28 Şubat davasında sanık yakınlarından gazetecilere takip

28 Şubat davasında sanık yakınlarından gazetecilere takip

28 Şubat darbe davasını izleyen gazeteciler, duruşmalarda gözlemledikleri kimi aksaklıkları haberleştirince baskıya maruz kaldı.

İzzettin Çiçek'in haberi:

Haklarında ‘yargıyı etkileme' iddiasıyla suç duyurularında bulunulan gazeteciler, sanık yakınları tarafından da takip ediliyor. Emekli Org. Çetin Doğan'ın eşi Nilgün Doğan, söz konusu haberleri yazan basın mensuplarının gazetelerindeki fotoğraflarını büyüterek sanık avukatlarına dağıttı. Avukatların buradan duruşma salonundaki gazetecileri tespit etmeye çalıştıkları görüldü. Duruşma salonundaki gazetecilere, “Bu haberleri neden yapıyorsunuz?” diye soran Nilgün Doğan, “Bazı gazetecilerin telefon görüşme kayıtlarını aldık. Haberler onlara ait değil. Müşteki avukatlarının yönlendirme haberleri.” şeklinde ifadeler kullandı. Bu sözler, “Balyoz ve 28 Şubat davalarını haber yapan gazetecilerin telefonları illegal yöntemlerle mi dinleniyor?” sorusunu akıllara getirdi. Telefonların kayıt altına alınması Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kanalıyla savcılık talimatıyla oluyor. Olayla ilgili yorum yapan ceza avukatı Seffan Kılınç, telefon dinlemenin ancak mahkeme kararıyla olabileceğini belirterek, “Elde edilen bir telefon kaydı varsa ‘haberleşme hürriyetinin’ ihlalini oluşturur. Kovuşturma gerektirir. Elinde ses kaydı olmadan bu ifadeleri kullandıysa bu da psikolojik baskıdır. Gazeteciye yapılan fiziksel ve psikolojik baskı gerek Basın Yasası gerek ceza hukuku bakımında suç teşkil eder.” dedi. 

Ceza avukatı Melik Bayat ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Basın mensuplarına yapılan, psikolojik baskıdır. Hedef göstermedir, bu da ayrı bir suçtur. Ses kaydı varsa ‘haberleşme hürriyetinin ihlali, elde edilmesi ve yayılması’ fiilleri bakımından hukuka aykırılık teşkil eder. Olmaması ise psikolojik şiddettir.”

Zaman