Bir ateistin iddialarına cevaplar-11

On beşinci İddia: Tanrının varlığına dair kanıt yok. Bilim insanları, bir çok keşif ile evrenin ve canlıların oluşması için bir tanrıya ihtiyaç olmadığını kanıtladı. Tanrı, gerçekten de evreni, kendi yokluğunu kanıtlayacak şekilde yaratmış olabilir mi? Diyelim ki yarattı, öyleyse, tanrının yokluğunu keşfedecek çabayı sarf eden insanlar, tanrıya inanabilecekleri bir kanıt bulamadıkları için cezalandırılacak mı?

Tanrının varlığına dair kanıt olarak kutsal saydıkları kitapları gösteren insanlar büyük yanılgı içinde. Çünkü, ejderhaların, devlerin, kurt adamların, vampirlerin, faytona dönüşen kabakların varlığından da bahseden kitaplar var. Ama kimse o kitapların kutsal gerçekler olduğunu iddia edecek çılgınlığı göstermediği için bu masal karakterlerine inanan çılgınlar da görmüyoruz.

Cevabımız:

-En son bilimsel keşiflerde Allah'ın varlığını gösteren bazı delillerin olduğunu bu ateist de duymuş olmalı ki, özellikle bunun tersini söylemekle birilerinin kafasını bulandırmaya çalışmıştır. 

-Allah'ın varlığının delilleri genel olarak üç çeşit olarak düşünülebilir:

Birincisi: Evren: Bir Süleymaniye camisi mimarsız olması mümkün olmadığı gibi, bu evrenin mimarsız, ustasız olması ondan bin kat daha fazla imkânsızdır.

-İkincisi: bütün peygamberlerin en son temsilcisi olan Hz. Muhammed'dir. Yüzlerce mucizeleriyle, güzel ahlakıyla, en dürüst insan manasındaki "Muhammed'ul-Emin" unvanını kazanmasıyla, tek başına bütün dünyaya meydan okuyup davasını başarıya ulaştırmasıyla, dünyanın nüfus bakımından her asırda en az beşte birine; yüz ölçüm bakımından dünyanın yarısına emrini dinletmesiyle, herkesten daha çok Allah'tan korkmasıyla, Kur'an'a bağlanmasıyla ve kulluk etmesiyle gösterdiği binlerce delille hak peygamber olduğunu göstermek suretiyle doğruluğunu ispat etmiştir. İşte insanların en güvenilir ve en akıllısı olduğu bilinen Hz. Muhammed'in davasının temel esası "Allah'ın varlığı ve birliği"nin ispatıdır ve ispat de etmiştir.

-Üçüncüsü: Semavi kitapların en son temsilcisi olan Kur'an'dır. Kırk yönden mucize olduğunu ispat eden Kur'an'ın en başta ispatına çalıştığı husus Allah'ın varlığı ve birliğidir. Ortadadır herkes bakabilir. 

-Ayrıca, Evrenin varlığı akli ihtimallerle şu dört ihtimalin dışında olamaz:

a)Evren/her varlık kendi kendine var olmuştur.

b)Evreni sebepler meydana getirmiştir.

c)Tabiat tarafından yaratılmıştır.

d)Allah tarafından yaratılmıştır.

Bu işin anlaşılmasının en açık yolu şudur: Yanlışları ayıklamakla doğruya ulaşmak. Buna göre eğer ilk üç ihtimalin imkânsız olduğu ispat edilirse, zorunlu olarak son şık kalır ki, o da kâinatı yaratının Allah olduğu gerçeğidir. 

-Evreni ve bütün varlıkları Allah'ın dışında yaratılmasının mümkün olmadığını görmek isteyenlere Bedüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nur külliyatını, özellikle de "23. Lema/Tabiat risalesi"ne bakmalarını tavsiye ederiz.

Onaltıncı İddia: Günümüzde de fantastik kurgu ürünler üretiliyor.

İnsanların bugün nasıl fantastik kurgu yapıtlar üretme ihtiyacı var ise, binlerce yıl öncesinde de bu ihtiyaç mevcuttu. Bu insani bir yaratma ve üretme güdüsüdür. Tolkien, günümüzde Gandalf karakterini yaratabiliyor ve bunu Orta Dünya'da geçen mükemmel bir hikayeye nasıl dönüştürebiliyorsa, geçmişte de bu karakterlerden binlercesi insanlar tarafından yaratıldı. Masalları da dilden dile anlatılarak yayıldı. (Günümüzde tüm bunlara mitoloji diyoruz.) Tabii ki o zamanın şartlarında bazı insanlar bu masalların gerçek olduğunu zannedip inandı. Bazıları da bu inançları, diğer insanlara acımadan kendi çıkarları için kullandı. Artık bu binlerce yıllık kandırmacanın peşinden gitmeyi bırakmanın vakti gelmeli. Gandalf ne kadar gerçekse, Allah ismindeki mitolojik karakterin de o kadar gerçek olduğu kabul edilmeli. İslam mitolojisi, sadece hak ettiği yere sahip olmalı, daha fazlasına değil!

Cevabımız:

Ortada Evrenin ve diğer varlıkların kendileri birer gerçeklik olarak ortada iken, bazı masallara sarılanların durumu göründüğü gibi içler acısıdır. 

-Örneğin, insanın gören bir gözü vardır. Ve görmesi için de güneş gerekir ve o da vardır. Acaba bu ikisi arasındaki yakın ilişkiyi görmeyenler başka hangi gerçeğe inanabilirler. Bir şehrin kendiliğinden kurulduğunu söyleyeni tımarhaneye yollarlar. Bu harika düzen içindeki koca Evrenin kendiliğinden kurulduğunu söylemek için normal deli olmak bile yetmez...

Onyedinci İddia: İnananlar, cehaleti erdem sayıyor. Tanrıya inanan insanların din haricindeki konulara ilgileri neredeyse hiç yok. İnsanlar ne kadar bilgisizlerse, tanrı inancına bağlılıkları da o kadar artıyor. Eğitim düzeyi yüksek, araştıran sorgulayan insanların ve bilim insanlarının dinlere inanma oranı ise neredeyse sıfır. Araştıran ve sorgulayan her insan, tanrının bir masal olduğu sonucu ile yüzleşiyor. Bir insan bilgisizliği ölçüsünde inançlıdır. Çünkü, inanmanın doğası, kandırılmış olmayı gerektirir. 

Cevabımız:

-Bu gün sahasında uzman olan binlerce müslüman ilim adamının varlığı bu iftiranın düzeysizliğini ortaya koymaktadır. Hatta gayr-ı müslüm ilim adamlarından müslüman olanların sayısı azımsanamayacak kadardır. 

-Bugünkü modern bilimin önemli bir kısmının ilk üstatlarının müslümanlar olduğunu söyleyen ehl-i insaf batılı bilim adamlarının sayısı da az değildir. Anlaşılan bu ateist bu bilim damalarının yazılarını da unutmuşa benziyor.

-İki-üç yüz yıl öncesine kadar İslam alemi ilimde en ileride olduğu, buna mukabil Avrupa cehalette yüzüyor olduğunu bilmeyen yoktur.

-Bir müslüman ilim adamı ve İslam bilim tarihi araştırmacısı olan Prof. Fuat Sezgin'in Almanya devletinin ricası ve desteğiyle Almanca olarak kaleme aldığı koca bir ilim külliyatı(GAS), ve Karl Brockelmann'ın (GAL) adlı külliyatında, tarihte zirveye çıkmış yüzlerce müslüman bilim adamının hayat hikayesini görmek mümkündür. 

Bir söz var "yalancının mumu yatsıya kadar devam eder"diye. Bu söz doğrudur fakat bazen "yalancının mumu ikindi vaktinde sönmeye başlar." Bu ateistin misalinde olduğu gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum