Kızıl Îcâz Dersleri–1: Kızıl Îcâz'ı Niçin Okumalıyız?

DİKKATLİ BAKMAK VE DERİN DÜŞÜNMEK

Bediüzzaman Said Nursî’nin Kızıl Îcâz isimli eseri, Abdurrahman el-Ahdarî’nin Süllemü’l-Münevrak adlı mantık manzumesi üzerine kaleme alınmış son derece veciz ve yoğun bir haşiyedir.

Kızıl Îcâz’ı okumaya başlarken önce şu soruyu sormamız gerekir: Bediüzzaman neden böyle ağır ve yoğun bir mantık eseri kaleme aldı?

Üstad eserin başındaki dikkat çekici kaydında maksadını şöyle ifade eder:

على كل حال فقد كتبتُ هذا الأثر…لأجل تعويد الأذهان على الدقة في الملاحظة والإنعام في النظر.

Mânası yaklaşık olarak şöyledir:

“Her hâlükârda bu eseri, zihinleri mülâhazada dikkate ve nazarda derinleşmeye alıştırmak için yazdım.”

Bu cümle Kızıl Îcâz’ı nasıl okuyacağımızın da anahtarını veriyor.

Burada maksat yalnız mantık terimlerini ezberlemek değildir. Zihni terbiye etmek; bir meseleye dikkatle bakmayı, delili ile netice arasındaki bağı görmeyi, ihtimalleri birbirinden ayırmayı ve hükme acele etmeden derinlemesine düşünmeyi öğrenmektir.

“MÜLÂHAZADA DİKKAT” NE DEMEKTİR?

Mülâhaza, bir meseleyi zihinde ele almak, üzerinde dikkatle durmak ve farklı cihetlerini beraberce değerlendirmek demektir.

Günlük hayatta çoğu zaman gördüğümüz ilk görüntüyle hüküm veririz. Bir söz işitir, hemen karar veririz. Bir hâdise görür, sebebini araştırmadan netice çıkarırız.

Kızıl Îcâz’ın terbiyesi ise zihne adeta şöyle der:

Dur. Bu hüküm nereden çıktı? Delili nedir? Başka ihtimal var mıdır? Söylenen şey ile ondan çıkarılan netice arasında gerçekten zarurî bir bağ var mıdır?

İşte “mülâhazada dikkat”, düşüncenin bu disiplinidir.

“NAZARDA DERİNLEŞMEK”

Üstad’ın ifadesindeki ikinci esas, الإنعام في النظرdir.

Yani nazarı derinleştirmek; yüzeyde kalmayıp meselenin içine nüfuz etmek.

Bir çiçeğe yalnız “güzel bir çiçek” diye bakmak vardır. Bir de onun rengindeki ölçüyü, hücrelerindeki nizamı, toprağı ve güneşle münasebetini, hayatının devamı için kâinat çapında çalışan sebepleri görmek vardır.

İkinci bakış bizi eserden fiile, fiilden isme, isimden İlâhî sanat ve rububiyete doğru götürür.

Risale-i Nur’un tefekkür metodunda da sıkça gördüğümüz budur: Görülen şeyden görünmeyen hakikate intikal etmek.

MANTIK İLE RİSALE-İ NUR ARASINDA BİR KÖPRÜ

Kızıl Îcâz’ı bizim için ayrıca kıymetli yapan hususlardan biri şudur: Risale-i Nur’da gördüğümüz pek çok istidlâlin arkasındaki düşünme disiplinini fark etmemize yardımcı olur.

Meselâ Tabiat Risalesi’nde Üstad önce mümkün yolları aklî bir taksimle ortaya koyar; sonra muhal olan ihtimalleri tek tek çürütür ve geriye kalan hakikatin zaruretini gösterir.

Bu sadece güzel bir anlatım değildir. Arkasında son derece disiplinli bir muhakeme vardır.

Kızıl Îcâz üzerinde çalıştıkça Risale-i Nur’u okurken şu dört soruyu sormayı alışkanlık hâline getirebiliriz:

Üstad burada ne söylüyor?

Neye dayanarak söylüyor?

Hangi ihtimali reddediyor?

Beni hangi neticeye götürüyor?

Bu sorular Risale-i Nur okumamızı yalnız bilgi edinme seviyesinden, tahkik ve tefekkür seviyesine yükseltebilir.

KIZIL ÎCÂZ’IN “ÎCÂZI”

Eserin adındaki Îcâz, Arapça إيجاز kelimesidir. Az sözle çok mâna ifade etmek demektir.

Bunu Kur’ân’ın i’câzı mânasındaki إعجاز ile karıştırmamak gerekir.

Kızıl Îcâz gerçekten ismine uygun bir eserdir. Bazen birkaç kelimelik bir ibarenin arkasında uzun bir mantık bahsi bulunur. Bu sebeple eseri süratle okuyup geçmekten ziyade, kelime kelime açmak gerekir.

Belki eserin bize vereceği ilk terbiye de budur:

Az okuyup çok düşünmek.

KAYNAKLARDA TAKİP EDECEĞİMİZ USUL

Bu derslerde kaynakları birbirine karıştırmadan ilerleyeceğiz.

Önce Abdurrahman el-Ahdarî’nin Süllem’deki asıl metnini göreceğiz. Ardından Bediüzzaman Said Nursî’nin Kızıl Îcâz’daki esas haşiyesini okuyacağız. Molla Abdülmecid Nursî’nin şerh ve izahlarını ayrıca göstereceğiz. Abdülkadir Badıllı’nın Arapça asılla mukayese, tercüme, tashih ve naşir notlarından ilgili yerlerde faydalanacağız. İhsan Kasım es-Sâlihî’nin tahkik ve açıklayıcı notlarını bulunduğu yerlerde dikkate alacağız. Gerektiğinde diğer ta‘liklerden istifade edeceğiz.

Sonra bu mantık meselesinin Risale-i Nur Külliyatındaki karşılıklarını arayacak ve nihayet günlük hayatımıza nasıl tatbik edilebileceği üzerinde duracağız.

Böylece kimin sözü nerede başlıyor ve nerede bitiyor açıkça görülecek; bizim açıklamalarımız da asıl metinlerden ayrılacaktır.

BUGÜNÜN DERSİ

Kızıl Îcâz’ın ilk dersini bir mantık tarifiyle değil, bir düşünme ahlâkıyla bitirelim:

Bir meseleyle karşılaştığımızda hemen hüküm vermeyelim.

Biraz daha dikkatli bakalım.

Delili soralım.

İhtimalleri ayıralım.

Sebep ile netice arasındaki bağı araştıralım.

Ve mümkün olduğu kadar nazarımızı derinleştirelim.

Çünkü Bediüzzaman’ın bu eseri telif ederken koyduğu hedef yalnız mantık bilmek değil; zihni “mülâhazada dikkate ve nazarda derinliğe” alıştırmaktır.

Kızıl Îcâz yolculuğumuzun ilk basamağı işte budur:

Daha dikkatli bakmak, daha derin düşünmek ve hakikate deliliyle ulaşmaya çalışmak.

وَاللّٰهُ أَعْلَمُ بِالصَّوَابِ

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.