'Zenci' diyene 'kırmızı kart'

'Zenci' diyene 'kırmızı kart'

"Olumsuz Afrika imajına kırmızı kart çıkarıyoruz" kampanyası kapsamında, Türkiye'de eğitim gören Afrikalı öğrenciler, İstanbul'un tarihi ve turistik semti Sultanahmet'te vatandaş ve yabancı turistlere Afrika'yı sordu.

A+A-

"Olumsuz Afrika imajına kırmızı kart çıkarıyoruz" kampanyası kapsamında, İstanbul'un tarihi ve turistik semti Sultanahmet'te vatandaşa ve yabancı turistlere Afrika ile ilgili sorular soran Türkiye'de eğitim gören Afrikalı öğrenciler, yanlış bilgiye sahip olanlara "kırmızı kart" çıkararak, Afrika'yı tanıttı.

Zengin petrol ve maden yataklarına, verimli tarım alanlarına, geniş iş gücüne sahip olan Afrika'daki ülkeler, yoksulluk, kıtlık, kuraklık ve siyasal istikrarsızlık gibi çelişkilerle karşı karşıya... Bu saydıklarımız aslında Afrika'nın neden yoksul olduğuna dair ipuçlarını da içeriyor. Sömürgecilerin iştahını kabartan bu zenginlikler, kıtanın asırlardır işgal edilmesine ve yağmalanmasına neden oldu.

Ancak Türkiye'de insanların çoğu bir zamanlar Osmanlı'nın "Bilad-ı Mağrib" vilayetleri olan Afrika hakkında en temel bilgilerden bile yoksun durumda. Afrika denilince akla açlık, kuraklık, sefalet ve iç çatışmalardan başka bir şey gelmiyor. Kuraklık, fakirlik ve çatışmalar dünyanın birçok yerinde de yaşanırken neden özellikle Afrika ön plana çıkarılıyor? Örneğin kaç kişi Afrika ülkelerini haritada doğru gösterebilir ya da kaç kişi tek seferde beş Afrika ülkesinin başkentini sayabilir?

Afrika'nın bu şekilde kötü bir imajla tanınması kendisini "dünyanın jandarması" olarak gören güçlere büyük bir fırsatı da altın tepside sunuyor. Batılı sömürgeciler açısından Afrika ile ilgili ne kadar az ve yanlış bilgi edinirsek o kadar iyi. Çünkü az bilinirliğin oranı arttıkça kıtanın birileri tarafından istismar edilmesinin önü açılıyor.

Afrika'nın iç işlerine karışmak ve kıtayı istedikleri ölçüde dizayn etmek, elbette büyük bir sorunu beraberinde getiriyor. Kaynağını ister Doğu'dan, ister Batı'dan alsın, kıtaya yönelik emperyalist müdahalelerin ve uluslararası sistemin başat aktörlerinin Afrika'daki nüfuz mücadelesinin meşrulaştırılması, Afrika'nın yüz yıllarca işgal edilmesine ve yağmalanmasına neden oldu.

Türkiye'de ve dünyada kıta ile ilgili konuşan ve yazan gazeteci, akademisyen veya politikacı kim varsa öncelikle Afrika'nın geçmişte sömürüldüğü vurgusundan yola çıkarak oluşturuyor taslağını. Bunu, bazen kıta insanını dost olarak görüp sahip çıkmak için bazen de kıta insanına yukarıdan bakıp tahkir etmek için yapıyor. Bu vurgu kıtada ''öğrenilmiş çaresizlik sendromu"na davetiye çıkarmaktan ve kıta üzerinde ikircikli planları olan güçlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramıyor.

Afrika'nın ekonomik potansiyeli, zengin kaynakları, insani ve kültürel çeşitliliği, sosyal hayatının canlılığı, verimli arazileri, hem uluslararası ticari teşkilatlarda hem de BM gibi kurumlardaki etkinliğini artırdı. Afrika'nın her geçen gün daha da artan öneminin insanlara aktarılması bu açıdan önem taşıyor. Artık dünyanın kırk yıl önceki dünya gibi olmadığı, Afrika'nın da uygarlaşma yolunda benzer süreçleri önemli ölçüde geçtiği, devlet tecrübesi, kalkınma, haberleşme, ulaşım ve sanayileşme alanlarında yeni, farklı ve görece daha kuvvetli bir Afrika'nın mevzubahis olduğu ortaya konulmalı.

Olumsuz Afrika imajına "kırmızı kart"

Bu doğrultuda yola çıkan Afrika Araştırmacıları Derneği (AFAM) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kavas ve Dr. Muhammet Tandoğan'ın desteğiyle başlatılan ''Olumsuz Afrika imajına kırmızı kart çıkarıyoruz'' kampanyası çerçevesinde, AA muhabiri ve Türkiye'de eğitim gören Afrikalı öğrenciler, İstanbul'un tarihi ve turistik semti Sultanahmet'te, vatandaşa ve yabancı turistlere Afrika'yı sordu.

Türkiye'de bir nevi gönüllü kültür elçiliği yapan Afrikalı öğrenciler, ülkeleri hakkında olumsuz bilgiye sahip olanlara "kırmızı kart" gösterdikten sonra doğru bilgiler aktardı.

Bilgi yarışmasına katılanlara "Harita üzerinde bir Afrika ülkesi gösterebilir misiniz?" sorusu yöneltildi. Katılımcıların çoğu harita üzerinde bir Afrika ülkesini göstermekte zorlandı.

Sokak röportajına katılan Türklerin ekserisi, "5 Afrika ülkesi başkenti sayabilir misiniz?" sorusunu yanıtlarken, Kuzey Afrika başkentlerini başarıyla saydı. Orta ve güney Afrika harita bilgisinden ise sınıfta kaldı. Yabancı turistlerin Afrika konusunda daha bilgili olduğu gözlendi.

Afrikalı öğrenciler katılımcılara "zenci"yi anlattı

"Afrika denilince aklınıza ne geliyor?'' sorusuna, ''Açlık, yoksulluk, kuraklık, zenci, vahşi hayvanlar, terör ve kara kıta" cevabını veren katılımcılara "kırmızı kart" gösterildi.

Bu soruya "Fransa ve sömürgecilik" cevabını veren katılımcılar ise "kırmızı kart" yemekten kurtuldu. Afrika denilince aklına "Osmanlı toprakları" gelenler de oldu.

Afrikalı öğrenciler, siyahileri aşağılamak için kullanılan "zenci" kelimesinin Zanzibar bölgesine verilen bir ad olduğunu, "Diyar-i Zenc" veya "siyahilerin diyarı" olarak anılan Hindistan, Sudan, Umman gibi bölgelerde Arap karışımı ortaya çıkan bir ırka zenci denildiğini anlattı. Daha sonra asıl anlamını kaybeden "zenci" kelimesinin ABD'de kullanılan "negro" kelimesi ile yer değiştirdiğini belirtti.

Safariyi duyunca fikri değişti

"Afrika'da tatil yapmak ister misiniz? sorusuna çoğu katılımcı, "sıcak" ve "vahşi hayvanları" gerekçe göstererek gitmek istemediğini söyledi.

Tatil için Afrika'da gidilecek yer olmadığını, açlık ve yoksulluğu ileri sürerek Avrupa'yı tercih ettiğini söyleyen katılımcılara "kırmızı kart" gösteren doktora öğrencisi Senegalli Muhammed Guaye, Zanzibar'ın en az Maldivler kadar güzel olduğunu ayrıca Fildişi Sahili, Tunus, Mısır'ın Şarm El Şeyh şehrinin çok önemli turistik bölgeleri bulunduğunu anlattı.

Guaye, 9 yaşındaki bir çocuğa "Babanla Afrika'ya tatile gider misin?" sorusunu yöneltti. Çocuğun "İstemem, orada vahşi hayvanlar var." demesi üzerine Guaye, "Safariye çıkmak, aslanları yakından görmek istemez misin?" diye sordu. Bu kez fikrini değiştiren küçük çocuk, kırmızı kart yemekten kurtuldu.

Tüm olumsuz söylem ve imajlara rağmen Afrika'yı görmek isteyenler de var. Acemi muhabirimiz Sudanlı Yunus Yahya'nın sorusuna yanıtlayan Türkler, kıtaya özellikle safari yapmak için gitmek istediklerini söyledi.

Gana, Kahire, Dakkar, İskenderiye'deki üniversiteler hatırlatıldı

Afrika'nın ekonomik durumu hakkında yorum yapan katılımcılar, kıta zenginliği konusunda hemfikir fakat eğitimli ve yetişmiş uzmanlardan yoksun olduğu için geri kaldığını düşünüyor.

Gönüllü muhabir Guaye, bu görüşte olan katılımcılara "kırmızı kart" göstererek Gana, Kahire, Dakkar, İskenderiye'deki ünlü üniversiteleri anlattı.

"Afrika ülkelerinde demokrasi var mı?" sorusunu "hayır" şeklinde yanıtlayan Arap turistler ve Türkler, Guaye'den "tüm Afrika ülkelerinde demokratik bir şekilde halkın seçimlere gittiği" açıklamasınını alarak "kırmızı kartı" yedi.

Fildişi Sahili'den gönüllü muhabir Kmagate Soualiho da "Sizce Afrika'da demokrasi var mı?" sorusuna "Sadece Ruanda ve Güney Afrika'da var." yanıtını veren Fransız turiste "kırmızı kart"ı çıkardı.

aa

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.