Allah'ım, Senin sevgini hayatının merkezine yerleştiren bir idrak ihsan eyle

Allah'ım, Senin sevgini hayatının merkezine yerleştiren bir idrak ihsan eyle

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

TEFEKKÜR METODU

Bismillahirrahmannirrahim

Ey kullarını seven ve Kendini onlara sevdiren Yâ Vedûd! Ey bedenlere ve kalplere gerçek şifayı veren Yâ Şâfî! Ey kullarını Kendine yönelten Yâ Hâdî! Ey rahmetiyle bütün varlığı kuşatan Yâ Rahmân! Ey hususî rahmetiyle mümin kullarını terbiye eden Yâ Rahîm! Ey görünmeyen lütuflarla kalpleri olgunlaştıran Yâ Latîf!

Ey Rabbimiz! Bizlere, Senin sıfatlarını doğru okuyabilen, Esmâ-i Hüsnâ'nı tanıyabilen, muhabbetini kalplerinde hissedebilen ve bütün nimetlerini Sana yaklaştıran birer davet mektubu olarak görebilen bir basiret ihsan eyle.

Meyvelerin şifasında Şâfî ismini, tatlarında Kerîm ismini, kokularında Latîf ismini, renklerinde Musavvir ismini, düzenlerinde Hakîm ismini, bütün bu nimetlerin ardında ise Vedûd ismini okuyabilmeyi nasip eyle. Kalplerimizi marifetle dirilt; marifetimizi muhabbetle olgunlaştır; muhabbetimizi ihlâslı kulluğa dönüştür; kulluğumuzu Senin rızan ve yakınlığınla taçlandır.

Bize, ailemize, nesillerimize, risale-i nur talebelerine, ümmet-i Muhammed'e ve bütün insanlığa; kâinat kitabını okuyabilen, nimetleri sadece tüketmeyip onları şükür ve tefekkür vesilesi yapan, mahlûkatın tesbihini anlayan ve Senin sevgini hayatının merkezine yerleştiren bir idrak ihsan eyle.

Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

كَمَا تَصِفُ صِفَاتَكَ، وَتُعَرِّفُ أَسْمَاءَكَ، وَتُفَسِّرُ تَحْبِيبَكَ، وَتُمَهِّدُكَ لِمُتَضَوِّعَاتِكَ، بِمَا يَتَرَشَّحُ مِنْ شِفَاءِ ثِمَارِهَا، مِنْ قَطَرَاتِ رَشَحَاتِ لَمَعَاتِ جَلَوَاتِ حُبِّكَ، وَتُمَهِّدُكَ لِمَخْلُوقَاتِكَ.

"Nasıl ki onlar, Senin sıfatlarını vasfeder, isimlerini tanıtır, kullarına olan sevdirişini açıklar; meyvelerinin şifa veren özlerinden süzülen, Senin muhabbetinin parlayan cilvelerinin damlalarından akan işaretlerle, mahlûkatını Sana yöneltir ve onların kalplerini Sana hazırlayan bir rehber olurlar."

Cümle dört fiilin tedricî dizilişi üzerine kurulmuştur:

  • Vasfetmek.
  • Tanıtmak.
  • Sevdirmek.
  • Hazırlamak.

Bu sıralama tesadüfî değildir.

İnsan önce tanır. Sonra sever.

Sonra yönelir. Sonra kulluğa hazırlanır.

Bediüzzaman yine katmanlı bir yükseliş kurmaktadır: İsimler, Fiiller, Sıfatlar, Şuûnat, Muhabbet, Ubûdiyet.

Ardından bu yükselişi,

"Meyvelerin şifa damlaları"

ile somutlaştırıyor. Şifa,

yalnız beden için değildir.

Kalbin marifeti, latifenin lezzet-i ruhaniyesi de şifadır.

Bu cümle şu ayetlerle birlikte okunabilir: "Biz Kur'ân'dan müminlere şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz." (İsrâ, 82)

Şifa sadece ilaç değildir. İman da şifadır. "Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever." (Mâide, 54) Bu ayet,

تحبيب hakikatini açıklamaktadır.

"O'nun ayetlerini onlara göstereceğiz." (Fussilet, 53)

Kâinat, Allah'ın sevgisini tanıtan ayetlerdir.

Bu cümle; 24. Mektup'ta Esmâ-i Hüsnâ'nın kalpte muhabbet doğurmasını,

32. Söz'de marifetin ubûdiyete dönüşmesini,

Ayetü'l-Kübrâ'da kâinatın Allah'a davetini,

Yirmi Üçüncü Söz'de ibadetin hikmetini bir cümlede özetlemektedir.

Bu cümlenin hikmeti ve gayesi, nimetlerin sadece biyolojik ihtiyaçları karşılamak için değil; insanın kalbini Allah'a hazırlamak için yaratıldığını göstermektir. Meyve hem bedenin hem de ruhun gıdasıdır; şifası sadece maddî değil, marifetle de ilgilidir. Gayesi, insanın Allah'ı tanımasını, sevmesini ve bu sevginin onu şuurlu kulluğa yöneltmesini sağlamaktır. Böylece marifet kuru bilgi olmaktan çıkar; yaşayan bir iman hâline gelir.

Modern bilim, bitkilerdeki besleyici ve tedavi edici maddeleri her geçen gün daha ayrıntılı keşfetmektedir. Risale-i Nur ise bu keşifleri yalnız biyokimya olarak değil; eş-Şâfî, er-Rahmân, el-Vedûd ve el-Hâdî isimlerinin tecellileri olarak okumayı teklif eder. Böylece bilimsel bilgi, insanı hayret ve şükre taşıyan bir tefekkür vasıtası hâline gelir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.