Bahri YAĞMUR
Koştur ha koştur… Nereye kadar?
Hep bir koşturmaca, bir yerlere yetişme telaşı, bir şeyleri yakalama, bir yerleri “es” geçmeme, olayları gözden kaçırmamanın “yalandan” histerik yoğunluğu ve yorgunluğu.
Fikri, zihni, gözü, kulağı, beyni hatta hayali hep bir şeylerle meşgul etme ve bunları asıl vazifesinden uzak tutma döngüsü, modernitenin verdiği akıl tutulması…
Artık tek telefon yetmiyor çoğumuza, laptoplardan online görüşmeler, proje ve iş takipleri; gündüzleri bırakın akşamlarımız, gecelerimiz doldu, geç vakitlere kadar, sabahlara dek görüşmeler, yazışmalar, projeler…
Zaman fukaralığından mıdır, ruh zaafiyetinden mi yahut görüşmeme isteğinin makyajlanmış şeklinin ifadesi midir, nedir bilmem ama “yoğundum, çok yoğun” “seni arayacaktım ama bir türlü telefona gitmedi elim…” tarzında cümleler dostlar arasında da çok duyulur oldu son zamanlarda.
Aslında herkes biliyor ki bu yoğunluktan ziyade bir kaçış. Kendi özümüzden, içimizdeki sesten, yapmamız gerekenlerden, durup durup her zaman düşünüp tefekkür etmemiz gerekenlerden…
“Hemen her hafta her yola çıkışımda bunlar hatırıma gelir, nedensiz bir şekilde. Düşünürüm… Öyle ya hayat da bir yolculuktan ibaret değil midir aslında. Ana rahminden, dünyadan, kabirden, sonsuzluklar yurduna uzanan bir uzun seyahatte değil miyiz aslında? Ve bu yolculuğu adam gibi, insan gibi, olması gerektiği gibi bitirmek değil midir asıl olan?
Dünya yolculuklarımızda da bazen trende, vapurda, bazen otobüste, bazen uçakta; geçtiğimiz mekanlarda bıraktığımız güzel izler, edindiğimiz hoş dostluklar, bizi biz yapan değerlerdir oysa bizi gerçekten “var” eden ve yaşamı “yaşanır” kılan.
Ve önemli olan güzel bir iz, hoş bir seda, güzel bir dost olarak hatırlanır olabilmek değil midir bu gelen geçenlerin dünya hanında?… İnsanların yüzünde bıraktığımız hoş bir tebessümün yansıması, paylaştığımız bir çift anlamlı söz, sıcak samimi üç beş güzel arkadaş değil midir dünya hanında ardımızdan bıraktığımız asıl hatıra…
Hayatın koşturmacası içinde, oradan oraya savrulduğumuz hayat karelerinde hep bir anlam arayışı, hep bir yerlere ulaşmanın telaşı içerisinde sonunda kendimize, özümüze, iç yuvamıza dönmek, kendimizle anlam bulmak en güzeli olsa gerek.
Ne güzeldir o insanlar ki tüm yolculukları yine kendilerine; gördükleri yüzler dostluklara, günlük koşuşturmaları aksiyona, ulaşmak istedikleri yerleri huzurlu mekanlara, boş anlarını hikmete, ibret karelerine dönüştürürler.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.