Mustafa ÖZCAN
Asabiyet ve taassup
Hak ve batılda eşi dostu kayırmaya asabiyet diyorlar. Bu anlayış skala biçiminde karşıt asabiyetleri de beslemektedir. Hakikat yerine algıyı geçirir. Renk soy sopu öne geçirmek cahiliyet asabiyeti olarak adlandırılmıştır. Ebu Zer ile Bilal-i Habeşi çekişmesinde olduğu gibi bazen geride bunun tortusu kalabilir. Soyunu sopunu desteklemek cahiliyet döneminde geçerli olan bir anlayışı sergiler. 'Zalim ya da mazlum kardeşini ve yakınını destekle' biçiminde bir kural vardır. Bu adalet hatlarını ve hakları aşan kural İslam tarafından tadil edilmiştir. Bu anlamda Hazreti Peygamber (asm) muaddildir. Yani ölçüsüz ölçüleri ölçülü hale getirir. Bir buyruğunda şöyle buyurmuştur: “Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et!” Sahabeler bunun üzerine “mazlum kardeşimize yardımı anladık da zalime nasıl yardım edeceğiz?” diye sorarlar. Nübüvvet ölçüsüyle şöyle cevap verir: “Zalime yardım etmen, onu zulmünden alıkoyman ve çevirmendir.” Kısaca meseleyi kendi içinde tedavi etmektir. Bizde buna ‘kol kırılır yen içinde kalır’ denilir. Asabiyet hakları manipüle ettiği için zulme kapı aralar.
İslami literatürdeki kavramlardan birisi harbi kavramıdır. İslami blok ile kavga halinde olan cephenin ferdine harbi denilmektedir. Buna mümasil İslam dairesinde olsa bile cahiliye davası ve asabiyeti güden kişiye de asabi denmektedir. Biz de asabi öfkeli manasına kullanılır aslında ise asabiyete arka çıkana asabi denilir. Hadiste şöyle buyrulmuştur: “Aşiretçiliği savunan veya aşiretçilik için savaşan bizden değildir.” Usbe adamın kabilesi ve aşiretidir ve cibilli olarak kendisine arka çıkar. İslam adına taassup yürütülebilir mi? Kabile ve soy taassubu ve savunması yerine İslam savunması yapılabilir ve buna da taassup denebilir. Kulağa hoş gelmese de böyle bir kullanım vardır. Lakin genellikle taassup denilince kabile dayanışması akla geldiğinden onun yerine selabet-i diniyye kullanımı şayanı tercihtir. Günümüzde taassup yerine Araplar daha da ötesinde tatarruf diyorlar. Bazen unutulan eski kelimeler yerine yenileri ikame ediliyor ve tedavüle sokuluyor. Mesela geçmişte kullanılan bloklar anlamında tabakat-ı beşer yerine günümüzde tekettülat kullanılması yaygındır. Keza kaynakları ifade eden mezann kelimesi yerinde merci veya meraci, merciiyyat kullanılmaktadır.
Günümüzde körlemesine bir mezhep taassubundan söz edilmektedir. Bu taassup şekli hakaik yerine mezhebin görüşlerinin öne çıkarılmasıdır. Eh-i tahkik ise hakaiki esas alır. Bununla birlikte mezhep imamlarına saygı esastır. Ameli mezhepler arasında kaymalar yaşanabilir. Bir de fırka anlamında ehl-i bidat mezhepler vardır. Bunlara da aynı gözle bakabilir miyiz? Bunlar da hak mezheplerde olduğu gibi geçişli midir? Aynı potaya koyabilir miyiz? Genellikle fakihler bidat ehlini ayrı tutmuşlardır.
12 Nisan 2026 Pazar günü Trabzon'da yapılan "Küresel Vicdan, İnsanlık ve Demokrasi" temalı panele giderken yanıma 'Mevaiz eş Şeyh Abdulkadir el Ceylani' adlı kitabı aldım. Daha doğrusu bu kitap, Fethu'r Rabbani ile Futuhu'l Gayb adlı Şah-i Geylani'nin iki eserindeki vaazlardan derlenmişti. Daha önce bu iki eseri de okumuştum. Şah-ı Geylani'nin vaazlarında yakıcı bir üslup hakim. Vaazlarında sahte sufilere bindiriyor.
Taassupla ilgili bir tavsiyesi var: Mezhepte taassubu bırak. Dünya ve ahirette sana faydalı olacak şeylerle meşgul ol... Bu sözleri hangi bağlama koymalıyız? Nitekim kendisi de Hanbeli ve Şafii mezheplerini zatında cem ediyor. Bu sözleri fırka anlamındaki mezhepler için de geçerli sayılabilir mi? Zannetmiyorum. Lakin yine de bir iyi niyet mahsulü olarak onlara şöyle söyleriz: Biz de ikilemin ve ayrılık gayrılık faslının bitmesini arzu ederiz. Lakin bize yardımcı olacaksınız. Muvasalayı temin için gayret edeceksiniz. Başkalarının size katılmasını beklemeyeceksiniz. Kendinizi tamir edeceksiniz. Bizi devşirilecek kitle olarak görmekten vazgeçeceksiniz. O zaman iyi niyetin nelere kadir olduğunu göreceksiniz. Lafın tükendiği yerde amel devreye girmelidir.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.