Mustafa KILIÇ
Mahkeme müdafaaları tefsir sayılır mı?
Risale-i Nur'u ilk okumaya başladığım zamanlar mahkeme savunmalarının Kur'an tefsiri olan Risale-i Nur'lara dahil edilmesini anlayamamıştım. Dini yayınlara baskının olmadığı şimdiki gibi bir zamanda tekrar tekrar bu bahisleri okumak neden gerekir diye düşünüyordum.
Sonra hayatımın dağınık dönemlerinde sosyal medya ve ekşi sözlük gibi ifsad merkezleriyle irtibatlı olunca Üstad ve Risale-i Nur hakkında o dönemin savcılarının itirazlarının devam ettiğini gördüm.
Haşa, Said Nursi dini kullanmış, cemiyet kurmuş, siyasete bulaşmış, Kur'an'da kendinden bahsedildiğini söylemiş, deccal hakkındaki hadisler vb konular gibi itirazlar o dönemde de sorulmuş ve cevaplanmış.
Şualar'da şu ifade geçiyor: "Nur'un takvadarane ve riyazetkârane meşrebi hem umuma ve en muhtaçlara hattâ muarızlara ders vermek mesleği..." Evet Nur'un mesleği muhtaçlara hatta muarızlara bile ders vermeyi gerektiriyor. Bu yüzden risaleler mahkeme savunmalarını içererek talebelerini muarızlarla dolu ortamlarda bile savunma yapabilecek bir donanıma kavuşturuyor.
Evet bu kısımlar gerekli ve okunmalı ama tefsir sayılır mı? Evet çünkü Hasbünallahi ve nimel vekil tarzı bir çok ayete yer veriliyor. Ve Kur'andaki peygamberlerin ve Peygamberimizin sıkıntılarıyla ilgili kısımları ve artı olarak Mekke dönemi, Hudeybiye anlaşması gibi sıkıntılı süreçleri manen ve asrımıza uygun bir biçimde davranış modellemesi olarak tefsir ediyor.
Yani özetlersek müdafaalar:
- Üstad ve Risale-i Nur hakkındaki itirazları cevaplamak
- Saldırı altında uygun tavrı öğretmek
- Muarızlara karşı doğru üslubu göstermek gibi görevler üstleniyor.
Hapishane mektuplaşmaları ise;
- Sıkıntılı süreçlere doğru bakış açısını yaşanmış olaylar üzerinden göstermek
- Teselli metodunu öğretmek
- Tesanüd, sıdk ve ihlasın ehemmiyetini göstermek
gibi görevler üstleniyorlar. Ve Kur'anın ve yaşayan Kur'an olan Peygamberimizin (asm) hayatının bir kısmını gerçek hayat hikayeleriyle tefsir ediyorlar.
(Latif bir tevafuk: Bu yazıyı 14. Şua olan Afyon Müdaafasını okurken yazmaya niyetlendim. Öğle arası odada yalnız yazmaya başladıktan bir süre sonra iş arkadaşlarım geldiler ve içlerinden birinin üniversiteyi okuduğu şehir olan Afyon hakkında konuşmaya başladılar. İnşallah bir alamet-i makbuliyettir diye kaydetmek istedim.)
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.