Bir okurumuzun geçen haftaki ‘çalışma hayatında barış ve istikrar’ konulu köşe yazımız için yaptığı yoruma yönelik olarak ‘ileriye dönük temenniden öte, teklifiniz ve öngörünüz nasıl olur?’ sorusuna cevap olarak yeni bir yazı kaleme alma ihtiyacı olmuştur. Bir önceki yazımızda aslında çalışma hayatında olan biteni ortaya koymaya çalışarak bu konuda yapılması gereken vicdani, ahlaki ve kanuni doğruların hayata geçirilmesi gereğini vurgulamış olduk. Her ne kadar yazı bütünüyle bir temenni gibi görünse de esas ve teklifler satır aralarında gizlidir. Asıl ifade edeceğim noktaları bir önceki yazıda olduğu gibi tekrar buraya almak durumundayım. Artı ilave edeceğim teklif ve öngörülerimi de 9 yıllık esnaf ve sanatkarlık hayatım, 5 yıllık özel sektör deneyimim, 20 yıllık kamu idareciliğim, 15 yıllık fiili akademisyenlik görevlerinde elde ettiğim birikim ve tecrübelere dayanarak ifade etmeye çalışacağım.
Bir önceki yazıdan çıkaracağımız temel esaslar:
-Çalışma hayatına katılacak olanlarda en başta dürüstlük aranmalıdır
-İşe alınanların, aldığı ücretin karşılığını vermek durumunda olduğunu bilenlerin tercih edilmesi
-Kazancına haram leke sürmekten korkmayanlar kanunen işten atılmalıdırlar.
-Tembel kişilerin işe alınmaması sağlanmalıdır
-Çalışkan, işinin erbabı olanlar taktir ve teşekkür ile taltif edilmeli
-Kim olursa olsun, görüşü ne olursa olsun işini doğru yapan idareci ekarte edilmemelidir.
-Kurumda yapılacak işlerin tamamı adil olarak homojen bir şekilde dağıtılmalıdır.
-Kamuda çalışanların özlük hakları günü geçmeden verilmelidir.
-Kamuda çalışan insanlara şu veya bu görüşünden asla baskı uygulanmamalıdır.
-Hiçbir çalışan emekli olmaya zorlanmamalıdır
-Yönetici konumumdaki idarecinin her aklına geldiğinde sabah akşam personel değiştirmemelidir.
-Bazı kurumlarda hala geçerli olan, keyfi kadro verme ve kadrodan el çektirmenin kaldırılması.
-Devlet kurumlarında emanete hıyanet eden amir-memur kim olursa olsun derhal görevden el çektirilmelidir.
-Bir kamu kurumuna alınacak kişileri kazanmış olduğu sınavdan sonra ayrıca sözlü yaparak ayrımcılık yapma ihtimalinin ortadan kaldırılması.
-Yazılı sınavdan sonra sözlü sınav yapılacaksa mutlaka adil olarak, şeffaf bir şekilde yapılmalıdır.
-Yöneticiler kanunların kendisine tanıdığı disiplin ile kamu otoritesini sağlamalıdırlar
-İdareciler ve yöneticilere ne kadar yetki verilirse o kadar da sorumluluk verilmelidir.
-Yöneticilerin saygın, işinin erbabı, mahir, çalışkan ve dürüst insanlardan seçilerek atanması
-Yöneticilerin kurum içerinde paylaşımcı ve ortak akıl ile hareket ederek çalışanların motivasyonunu sağlaması.
-Kurumda üstün ahlak ve birikimi ile çalışan insanlar daima tercih edilmelidir.
İlave edebileceğim teklif ve öneriler
-Bir işe veya bir kuruma gereğinden fazla insan alınmamalıdır.
-Vasıflı elaman vasıflı iş, vasıfsız elemana vasıfsız iş verilmelidir.
-Eşdeğer işe eşit ücret politikası uygulanmalıdır.
-Kamuda gereğinden fazla olan derece, kademe, gösterge ve kadrolarda sadeliğin esas alınması
-Genç neslin önünün açılması için emeklilik şartları ve maaşları teşvik edici olmalıdır.
-Bir idareciye ve teknisyene verilen eğitim ve yetenekler bir anda göz ardı edilerek kızağa alınmamalıdır.
-657 Devlet memurları kanunu yeniden gözden geçirilerek eksik ve aksaklıkları günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenmelidir.
-Hiçbir kadro hak etmeden verilmemelidir.
-Kadrolar atlama taşı olarak kullanılmamalıdır.
-Bir memurun kazandığı kadro ve derecesi emekli olana kadar değil başarılı olduğu müddetçe üzerinde kalmalıdır.
-Bir memurun hak ve hukukunu çiğneyerek kurumu ve kişiyi zarara uğratanların hakkı yöneticilerden tazmin edilerek kanunsuz olarak atılabilecek adımlarda caydırıcılık esas alınmalıdır
-CİMER üzerinden şikâyet edilen kurumun veya yöneticinin şikâyet konusu tarafsız bir hakem tarafından incelenerek haklı-haksız olup olmadığı karara bağlanmalı.
-Bir kuruma atanan yöneticilerin emekli olana kadar sağlık kontrolünden geçirilerek yöneticiliğinin devamına karar verilmesi.
-Üniversiteler gibi hacmi büyük kamu kurumları mülki idare amirleri tarafından yönetilmelidir.
-Üniversitelerin tamamı için YÖK yerine Yüksek Öğrenim Bakanlığı kurulmalıdır.
-Kamu ve özel sektörde çalışanların kurumu zarara uğratacak şekilde rapor alabilmelerinin zorlaştırılması.
-Her yönetici ulaşılabilir, erişilebilir olmalı, iç ve dış paydaşlarına görüş alışverişi için her zaman randevu verebilir olmalıdır.
-Kamu ihalelerinin şeffaf yapılarak olası hile veya şüphelerin giderilmesinin sağlanması
-Kamu hukukunu gözetmeyen, vatandaşa eşit davranmayan idarecilere yöneticilik verilmemelidir.
Konu ile ilgili gördüğüm, daha evvel farklı tarihlerde bu köşede neşrettiğimiz yazılarımızı görmek amacıyla bağlantılarını istifadelerinize sunar sizleri Allah’a emanet ederim.
https://www.risalehaber.com/habip-artan-calisma-hayatinda-baris-ve-istikrar-29181yy.htm
https://www.risalehaber.com/habip-artan-sosyal-demokrat-mi-yoksa-dindar-muhafazakar-mi-28549yy.htm
https://www.risalehaber.com/habip-artan-kamu-calisanlari-ve-emeklilerde-ucret-politikalari-27206yy.htm
https://www.risalehaber.com/habip-artan-kamu-otoritesi-27024yy.htm
https://www.risalehaber.com/habip-artan-akademik-personel-atama-ve-yukseltme-kriterleri-25224yy.htm
https://www.risalehaber.com/habip-artan-yoneticilik-riyaset-ve-agalik-degildir-25742yy.htm
https://www.risalehaber.com/yuksekogretim-kurulu-ve-universiteler-24585yy.htm
https://www.risalehaber.com/issizlikle-mucadelede-temel-politikalar-23306yy.htm
https://www.risalehaber.com/idareci-ve-yoneticilige-talipseniz-23128yy.htm