Metin ERTEKİN
Gerçekten ‘Güzel İş’ Hangisidir?
Bir sınav ve tercih dönemini daha geride bıraktık. Liseye ve üniversiteye adım atacak evlatlarımız, gelecekte icra edecekleri meslekler için listelerini oluşturdu, seçimlerini yaptı. Şimdi hem onlar hem de aileleri için tatlı bir heyecan ve merak dönemi başladı.
Peki, tam da bu eşikte durup kendimize sormamız gerekmez mi: Gerçekten "güzel iş" hangisidir?
Toplumun büyük bir kısmına göre cevap bellidir: Dolgun bir maaş, konforlu bir çalışma ortamı, yüksek bir mevki ya da sarsılmaz bir devlet güvencesi… Oysa güzel işin tek bir kalıba sığdırılması imkânsızdır. Çünkü herkesin "güzel" anlayışı ve hayattan beklentisi farklıdır.
Bir işi "güzel" kılan şey diplomalar, yüksek unvanlar ya da prestijli kartvizitler midir? İster yıllarca okuduğumuz bir üniversite bölümünün karşılığı olsun, ister çıraklıkla, alın teriyle kazanılmış bir usta becerisi… Eğer o işe zamanımızı harcarken ve onu icra ederken kalbimizde bir mutluluk, içimizde bir huzur beliriyorsa; işte o iş bizim için gerçek anlamda "güzel bir işe" dönüşmüş demektir.
Büyülü Dünyanın Yanılsaması;
Ancak günümüz dünyasında gözden kaçırdığımız çok tehlikeli bir tuzak var: Mesleklerimizin ve hırslarımızın büyülü dünyasına kapılmak.
Yüksek iş kulelerinin, ışıltılı plazaların ve yoğun çalışma temposunun girdabında kaybolurken; kul olduğumuzu, vaktin ve rızkın asıl sahibini unutabiliyoruz. İşimizi mükemmel yapmak için saatlerce ter döküp her detayına hassasiyet gösterirken, sıra ibadetlerimize ve manevi sorumluluklarımıza geldiğinde aynı hassasiyeti gösteremiyorsak; durumumuzu yeniden gözden geçirmemiz gerekir.
Çünkü kendi elimizle, ihmalkârlıkla ve özensizlikle büyüttüğümüz o meslek hırsı, dünyada bizi başarıya ulaştırıyor gibi görünse de ahiretimizi yakacak bir ateş parçasına dönüşebilir. Şükür kapısından girmeyi unuttuğumuz her an, zamanla kendimize bir azap kapısı aralamak demektir.
Geleceğe Bırakılacak En Güzel Miras;
Asıl mesele, sadece hayatımızı kazanmak değil; hayatımızı anlamlı kılmaktır.
Gençlerimizin ve bizlerin yönelmesi gereken en kıymetli meslekler; insana, hayvana ve doğaya fayda sağlayan uğraşlardır. İcra ettiğimiz işler; başta kendi ruhumuza, ailemize ve bizden sonra gelecek nesillere hayırlı eserler, güzel izler bırakmalıdır.
Tercihler yapıldı, imzalar atıldı belki… Ama unutmayalım: Rızkı veren Allah’tır. Bize düşen; hem dünyamızı hem ahiretimizi imar edecek, kalbimize huzur, çevremize fayda verecek "güzel işlerin" peşinden koşmaktır.
Kalın Sağlıcakla,
Vesselam…
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.