Sulh ve sükun solumak

Kudüs daha da mahzun, bayram günü kapalı kaldı, bayram namazı kılınmadı, cuma kılınmadı; bu ayna dünyanın aynası, öncelikle İslam dünyasının aynası!

Sükut yudumluyor, hüzün içiyoruz, gönlümüz harap; bayram geçti nasıl geçti, kaç yüzyıl oldu bayramı kaybedeli, bayramı bekleyeli?

Orucu gerçekten tuttuk, namazı gerçekten kıldık, zekatı gerçekten verdik, komşuyu darda kalmışı gerçekten gözetledik, mazlumun yanında zalimin karşısında gerçekten olduk mu, evvelinde hakikati bulmak gibi bir derdimiz oldu mu?

"Müminler kardeştir"e ne kadar samimiyetle inandık da o imanla yaşadık; gıybet, zan, boş konuşmalardan ne kadar uzak durduk, ne kadar "Hak" üzere yaşadık, kul hakkından ne kadar kaçındık?

Ayna Kudüs, Kudüs ayna!

İçimiz Kudüs, dışımız Kudüs!

Hiç bir şey yokmuş gibi yaşamak, hiç bir şey yapmamak ne acı; zor iş içini temizlemek, putları devirmek, baltayı kendine vurmak! Kolaya kaçıyor baltayı başkasına vuruyor, dünyaya nizamat veriyoruz!

Başka bir dünya evresindeyiz, gaflet perde perde, Nur yol bulamıyor ki gelsin "ben" duvarını delsin geçsin, hakikat fışkırsın, gönle gönül coğrafyasına...

Ümit ve sıdka sımsıkı sarılana korku ve hüzün olur mu?

Kudüs mahzuniyeti körfeze yayılıyor; Irak, Afganistan, Suriye, öncesinde Bosna bize ders olmamış anlaşılan, anlaşılır gibi değil!

Oyun aynı oyun ve basit; "böl, parçala." Akıl başka çalıyor, gönül başka taranede, ruh niye mahzun olmasın? Şeytani düşman orduları gönül toprağını işgal ediyor, füze yağdırıyor!

"Hür doğdum hür yaşarım hangi çılgın bana zincir vuracak şaşarım"ı nasıl der bu haldeki bir beşer? Üzerimize toprak serilmiş, tohum olup çıkmak bahar olup dirilmek varken çürük şeylere rağbet edip çürümek, "anı" öldürmek, ömrü öldürmek, hayatı heder etmek...

Gece hep gece, gündüz hep gündüz değil, vakti gelen tohum çatlar, bahar geliverir... Hak üzere yaratılan kainatın fıtri kanunu böyle, o Hakkı bilmek, hayatı Hak üzere tanzim etmek gibi derdi olan dermanı bulmuş, içindeki Kudüs'ü hür kılmıştır...

Kabe etrafında hakikat tavafını yapıyor, Miraç hakikatine yükseliyor, hakikat Mi'racın yüceliyordur...

Zincirleri kırmak, onları tesbihe çevirmek, hamde dönüştürmek, hikmetli derse tebdil etmek... Kudüs'ü hür kılar, bayram ettirir, yeryüzünde sulh ve sükun solutturur vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.