Prof. Dr. Şadi EREN

Prof. Dr. Şadi EREN

İman Derslerine Olan İhtiyaç

Dini hayatın kayyumu imandır. İman olmadan dini hayat da olmaz. İmanın da başı ve esası Allaha imandır. Diğer bütün iman esasları Allaha imanla irtibatlıdır. Şöyle ki:

Madem Allah var, elbette âlemi meleklerle şenlendirecektir.

Madem Allah var, elbette insanlardan neler istediğini kelamıyla bildirecektir.

Madem Allah var, öyleyse emirlerini ve yasaklarını bildiren peygamberler gönderecektir.

Madem Allah var, öyleyse ahiret de olacak, insanlar şu dünyada yaptıklarının karşılıklarını alacaklardır.

Madem Allah var, bir kader programı olacaktır.

İman hakikatlerine daima ihtiyaç vardır. Bazılarının "Her millet, herkes Allah'ı bilir. Onu, daha yeni ders almağa ihtiyacımız çok yok" demeleri, isabetli bir bakış değildir. Çünkü mum ışığından güneşe kadar ışığın mertebeleri olduğu gibi, yerden göğe kadar imanda mertebeler vardır. Bediüzzaman buna şöyle dikkat çeker:

“Allah'ı bilmek, bütün kâinata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz'î ve küllî her şey onun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat'î iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve "Lâ ilahe illallah" kelime-i kudsiyesine, hakikatlarına iman etmek, kalben tasdik etmekle olur. Yoksa "Bir Allah var" deyip, bütün mülkünü esbaba ve tabiata taksim etmek ve onlara isnad etmek, hâşâ hadsiz şerikleri hükmünde esbabı merci' tanımak ve her şeyin yanında hazır irade ve ilmini bilmemek ve şiddetli emirlerini tanımamak ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette Allah'a iman hakikatı onda yoktur. Belki küfr-ü mutlaktaki manevî cehennemin dünyevî tazibinden kendini bir derece teselliye almak için o sözleri söyler.

Evet inkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır.

Evet kâinatta hiçbir zîşuur, kâinatın bütün eczası kadar şahitleri bulunan Hâlık-ı Zülcelal'i inkâr edemez. Etse, bütün kâinat onu tekzib edeceği için susar, lakayt kalır. Fakat ona iman etmek Kur'an-ı Azîmüşşan'ın ders verdiği gibi, o Hâlık'ı sıfatları ile, isimleri ile umum kâinatın şehadetine istinaden kalben tasdik etmek ve elçileriyle gönderdiği emirleri tanımak; ve günah ve emre muhalefet ettiği vakit, kalben tövbe ve nedamet etmek iledir. Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir...”[1]

Bediüzzaman’ın bu değerlendirmesinde başlıca şu noktalar öne çıkmaktadır:

1-İman, “Evet, şu âlemi yaratan bir zat olabilir” şeklinde ihtimale dayalı olmamalı, “Evet, şu âlemi yaratan bir zat vardır” şeklinde kat’i bir yakine dayanmalıdır.

2-“Allah var” deyip her şeyin Onun kabzasında olduğunu farketmemek, Onu en küçükten en büyüğe bütün âlemlerin Rabbi olarak tanımamak ciddi bir iman zafiyetidir.

3-“Allah var” deyip sebepler perdesini aşamamak, sebeplere hakiki tesir vermek şirke düşmek demektir. Evet, âlemde sebepler vardır ama Allah’ın icraatına vesile olarak vardır. Sözgelimi yağmuru bulutla gönderir. Bu, bizlerin kalemle yazması gibidir. Kalemin olması o yazıda kendisini gerçek bir fail yapmaz.

4-Âlemde her şey Allah’ın irade ve kudretiyle meydana gelir. "Lâ ilahe illallah" kudsi kelimesi bunu böyle bilmeyi ve böyle kabul etmeyi iktiza eder. Dilediğini yapamayan bir Allah telakkisi, imanın mahiyetine ve hakikatine zıttır.

5-Tabiat Allah’ın sanat eseridir. “Allah var” deyip “Tabiat ana bize böyle nimetler sunuyor” türünden kabuller, imana aykırıdır. Allah nimetlerini tabiatın içinde sunmaktadır.

6-Her şey Allah’ın ilmi dairesinde meydana gelir. Gerçek bir iman bunu farketmeyi ve hissetmeyi gerektirir.

7-Allahın insanlara yönelik şiddetli emirleri vardır. Allaha iman, bu emirleri nazara almayı iktiza eder. Gerçi amel imandan bir cüz değildir, ama imanın kemalinden bir cüz olduğunda asla bir şüphe yoktur. Birisine “Seni seviyorum” demenin bir kısım gerekleri olduğu gibi, “Allah vardır” demenin de gerekleri vardır. Madem O vardır, Ona inanan kimse, Onun emirlerini tutarak imanını göstermelidir.

8-“Allah vardır” demek, imanı ifade eder. Ama bir de marifetullah yani Allah’ı tanımak vardır. Allah’ı tanımak ise, Onu isim ve sıfatlarıyla bilmekle gerçekleşir. Yani -faraza- inandığımız o Allah Rezzak’tır, rızkı O gönderir. Adildir, dünyada ve ahirette adaletle hükmeder. Şafi’dir, insanlara ve hayvanlara şifayı o verir. Doktor ve ilaç şifa vermede Allaha şerik değillerdir, ancak şifaya birer vesiledir.

9-Allahı kabul peygamberleri de kabulü gerektirir. Peygamberi kabul ise onun gibi yaşamaya yönlendirir. “Muhammed Allah’ın elçisidir” deyip Hz. Peygamberin gösterdiği yola yabancı kalmak, o yolda yürümemek imanla bağdaşmaz.

10- “İnkâr etmemek başkadır, iman etmek bütün bütün başkadır.” Mesela Matematiği inkâr etmemek matematiği iyi bilmek hatta bilmek anlamına gelmez. İnkâr etmemekte zihin pasiftir. Ama “Ben Allaha iman ettim” denildiğinde aktiftir, net bir hükmü ifade etmektedir.

11- Allah’ı bütün kâinatın şehadetine dayanarak kabul etmek gerekir. Her bir harf katibini, her bir sanat sanatkarını göstermesi gibi, âlemdeki her bir varlık da “Beni yazan, sanatlı bir nakış olarak yaratan biri var” diyerek Allaha şehadet etmektedir. Her varlığa bu zaviyeden bakabilen biri, imanını kuvvetlendirir, kâinat genişliğinde bir kelime-i şehadet manasını yakalar.

12-İman, günahlardan rahatsızlığı gerektirir. Bir insan hesbel beşer günaha da girer. Ama bu hiçbir zaman bunu normal görme durumuna gelmemelidir. İnsanın vicdanı bu noktada incecik bir kılı bile hisseden hassas kuyumcu terazisi gibi olmalı, büyük veya küçük, az veya çok günahı olduğunda tam bir teveccühle ve tam bir pişmanlıkla Allaha yönelmeli, “Aman ya Rabbi, nefsime mağlup oldum, şeytana uydum, beni affet” demelidir. “Yoksa, büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir.”

[1] Said Nursi, Emirdağ Lahikası - 1, s. 203

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum