Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Hüseyin ÇEŞİTCİOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Bişkek-Antalya diyalogları (3)

A+A-

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Kırgız genci Destan ile whatsap üzerinden diyaloglarımız devam ediyor. Aldığı cevapları Bişkek/Semerkand cemaatine de aktarıyor. Ayrıca Türkiye'de tanıştırdığı Karakollu nur talebesi Nuristan ile de iletişimini sürdürüyor.

-Sufi toprak gibi her türlü pisliği eleyerek güzellik oluşturur ne demektir?

Sufi veya mümin hayatın her türlü kirini eleyerek bir güzellik oluşturur. Üstad Said Nursi, "güzel gören güzel düşünür, güzel düşününen güzel hayaller kurar güzel rüyalar görür" der. Güzel hayal gören, güzel düşünen, güzel ve iyi ürünler yetiştirir. Temiz ve verimli bir toprak gibi, güzel çiçekler tabi ve tatlı meyveler üretir.

-"Ben kulumun bana olan zannı üzereyim" kutsi hadisi ne manaya geliyor?

Ben kulumun zannı (beni sandığı gibiyim) buyruldu. Devamında, "o beni nasıl tanır, tahayyül ederse, kuluma öyle muamele ederim" buyurdu. Rabbimiz sonsuz kudret, ilim, rahmet sahibidir. İsim ve sıfatları sonsuzdur. O künfe yekün sahibidir. Bir şeyin olmasını istediğinde, ol der olur. O bir cumhurbaşkanı, hükümdar ve dünya kralı değildir. Öyleyse O'nu anlayıp tasavvur ederken, yüceliğini, sonsuzluğunu bilip, sonsuza ait bir tahayyül, tasavvur geliştirmeyi ömür boyu sürdürmeliyiz.

-"Zenginlerin tevazuu ve fakirlerin de tokgözlülüğü beğenilen hasletlerdendir." Ne demek?

Zengin mütevazi, merhametli olmalı. Fakir de kanaatkar ve razı olmalı. Zenginin fakire izzeti, kibir ve gurur olarak görülür. Fakir zengini kıskanmamalı bereket ve kazancı Allah'tan istemeli. Üstadımın üstadı İmam Rabbani doğru söylemiş.

-"Zekat niyeti ile bir kuruş vermek, dağlar kadar altını sadaka olarak vermekten kat kat daha sevaptır."

Zekat 24 ayar altın değerindedir. Niteliği yüksektir. Bu yükseklik farz oluşundan gelir. Sadaka ise sünnet ve müstehaptır. Aradaki fark buradan gelir.

atlar2.jpg

-"İnsan büyük bir bağlılık ve samimiyetle Allah Teâlâ’ya itaate devam ederse, Allah’ın, "onun gözü ve kulağı olurum" buyurduğu bir makama yükselir." Bu sözü nasıl anlamalıyız?

Bir kudsi hadiste, "kulum benim dinime yardım ederse onun, tutan eli, yürüyen ayağı, gören gözü olurum" buyurur Rahman ur Rahim. Artık bu makamda kişinin iradesi etkisizleşir. Kişi ne tarafa adım atsa işi hayra, iyiye, güzele, doğruyadır. İşlerinde umulmadık kolaylık yardım görür.

-"İman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlakça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır." Hadis-i Şerif

Amenna ve saddakna. Bugün müminlerin en büyük iki meselesi bunlar. Mümin ahlakını yaşarsak İslamiyeti iyi temsil ederiz. 
Aile içi davranışlarımız da güzel ve ahlaklı olsa, çocuklarımız ve akraba çevremiz bizden İslam'ı görerek güzelce yaşar. Aile içi huzur ve düzen de İslam'ın anlaşılıp yaşanmasına örnek teşkil ediyor.

-"İnsanlara adaletle davran, kendin için istemediğini başkaları için de isteme, kim söylerse söylesin hak olan sözü kabul et"
sözünün anlamı nedir?

Eyvallah, adaletli olmak müslümanın en önemli toplum görevidir. Allah adil-i mutlaktır. Nefis ve vicdanımıza ters gelmeyen şeyi başkaları için de istemek insani ve İslamidir. Üstad Said Nursi de, hak nerden ve kimden gelirse gelsin haktır, kabul edilmelidir buyurur. Hikmet müminin yitiğidir nerde bulursa alır buyurdu Allah Resulü Muhammed (sav.)

-"Sabır, yüzü ekşitmeden, acıyı yudum yudum içine sindirmektir." Ne demek?

Sabır acılara, belalara katlanmaktır. Her şeyin Allah'tan olduğunı bilip musibetin de O'ndan geldiğine inanmaktır. Sabır bela ve musibetin ilk anında gösterilir. Üstad Bediüzzaman üç sabırla görevli olduğumuzu bildirir. 
1-Musibet, bela ve hastalığa karşı sabır.
2-İbadetleri yapmakta sabretmek. 
3-Günahlardan kaçınmada sabır.
Mümin sabrını geçmiş ve geleceğe dağıtmadan bulunduğu ana sabırla yoğunlaşırsa her musibete karşı dayanabilir. Çünkü Rabbimiz "la yükellifullahi nefsen illa vüsaha" buyurdu. (Hiç kimseye kaldıramayacağı yükü yüklemeyiz.) Ayrıca " ve minel gayzıl kazımıiyn" dedi. (Onlar (müminler) öfkelerini yutarlar.)

-"Haramlar allanır pullanır insanın karşısına gelir cilve yapar. İradesi zayıf olan harama kayıverir." M. Esad Coşan (k.s)

Haramlar cazip, helaller kıymetlidir demiş arifler. Haramlar çekici, süslü olarak sunulur. Helaller mütevazi ve gösterişsizdir. Bunlara karşı durmanın yolu, aynı haram içindeki acıyı göstermek ve görmektir. Mesela, içki zevkli bir haramdır. İçmeden ve içtikten sonra birçok zararı vardır. Bu zararları düşünüp içkinin cazibesinden korunabiliriz. Akıllı insan zararı karından fazla olan işi yapmaz. Ama günahlarda bu çok  oluyor. İçki parası zarar, sarhoşken saçmalama, kavga vb zarar. Sağlığa verdiği zarar. Aile, şeref ve namusa verdiği zarar. Ayıkınca baş ağrısı pişmanlık zarar. Günahlardan bu zamanda kaçınmanın ikinci yolunu şöyle anlatır üstad Bediüzzaman: Mümin şöyle der; Allah gafur ve afüvdür. Ben de gencim. Bilmez ki belki akşam ölecek. Tövbesiz mezara girecek. Ayrıca vurdumduymaz ve gevşek şekilde Allah affeder demek doğru değildir. Allah'ın izzet ve celalini gazap ve kahrını küçümsemektir. Böyle umaysız adam çok kere ayıkıp kendine gelemez. Yani Allah'ın büyüklük ve celalini kavrayıp huşu içinde davranamaz.

atlar.jpg

-Dünya ve ahiretin yaratılmasındaki maksat ilim ve ibadettir. Kulun her şartta onlarla meşgul olması onlar için yorulması gerekir sözünü nasıl anlayacağız?

Dünya, ahiretin yaratılmasından maksat, Allah' ı tanıyıp ibadet etmemizdir. Rabbimiz "vema halktül cinne vel inse illa illa yaabuduun" buyurdu. (Cinleri ve insanları beni tanıyıp ibadet etsinler diye yarattım.) İlimle O'nu tanıyıp ibadet etmek için bu dünyaya gönderildik. Dünya ve ahiretin yaratılmasından maksat ilim ve ibadettir. Bir kula her şartta onlarla meşgul olması, onlar için yorulması ve ancak onlara bakması gerekir.

-"Din âlimi odur ki dünyaya karşı hırslı olmaya, zâhid ola. Günahlarını idrak basireti kendinde buluna. Rabb‘ine ibadette devamlı ola." Hasan-ı Basrî (k.s)

Din alimi dünyaya küs gibi olmalı. İhlas ve hizmete hırslı -aşırı istekli- olmalı. Zahid dünyayı kalbinde yer vermeyendir. Dünyevi şeylerin geçici ve zararlı olduğunu bilendir. Amma kendi geçimini de hiçbir insana muhtaç olmadan kazanmalı. Bu bakımdan zahit, miskin ve tembel değil çalışkan, çabalayandır. Üreten, iyi bir şeyler var edendir. Ama kalbinde bunları yerleştirip bel bağlamaz. (Güvenmez). Bir köşeye çekilip insanlara muhtaç olan zahit değil, zelil ve eziktir. Müslüman izzetli ve üretkendir.

-"Müslümanlık, dinin hükümlerine bağlılık, takvaya riayet ve azimet üzere ameldir." Şah-ı Nakşibend (k.s)

-Üstad Nakşibend hak ve doğru söylemiş. Müslümanlık İslami hükümlere sadakat (bağlılık), günahlardan kaçınmak (takva), mümkün oldukça azimetle (en yüksek ölçüde) amel yapmaktır. Mesela; azimet, namaz için, tam zamanında cemaatle tadili erkanla ve sünnet üzere kılmaktır. Bazıları eksik ise buna ruhsat denir. Gecikmeli ve tek başına namaz gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.