Suriye ile yakınlaşma, kelimelerin ötesinde
Türkiye, daha düne kadar bir numaralı düşmanlarından biri olarak gördüğü Suriye ile bölge ülkelerine örnek olacak bir işbirliği tesis etti
Namık Kemal Parlak'ın izlenimleri
10 sene önce savaşın eşiğine kadar gelen iki ülke arasında vizesiz seyahat başlarken, işbirliğinin her alanda derinleştirilmesi yönünde somut adımlar atıldı. Üst düzey ziyaretler sıklaştı. İki başkentte de neredeyse heyetlerin gelmediği bir gün yok. Yüzyıllar boyunca birlikte yaşamış iki halk, sömürge ve Soğuk savaş döneminin ördüğü önyargı duvarlarını yıkarak kucaklaşıyor. Suriye Enformasyon Bakanlığı'nın davetlisi olarak bu ülkeye gerçekleştirdiğimiz ziyarette bunu yakından görme fırsatı bulduk.
Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Ömer Önhon, ilişkilerde yakalanan ivmeyi, iki ülke halkı arasındaki köklü ilişkilere bağlıyor. Ortak tarih, ortak kültür ve ortak coğrafyaya vurgu yapıyor. Bu sağlam kök üzerinde yükselen ilişkilerin geçici olmadığını belirtiyor. Suriye ile Türkiye arasındaki akrabalık ilişkileri de çok güçlü. Halep'teki Suriyelilerin 4'te üçünün ya ninesi ya da dedesinin Türk olduğu söyleniyor. Suriye basınında Türkiye'ye ilişkin olumsuz haberlerin yerini Türk dış politikasını ve tarihi zenginliklerini anlatan metinlerin aldığını aktaran Önhon, Türkiye'ye bakış açısının değiştiğini belirtiyor. 1516-1918 yılları arasında Osmanlı yönetiminde kalan Suriye'de Türk tarihine yönelik birtakım olumsuz bakışların ortadan kaldırılması için her iki ülke tarihçilerinin ortak tarih yazımı konusunda bir araya geleceklerini de ekliyor.
Suriyeli yetkililer de aynı noktaya değiniyor. Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Adülfettah Ammura, "Ortak menfaatlerimizi, bu ortak tarih ve ortak kültür üzerine kuruyoruz." diye konuşuyor. "Geçmişi olmayının istikbali de olmaz. Geçmişteki hiçbir şeyden utanmıyoruz." diyen Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal de II. Abdülhamit döneminde inşa edilen Hamidiye Çarşısı ve Mithat Paşa Çarşısı gibi Osmanlı eserlerinin isimlerini değiştirmediklerini dile getirerek bunu iki ülke halkları arasındaki kardeşliğin göstergesi olarak niteliyor.
Türkiye'ye karşı tutumun değişmesinde şüphesiz Irak'a Türkiye'den cephe açılmasını öngören 1 Mart tezkeresinin reddi ve Ankara'nın, İsrail'in Filistinlilere karşı uyguladığı sert politika karşısındaki tutumu büyük rol oynuyor. Görüştüğümüz tüm üst düzey yetkililerin bu noktaya vurgu yapmaları tesadüfi değil.
Son yıllarda yaşanan yakınlaşma kendini somut olarak rakamlara da yansıtıyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 500 bin civarında Suriye vatandaşı Türkiye'yi ziyaret ederken, 400 bin civarında da Türkiye vatandaşı Suriye'ye gelmiş. Türk turist sayısında 2008'e oranla geçtiğimiz yıl yüzde 35'lik bir artış olmuş. Vizelerin de kalkmasıyla bunun birkaç kat artması bekleniyor. Anadolu'nun en ücra köşesinden insanlar Suriye'ye akın ediyor. İki ülke arasındaki 8 sınır kapısından en işlekleri Cilvegözü ve Öncüpınar 24 saat çalışıyor. Öyle ki Halep'te ya da Şam'da gezerken çok sayıda Türk kafilesine rastlıyor, hatta son Osmanlı padişahı Vahdeddin'in mezarının bulunduğu Şam'daki Süleymaniye Külliyesi'ni gezmek için kuyrukta beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Şam'da gezinirken insan kendisini tarihi Eminönü'nde dolaşıyor gibi hissediyor. Kasetçilerin duvarlarını Kurtlar Vadisi dizisinin kahramanı Polat Alemdar'ın posterleri süslüyor.
Artan karşılıklı ziyaretlere paralel olarak ulaşım ağı da güçleniyor. Türk Hava Yolları'nın (THY) haftada bir kez düzenlediği İstanbul-Şam seferleri birden 12'ye yükseldi. 2008 yılında başlatılan Halep-İstanbul uçak seferleri artık her gün yapılıyor. Geçtiğimiz hafta da Anadolu Jet Ankara-Şam hattını hizmete soktu. Nisan 2009'da başlatılan Halep-Mersin tren seferlerine üç ay önce Gaziantep-Halep hattı eklendi.
SURİYELİLER HARIL HARIL TÜRKÇE ÖĞRENİYOR
İlişkilerdeki ivme Suriyelilerin Türkçeye ve Türk kültürüne ilgisini de artırmış. Halep Üniversitesi bünyesinde 2005'te açılan Türk dili ve edebiyatı bölümüne ve Türk dili öğretim merkezi ile Halep Başkonsolosluğu bünyesindeki Kültür Bölümü Türkçe kurslarına şehirde çok büyük ilgi gösteriliyor. Sınıfların ve öğretmenlerin yoğun ilgiyi karşılamaya yetmediği belirtiliyor. İki ülke siyasi ve sosyal alandaki bu ivmeyi ticari alana da taşımak istiyor. 2004'te 350 milyon dolar olan iki ülke arasındaki ticaret hacmi 5 yılda katlanarak 2 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2015'te 15 milyar dolara çıkması hedefleniyor. Bu çerçevede Suriye, Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı'nda Türkiye işlerine bakan bir ofis kuracak. İki ülke arasında gümrük vergisinin 12 yıl içinde tedrici olarak kaldırılması öngörülüyor. Şam yönetimi, enerji, telekomünikasyon, duble yol, havalimanı inşaatı ve elektrik santralleri kurulması gibi konularda Türk yatırımcıları bekliyor. Arap ülkeleri arasındaki gümrüksüz ticaret imtiyazından faydalanmaya çağırıyor. Ancak Türk işadamları işlerin yavaş yürümesinden şikâyetçi. Başvurduğunuz herhangi bir kurumdan "Bukra inşallah" (inşallah yarın olabilir) cevabı, talebinizin haftalar sonra karşılanacağı anlamına gelebiliyor. İş konusunda yaşanan diğer bir sorun ise teknik düzeyde hizmet verebilecek tercüman eksikliği. Bu konudaki açığın kapatılması için Suriye'de Türk okulu açılması çözüm olabilir.
İki ülke arasında turizm alanında koordinasyon hazırlığı da var. İki ülke turizm bakanlıkları, Türkiye ve Suriye'yi ortak bir nokta olarak dünyaya pazarlamak için kolları sıvadı. Mayıs ayında başlaması planlanan projeye göre bir turist kafilesi örneğin İstanbul'da başlayacağı geziye, İzmir, Antalya ile devam edip bir ülkeden başka bir ülkeye geçtiğinin farkına bile varmadan Halep ve Şam'la devam edebilecek.
Zaman
