptıkları savaşlar sebebiyle namlunun ucunda çocuklar, bebekler ve kadınlar bulunuyor. Silah ve top mermileri savaşlarda ilk önce masum çocukları, savunmasız bebekleri ve korumasız kadınları öldürüyor.
Küresel canavarlara dönen savaş meraklısı ve sevdalısı bu ülkeler insan hayatına ve yaşam hakkına hiçbir zaman değer vermediler. Değer verdikleri tek şey kendi varlıklarının devamı için çıkarlarını korumak olmuştur.
İsrail’in maşası haline gelen emperyalist Amerikan devleti Ortadoğu coğrafyasına ayak bastığı ilk günden bu yana bu coğrafyada kan ve göz yaşı oluk oluk akmaya başlamıştır. Irak, Afganistan, Suriye, İran, Lübnan ve Filistin’de devam eden savaşlar ve iç karışıklıklar sebebi milyonlarca masum Müslüman insan ölmeye devam ediyor.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.