Allah Sevgisi

Allah'ı Sevmek ne demektir? Ve ben bunu nasıl başarabilirim?

Bu soru, insanın hayatının merkezine dokunuyor.

Risale-i Nur'un ölçüleriyle baktığımızda, Allah sevgisi yalnızca kalpte meydana gelen kuvvetli bir duygu değildir. Daha derinde, Allah'ı tanıdıkça O'na muhabbet etmek; nimetleri nimetten Nimet Verene çevirmek; O'nun razı olduğu şeyi kendi nefsimizin arzusuna tercih etmek ve bütün diğer sevgileri O'nun hesabına sevmektir.

1. Allah'ı sevmek, önce Allah'ı tanımaktır

İnsan tanımadığı birini hakikî manada sevemez. Bu sebeple muhabbetullahın yolu marifetullahtan geçer. Bediüzzaman Hazretlerinin üzerinde çok durduğu sıra budur:

Eser Fiil İsim Sıfat Zât-ı Akdes'e İman ve Muhabbet

Mesela güzel bir çiçeğe bakıyoruz. Sadece: "Ne güzel çiçek!" dersek güzellikte kalmış oluruz.

Fakat, "Bunu ne kadar güzel yaratmış!" dediğimiz anda çiçekten Sâni'ine geçiyoruz.

Sonra biraz daha ilerliyoruz: "Bana bunu gösterecek göz verdi. Güzel kokusunu duyacak burun verdi. Güzelliğinden zevk alacak bir kalp verdi."

İşte burada çiçek artık yalnız bir çiçek değildir; Allah'ın Cemîl, Rahîm, Kerîm, Latîf gibi isimlerini bize tanıtan bir mektup hâline gelir. Muhabbet böyle doğar.

2. Allah sevgisinin çok güzel bir ölçüsü: "Madem O var, her şey var"

Geçenlerde üzerinde durduğumuz şu ifade burada çok kıymetlidir:

يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي

"Yâ Bâkî! Bâkî olan ancak Sensin."

Ve Üstadımızın devamındaki ölçüsü: "Madem sen bâkisin, yeter; herşeye bedelsin. Madem sen varsın, herşey var."

Bence Allah sevgisini anlamanın anahtarlarından biri buradadır. Allah'ı sevmek, "Dünyadaki hiçbir şeyi sevmeyeceğim" demek değildir. Tam tersine:

  • Annemi severim; Allah'ın bana rahmet hediyesi olduğu için.
  • Evladımı severim; Allah'ın emaneti olduğu için.
  • Dostumu severim; onda Allah'ın ihsanını gördüğüm için.
  • Güzel bir yemeği severim; Rezzák'ın ikramı olduğu için.
  • Baharı severim; Rahman'ın rahmetini gösterdiği için.

Böyle olunca mahlûkata olan sevgimiz Allah sevgisine rakip olmaktan çıkar; Allah sevgisine pencere olur.

3. Peki Allah beni seviyor mu?

Muhabbetullahın en tesirli yollarından biri de burayı düşünmektir:

  • Sabah uyandığımızda kalbimiz çalışıyor. Biz çalıştırmıyoruz.
  • Hava hazırlanmış. Su hazırlanmış. Güneş hazırlanmış. Rızık hazırlanmış. Gözümüze ışık, kulağımıza ses, dilimize tat uygun hâle getirilmiş.

Üstelik bunların çoğunu daha istemeden alıyoruz.

Burada insan şöyle düşünmeye başlıyor: "Ben daha kendimi tanımazken Rabbim beni biliyordu. Ben ihtiyacımı söylemeden O ihtiyacımı biliyordu."

Bu düşünce yalnız akılda kalmazsa, zamanla kalpte şükür, şükürden muhabbet, muhabbetten de ubudiyet doğar.

4. Allah'ı sevmenin en büyük ölçüsü Peygamber Efendimizdir

Kur'ân bu konuda çok açık bir ölçü koyuyor:

قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ

"De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin." (Âl-i İmrân, 3/31)

Demek ki: "Allah'ı seviyorum" demenin imtihanı, Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâmın yoluna yaklaşmaktır.

Namaz, dua, helâl-haram hassasiyeti, merhamet, doğruluk, kul hakkından sakınmak, sünnete ittiba... Bunların hepsi Allah sevgisinin hayattaki görünüşleridir.

5. "Ben bunu nasıl başarabilirim?"

Burada kendimize ağır bir hedef koymayalım. "Bugünden itibaren Allah'ı her şeyden çok seveceğim" diyerek kalbimizi zorlamak yerine, muhabbetin sebeplerini çoğaltalım.

Size çok basit bir günlük usul teklif edeyim:

  • Sabah uyandığınızda bir nimet seçin. Mesela gözünüz. Bir dakika düşünün: "Allah'ım, bu gözü ben yapmadım. Görme kabiliyetini ben vermedim. Işığı ben yaratmadım. Gördüğüm güzellikleri de ben yaratmadım. Sen verdin." Sonra: "Elhamdülillah."
  • Öğlen başka bir nimet: Su. "Allah'ım, suyu benim bedenime uygun yaratan Sensin." Elhamdülillah.
  • Akşam bir insan: "Allah'ım, sevdiğim bu insanı hayatıma Sen koydun." Elhamdülillah.

Bunu devam ettirirsek çok önemli bir dönüşüm başlar:

Nimet

Sanat

Rahmet

Güzellik

Rızık

Mün'im'e

Sâni'e

Rahman'a

Cemîl'e

Rezzáka

İşte Risale-i Nur'un bize kazandırmak istediği nazarlardan biri budur.

6. Fakat daha derin bir mertebe var

Allah'ı yalnızca "Bana nimet verdiği için" sevmek başlangıçtır; nihayet değildir.

Bir müddet sonra insan şöyle demeye başlar: "Ya Rabbi! Ben Seni yalnız bana verdiklerin için değil; Sen Rahmânsın, Sen Rahîmsin, Sen Cemîlsin, Sen Kemâl sahibisin diye seviyorum."

İşte burada muhabbet, nimetten Mün'im-i Hakikî'ye yükselmeye başlar. Ve insan yavaş yavaş şu hakikati hisseder: "Madem Sen varsın, her şey var."

7. Kendimizi nasıl kontrol edeceğiz?

Allah sevgisini yalnız duygularımızla ölçmeyelim. Bazen namazda hiçbir şey hissetmeyebiliriz. Bazen dua ederken kalbimiz kuru olabilir. Bu, "Ben Allah'ı sevmiyorum" demek değildir.

Daha sağlam bir ölçü şudur: Nefsim bir şeyi, Rabbim başka bir şeyi istediğinde kimi tercih ediyorum?

  • Mesela öfkeleniyorum; intikam almak istiyorum ama Allah affetmeyi seviyor.
  • Kazanç imkânı geliyor fakat haram karışmış.
  • Uykum geliyor fakat namaz vakti geçiyor.
  • Birinin gıybeti açılıyor fakat Allah bundan razı değil.

İşte muhabbet burada sınanıyor. Allah için küçük bir arzumuzdan vazgeçtiğimiz her defasında kalbimize âdeta: "Yâ Rabbi, Seni nefsime tercih ediyorum." demiş oluyoruz.

Son Olarak Size Küçük Bir Dua

"Ya Rabbi! Seni hakkıyla tanımıyorum; bana Kendini eserlerinle ve isimlerinle tanıttır. Seni hakkıyla sevemiyorum; kalbimdeki sevgileri Sana ulaştır. Verdiğin nimetlerde nimeti değil, Seni görebilmeyi nasip et. Sevdiklerimi Senin hesabına sevdirt. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetine ittiba ile Senin sevgine mazhar eyle. Âmin."

Bir Sonraki Adım: İsterseniz bundan sonraki adımda Risale-i Nur'dan hareketle "Allah sevgisinin 5 mertebesini" birlikte inceleyelim. Özellikle Otuz İkinci Söz'ün Üçüncü Mevkıfı bu sorunuzun çok derin bir cevabını veriyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.