Deccal'ın bin günlük yürüyüşü

Kıyametin kopması öncesi dönemde dehşetli adamlar ve zümreler ve akımlar zuhur edecektir. Bunlar arasında Deccal da vardır. Kimileri onu Beni İsrail zamanında ortaya çıkan Samiri'ye benzetir. Veya devamı sayar. Deccal bir sıfattır. Sıfattan isim olmuştur. Genellikle tek gözlü a'var olarak nitelendirilir. İsmi var mıdır yok mudur? Veya nedir? İbn Sayyad, Medine'de ortaya çıkmış benzer şahsiyetlerden birisidir. Tartışmalı şahsiyetler arasındadır. Bütün peygamberler mensuplarını Deccal'a karşı uyarmışlardır. Tarih boyunca en büyük fitnelerden birisidir. Her asırda Deccal benzeri şahsiyetler zuhur etmiştir. Lakin asıl ortamını ahir zaman fitneleri sırasında bulacaktır. Kimileri 1979 yılından itibaren fitnelerin katlandığı ve kanatlandığı görüşündedir. Rivayet odur ki Deccal kırk gün içinde dünyayı dolaşır, turlar. 80 günde olmasa da kırk günde devr-i alem yapar. Yani dünyayı turlar.

Bazı kutsal şehirlere girmesine izin verilmez. Mekke ve Medine bunlar arasındadır. Kimi Yahudileri ve kadın zümrelerini arkasından sürükler. Müteşabih yani çok boyutlu bir figürdür. Gerçeği ile efsanesi birbirine karışmıştır. İbni Sayyad, Hazreti Peygamber (asm) döneminde Medine'de yaşamış, olağanüstü halleri, kâhinlik iddiaları ve zihin okuma biçimleri nedeniyle çağdaşları ve sahabe tarafından Deccal olabileceğinden şüphelenilen esrarengiz bir figürdür.

Abdullah İbni Sebe hareketi sosyolojik zemin düşünülmeden izah edilemez. Deccal meselesi de toplumla ve bozulmasıyla alakalıdır. Zülkarneyn Seddinin yıkılmasıyla alakalıdır. Efsaneye karışmış olsa da ferd-i ferit bir kimlik değildir. Aksine toplumsal çözülme ve bozulma ile irtibatlıdır. Sedd-i Zülkarneyn'in aşınmasıyla, manevi dayanakların yıkılmasından güç alır. Bentlerini yıkar geçer. Yıkılanı tamir etmek ya da dünya sistemini kalıcı değerler üzerine yeniden yükseltmek ikizi olan çağdaş Zülkarneyn'in görevleri arasında görünmektedir. Müelliflere göre tarih içi ve tarih dışı (gabiruz zaman) iki Zülkarneyn vardır. Zülkarneyn geçmişin ve geleceğin ortak figürü ve kahramanıdır.

Deccal toplumu koruyan zırhların ve değerlerin aşınmasıyla ortaya çıkar. Kısaca Deccal tek başına bir şey değildir. O çevresiyle birlikte bir anlam ifade eder. Aksi takdirde misyonu akim kalır. Deccal ile Ye'cüc ve Me'cüc kavimlerı böyledir. Ye'cüc ve Me'cüc ilkel kabileleri ve onlara ait zaman dilimine uyanışlarını temsil eder. Adeta dondurulmuş zaman ve mekan diliminde yaşamaktadırlar.

Kimi zaman Deccal ismi ve sıfatı bazı siyasi şahsiyetleri de çağrıştırmaktadır. Bildik bazı şahsiyetler karşısında kullanılmaktadır. Sözgelimi Theodor Herzl'e ikinci Musa lakabı verilmektedir. Zira Siyonistlere göre her ikisi de Beni İsrail’i toplamış ve toparlamış atalar yurduna sevk etmiştir! Bu yönde bir atıf yapılmıştır. Halbuki o Musa'nın Deccal'idir ya da günümüzün Samirisi. Cengiz Han'a ve anlayışına veya mezhebine özenen Netanyahu da Deccal'lardan birisidir. Mecazen de kullanılabilir. Nitekim merhum Muhammed Gazali ABD'yi Deccal olarak tasvir etmiştir. Netanyahu da yalancılıktan kinaye olarak kendi milleti tarafından Deccal olarak nitelendirilmektedir.

7 Ekim 2023 Aksa Tufanı üzerinden bin günden fazla bir zaman geçti. Maariv yazarı Ben Caspit bin günün hikayesini yazdı. Onu yalancıların şahı olarak tanımladı. Zafer diye nal topladığını yazdı. Aynı gazeteden Avi Eşkenazi de bin günlük bir fiyasko yaşandığını ve askeri zaferlerin siyasi hezimetlerin gölgesinde kaldığını yazdı.

Deccalizm bir akım ve dalgadır. Bediüzzaman Mehdi'yi temsil eden akıma şahs-ı manevi demektedir. Sosyolojik zeminde böyle söylenebilir. Mehdi'nin etrafında kümelenen ve kenetlenen veya onu temsil eden sosyolojik zümre, halka bir şahs-i manevi olduğu gibi aynı zamanda bu Deccal'ın etrafındakilerle birlikte bir şahs-ı maneviyi temsil ettiğini de ifade eder. Bediüzzaman'ın şahs-ı manevi tabiri İbni Haldun'un asabiyet tabiriyle karşılaştırılabilir. Elbette asabiyet sosyolojik zeminde kullanılmış bir tabirdir. Şahs-ı manevi ise daha ziyade dini zeminde kullanılmaktadır.

Final karşılaşmasında Netanyahu Deccal ve asabiyetini veya Deccal'ın siyasi kolunu temsil ederken, bunun karşısında da ehl-i imanı temsil eden bir temsilci olacaktır. Şamdanın mumu sönüyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum