Cennet-âsâ bahara erişmek

Dünya, durdukça ve döndükçe insanlar sayesinde cennete benzeyebileceği gibi aynı zamanda cehenneme de benzeyebilir. Bazı dönemlerde insanlar arasındaki uyum dünyayı adeta cennete çevirebilir. Bediüzzaman önümüzdeki dönemde veya beklenen dönemde bir nevi cennet-âsâ bir bahar ve iklim yaşanacağını söylemiştir. Bu ifadeyi nasıl anlamalıyız? Cennet benzeri baharın özellikleri nedir? Neden cennete benzemiştir? Cennetin özelliklerinden birisi nimetinin bol ve kolay erişilir olmasıdır. İnsanların hastalık ve yorgunluktan kurtulması gerçek cennet iklimine kalmıştır. Dünyada ise alın teri kurumadan çalışan hakkını alabiliyorsa bu da cennetten yansıma bir hal olmalıdır. Yeryüzünde istismar ve sömürü odakları kalmayacak ya da asgari seviyesine inecektir.

Bir başka özellik ise inananlar arasında kin ortamının ortadan kalkması ve zail olmasıdır. Elbette adalet ve güvenliğin de berkemal olmasıdır. Elbette geçmişe doğru İslam tarihini taradığımızda buna dair en çarpıcı izler, uygulamalar bizi Ömer Bin Abdulaziz dönemine götürmektedir. Kısa bir süre zarfında ülke içinde zekat verilebilecek muhtaç insan kalmamıştır. Bu nedenle de zekat başka bölgelere kaydırılmıştır. Nimet ve bereket yaygın hale gelmiştir. Mehdiyet döneminin özelliklerinden birisi nimetin bollaşmasıdır. Elde etme yollarının kolaylaşmasıdır. Bu dönemin bereketi olmalıdır.

Müslim ve Ebu Davud gibi hadis kitaplarında ahir zamanda gelecek olan halife veya Mehdi ile ilgili; "Ahir zamanda bir halife gelecek, malı sayarak değil avuçla saçarak dağıtacaktır" denilmiştir. Cennet-âsâ dönemde bolluk ve bereket yaygınlaşacaktır. Sahih el-Buhari'de kıyamet alametleri arasında sayılan şu ifade geçmektedir: "O zaman mallar o kadar çok çoğalacak ki, bir kişiye yüz dinar verilse bile yine de memnun kalmayacaktır." Cennet-âsâ bahar Ömer Bin Abdülaziz dönemini hatırlatan ve geçen bir anlam kazanmaktadır. Ömer Bin Abdulaziz güçlü bir şahsiyete sahiptir ve hakta sebat ve şecaat sahibidir. Şu anda bile onun uygulamalarının bazı serpintilerini görebilmekteyiz. Ömer Bin Abdulaziz'in Yargı Siyaseti ve Suudi Arabistan’da Uygulama Örnekleri adlı çalışma da o dönemin günümüzdeki yansımalarını göstermektedir.

Cennet-âsâ baharın özellikleri arasında Müslümanlar arasında muhabbet ve kardeşlik bağlarının güçlenmesi de gelmektedir. Müslümanlar birlik ve beraberlik ruhunu kazanacakları gibi dünya da sulh sükun ortamını tadacaktır. Ömer Bin Abdulaziz döneminde böyle olmuştur. Minberlerde okunan Hazreti Ali'ye lanet adetini kaldırmış ve yerine ‘Allah adaleti emreder’ ayetini koymuştur.

Emevi iktidarıyla kavgalı kesimlerin, mezhep ve meşreplerin reddi mezalim ile haklarını iade etmek istemiştir. Tam olarak ikna olmayanlar bile sürece fırsat tanımak istemişlerdir. Onlarla kılıçlar ile muharebe yerine tezlerini öğrenmek ve iknaya dayalı bir süreç başlatmıştır. Savaş yerine diyalogu ikame etmiştir. Haricilerle, Şiilerle ve sair tavaif ile görüşmeler yapmış ve haklı haksız yönlerini tafsil etmeye çalışmıştır. Çekişme ve ihtilaf iklimini uyum ve kardeşlik iklimine çevirmiştir.

Girdap ortamından kurtulmak!

Adil halife Hazreti Ömer’in irtihalinden itibaren Müslümanların yakasını bırakmayan bir girdap ve fitne dönemi baş göstermiştir. İnişli çıkışlı girdap süreci bila inkita/non stop yoluna devam etmiştir. Bu süreç ya da fitneler devri Mehdi döneminde sona erecektir. Lakin kıyamet sürecinde bir vaha olan bu devrenin bitmesiyle tarih kaldığı yerden geriye saracaktır. Bu fitnesizlik döneminden sonra yine tarih eski seyrine avdet edecektir. Bu altın devrin geçmesinden sonra tarih yatağına geri dönecektir. Rutin işleyiş yeniden aktif hale gelecektir. Muvakkat da olsa Mehdi devrinde ve onun uzantısı ve eklentisi olan devirde fitne girdabından çıkılacaktır. Bu tarih içinde özel bir dönemdir.

Muhtemeldir ki cennet-âsâ dönemde de müminler arasında uyum en tepe noktasına dayanacaktır. Aldanmışlık ve mazlumiyet hissi ortadan kalkacak ve insanlar mesut ve bahtiyar olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.