Meşhurların meşhur kızları

Mehmet Zihni Efendi’nin Meşahir-i nisa diye bir eseri vardır. Keza Arap aleminde de kadınlar konusuyla yakından ilgilenmiş bir müellif var. Ömer Rıza Kahhale. O da A’lam en nisa adıyla bir kadın müellifler ansiklopedisi vücuda getirmiştir. Burada meşhur ve telif sahibi bayanlardan bahsetmektedir. Bizim toplum olarak eksik taraflarımızdan birisi kadınları keşfedememiş olmamızdır. Kadınlar erkeklerin yarısı ve kardeşidirler. Onları atıl bırakmak toplumu atıl bırakmaktır. İki cins arasında dini mükellefiyette çok az fark vardır. Erkekler neyle mükellef ise kadınlar da aynı şeylerle mükelleftirler. Mükellef olmadıkları alanda da yerlerine başka görevler ikame edilir. Sözgelimi onların cihadı faraza çocuk yetiştirmektir ve gazi techiz etmek ve hastabakıcılık yapmaktır. Tabiin’den Hasan el Basri’nin vaazları peygamber sözüne benzetilmiştir. Hikmetle konuşan ulu ve yüce şahsiyetlerden birisidir. İbni Cevzi gibiler onunla ilgili müstakil eserler kaleme almışlardır. Lakin kadınlar arasında da onun muadilleri vardır. Belki hiç karlaşmasalar da Rabiatü’l Adeviye Hasan el Basri ayarında veya eş kadem büyük ve fazıla bir kadındır. Ağzından hikmetler dökülmektedir. Hayat onların bulunduğu ortamlarda tatlıdır. İyi insanların azalması hayatın tadının, tuzunun çekilmesi anlamına gelmektedir.

Meşhurların meşhur kızları denilince anne ve babaların himmeti, semeresini ciğerpareleri olan çocuklarında gösterir. Geçmişte doktorların çocukları doktor askerlerin çocukları da genelde asker olmaktadır. İlmiye ehlinin çocukları da bir şekilde ilmiye sınıfına katılmaktadır. Hazreti Peygamberin (asm) nesebi kızı üzerinden devam ettiği gibi bazı ailelerin ilmi nesebi de kızlar üzerinden yürümüş ve devam etmiştir. Mesela ünlü tarihçimiz ve vakanüvis Ahmet Cevdet Paşa’nın soyunu devam ettiren çocukları var. Lakin ilmi mirasını, nesebini ve soyunu devam ettiren Fatıma Aliyye isimli meşhur olmuş bir kızıdır. Doğu’da ve Batı’da yazdıklarıyla meşhur olmuştur. Fatıma Aliye hanım elbette ihtillaçlar ve çalkantılar yaşamış ve kızını misyonerlere kaptırmıştır. Bugün sergüzeşt-i hayatı ve yazdıklarıyla tanınmaktadır. Yurt içinde olduğu kadar yurtdışında da eserlerinin tercümeleriyle tanınmaktadır. Bazı eserleri Arapça ve Fransızcaya çevrilmiştir. Nisvan-ı İslam kitabı da tanınmış eserleri arasında sayılmaktadır. İlk romancılarımızdan birisidir ve entelektüel birikimi ve donanımıyla bilinmektedir. Babası Ahmet Cevdet Paşa hakkında da biyografik tarzda bir eseri vardır. Yaralı bir dönemin, mariz bir asrın bahtsız bir evladıdır. Adeta yıkım asrına tanıklık etmiştir. Hayatı çalkantılar içinde geçmiştir.

Meşhurların meşhur kızlarından birisi de Nihal Emced Zehavi’dir. Irak ulemasından Emced Zehavi’nin kızıdır. Bağdat’ta 1917 yılında dünyaya gelmiştir. Babası ona tahsisen bir ilmi halka kurmuş ve bu halka genişleyerek daha sonra Müslüman Kadın Cemiyetinin nüvesini ve çekirdeğini oluşturmuştur. Bu cemiyet kadınların eğitimine öncelik vermiştir. Sonra kadınların hayatının çocuklarının hayatından bağımsız olmadığını görerek Müslüman Kız Kardeş mekteplerini kurmuştur. İlmi-Fenni derslerin yanında burada Kur’an ve güzel ahlak talim edilmektedir. Nihal ez Zehavi’nin bu kurumları dönemin idareleri tarafından tazyik altına alınmış, baskıya maruz kalmış ve devletleştirilmiştir. Bütün binalarına el konulmuştur. Yılmamış zorluklara göğüs germiş ve Pazartesi-Perşembe derslerine geri dönmüştür. Kadınların, ihtilattan kaçınmak kaydıyla tabiatına uygun işlerde evin haricinde dışarıda çalışmasına bir mani görmemiştir. Kadının konumunun güçlendirilmesine çağırmış ve hayatın bütün alanlarına katılımının sağlanmasını isabetli bulmuştur. Hayatın bütün alanlarında varlık göstermesini arzu etmiştir.

Yine Irak’tan bir başka hanım ise Rukeyye Taha Alvani’dir. Taha Cabir Alvani, İsmail Raci Faruki ile birlikte anılan bir akademiysen ve bir dava adamıdır. Bilginin İslamileştirilmesi projesine omuz ve destek vermiştir. Kızı Rukeyye Alvani de babası gibi yazar ve akademisyen bir hanımdır. Basairu Mine’l Kur’an adıyla bir eseri bulunmaktadır. Bunun dışında iki dilde (Fransızca ve İngilizce) "What Prophet Muhammad offered to Humanity? Muhammed (ASM) insanlığa ne armağan etti, ne getirdi?" kitabı vardır. Bu kitap mühim bir kitaptır. Papa 16’ıncı Benediktus’un İslam ile ilgili baş sualine cevap veriyor. Kilise tarihinde belki de ilk istifa eden papa unvanını kazanan 16’inci Benediktus "Muhammed kılıçtan başka ne getirdi?" diye kaba bir ifade kullanmış ve İslam’a meydan okumuştur. Sonra da bedbaht olarak köşesine çekilmiştir. Bu kitap o tür suallere cevap veriyor!

Bir başka meşhur kızı ise Şamlı ulema ve üdebadan merhum Ali Tantavi’nin kızı Benan Tantavi’dir. 17 Mart 1981 tarihinde Esat’ın cellatları tarafından Hama olayları öncesinde Aachen'de öldürülmüştür. Alman istihbaratının da yardım ve yataklığıyla rejimin cellatları İsam Attar’ı, evde bulamayınca eşini öldürüyorlar. Benan Tantavi duruşuyla, endamıyla ve tarzıyla güzel ahlakı temsil ediyordu. Babası Ali Tantavi ile eşi İsam Attar Suriye’nin tanınmış yazarları ve fikir erbabı arasında ön sıraları işgal ediyorlardı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum