M. Maruf ÖZÜLKÜ

M. Maruf ÖZÜLKÜ

Mekke İttifakı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın kurduğu Mekke İttifakı Savunma Anlaşması ilan edildi.

Mekke'de üç devletin başkanları Kabe'de cemaatte ön safta namaz kıldıktan sonra imzaları attılar.

Bu savunma eksenli olacağı söylenen anlaşma askeri ortak güç olacak ve "birine yapılan saldırı üçüne yapılmış sayılacak" cümlesiyle özetlenmiş.

Olayın İran'a yapılan ABD-İsrail saldırılarıyla alakalı olmadığı bu çalışmalarım 2 yıldır sürdüğü deklare edildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Anadolu Ajansı'nın Cumartesi günkü Editör Masası'na misafir olarak katıldı ve soruları cevaplandırdı. Fidan, İran'a bilgi verdiklerini, hatta İran'ın da davet edildiğini söyledi. İttifak'a yakın zamanda katılması beklenen bir diğer ülkenin ise Mısır olduğunu bildirdi.

İslam Nato'su diye isimlendirilen iradenin bölgeye ve İslam alemine hayırlı neticeler vermesini niyaz ederiz.

BAĞDAT PAKTI, İKT VE D-9 DERKEN...

1955 yılında Türkiye, Irak, İran, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan ⁠Bağdat Paktı da heyecana yol açmıştı.

Sonraları adı CENTO olarak değişen paktın kurucu devlet başkanları bunun bedelini hayatlarıyla ödeyecekti. Her dört ülkenin devlet başkanı bir başka usul darbeyle ve cinayetle cezalandırılacaktı adeta.

Bediüzzaman Said Nursî, desteklemiş ve bunun önemli faydaları olacağını ifade etmiştir. Bu teşebbüsün İslam birliğine (ittihad-ı İslam) yönelik önemli bir adım olarak değerlendiren Bediüzzaman, bunun yanısıra ırkçılık belasının son bulmasını ümit etmiştir.

Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes'e mektup yazarak fikirlerini kayda geçirmiştir.

Emirdağ Lahikası adlı eserinde yer alan mektup şöyledir:

DESTEK MEKTUBU

"Reis-i Cumhura ve Başvekile,

Kabir kapısında ve seksen küsur yaşında, birkaç hastalıkla hasta bulunan ve ölüme kendini yakın gören bir biçare garip ihtiyar der ki:

Size iki hakikati beyan ediyorum:

Evvelâ: Sizlerin Pakistan ve Irak'la gayet muvaffakiyetkârâne ittifakını, bu millete kemâl-i samimiyetle, sürûr ve ferah ile kazanmanızı bütün ruh-u canımızla tebrik ediyoruz. Bu ittifakınızı, inşaallah 400 milyon İslâmın sulh-u umumiyesine ve selâmet-i âmmenin teminine kat'î bir mukaddeme olarak ruhumda hissettim. Ve namaz tesbihatındaki kuvvetli bir ihtar ile bunu size yazmaya mecbur kaldım. (Emirdağ L. Sh. 4)

1786114850-267571365f943231006cbb893f488a0a-main.jpg

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

25 Eylül 1969 yılında İslam Konferansı Teşkilatı da bu ihtiyaca cevap olarak doğmuştur. Mescid-i Aksa'nın işgaline tepki olarak kurulan ve ismi daha sonra (2001) İslam İşbirliği Teşkilatı olarak değişen kurum, yıllar sonra beklentilere cevap vermekten uzaklaşmıştır. Ancak kurum varlığını günümüze kadar devam ettirebilmiştir.

ERBAKAN'IN D-9 PROJESİ

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ın 9 İslam ülkesini içine alan D-9 Projesi de bu maksada matuf bir projedir. Teşkilat kurulmuş olmasına rağmen dönemin olumsuz atmosferinden dolayı gelişememiştir. Bütün bu çabalar askeri işbirliğinden çok siyasi ve diplomatik ittifakı öngörüyordu.

Mekke İttifakı ise savunma eksenli askeri işbirliği olarak bu faaliyetlerden daha farklı özellikler taşıyor. Böyle olunca beklentiler de daha fazla oluyor.

EMPERYALİST MÜDAHALELERE SED OLMA...

Bu adımlar, özellikle Ortadoğu'da başgösteren ve şiddetleri artan emperyalist işgallerin son bulması ihtimaline binaen önemsenmektedir.

Türkiye gibi güçlü savunma sanayiine sahip ve Türk dünyası ile İslam alemi başta olmak üzere uluslararası arenada gücünü arttıran bir ülkenin başı çekmesi ümit vericidir.

Pakistan gibi nükleer enerjiye sahip ve nüfusu ve nüfüzuyla Asya kaplanı olan bir ülkenin kurucu olması sevindiricidir. Hindistan ile başta Keşmir meselesi olmak üzere birçok konuda zaman zaman savaş eşiğine gelen bu ülkenin ittifaka güç vermesi kıymetlidir.

Suudi Arabistan meselesine gelince...

Bu ülke hem en büyük Arap ülkesi olması hem güçlü ekonomiye sahip olması hem de mukaddes beldelere yurtluk etmesi gibi sebeplerden bu ittifakta yeralması anlamlıdır. Bu diğer Arap coğrafyasının iştiraki için de açık bir davettir. Mısır, Irak ve Suriye'nin yakın zamanda katılması beklenebilir.

Gerek Amerika-İran savaşından gerekse de Yemenli Husilerinin karşılık vermesinden zora girdiği doğrudur. Ancak bu ülkenin ABD ve partrnerlerinin kendini koruyamayacağını anlaması ve böyle bir ittifaka ihtiyaç duyması da dillendirilebilir.

Öyle ya da böyle, bu güç birliği, Amerikan-İsrail eksenin bölgeden bir şekilde çekilmesini sağlayacaksa ve Suudi-Husi ya da Suudi-İran çatışmalarını bölgesel güçlerin devreye girmesiyle diplomasiye evirecekse; bu hayırlı olacaktır.

ŞARK HUSUMETİ ZAİL OLMALI...

Asya'da hakim olan duygunun din olduğunu Avrupa'da ise felsefe olduğunu söyleyen Bediüzzaman, İslam dünyasının birliğini (İttihad-ı İslam) farz vazife olarak vurgulamaktadır. Rüyada Bir Hitabe başlığında ise, bunun için şarktaki (Bunu İslam dünyası olarak okuyabiliriz) düşmanlıkların bitmesini arzular. Çünkü bunun İslamın gelişmesine zarar vermekte olduğunu kaydetmektedir. Batı karşıtlığının ise İslam dünyasını diri tuttuğunu dile getirmektedir. Şöyle der:

"Şark husumeti, İslâm inkişafını boğuyordu; zâil oldu ve olmalı. Garp husumeti, İslâmın ittihadına, uhuvvetin inkişafına en müessir sebeptir; bâki kalmalı.”(Sünühat Bediüüzaman Said Nursi)

EVHAMLARLA NİYYET OKUNMAZ...

Bu perspektiften bakılacak olursa, zamanlaması, yaşanan olayların etkisi ve birilerinin özellikle süper güç iddiasındaki dev emperyalist bir ülkenin projesi olduğu iddiaları dolaşsa da bu faaliyet önemlidir.

Bugün çekirdek hüviyetinde başlayan bu irade önceki çekirdeklerin neşvünema bulmamasına bakılarak "nasıl olsa yeşermez" zannıyla ademe mahkum etmek doğru ve isabetli bir yaklaşım değildir.

Bediüzzaman'ın 1955'de Bağdat Paktı için yazdığı mektup bugün için de yol gösterici bir yaklaşımdır.

Komplo teorileri, proje gölgelemeleri ve diğer sözü karamsarlığa getiren tavırlara itibar etmemek gerekiyor.

Bu düşüncelerle Mekke İttifakı için hayırlı olsun dua ve temennisinde bulunuyoruz.

Niyet de hayrolsun akibet de...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum