Risale-i Nur: Kalb de bir arşdır

Bütün duyguların sultanı ince bir latife olan kalptir. Kalp, imanın mahalli, esmâ-i İlâhiyenin tecelligâhı, bütün feyizlerin ma’kesi ve manevî duyguların merkezidir. Nitekim müfessir Nursi “Esma-i ilahiyenin her birisinin bir güneş gibi kalbden arşa kadar cilveleri var. Kalb de bir arşdır” (1) sözüyle arşın tüm kâinatı ihata eden özelliğinden dolayı kalpte de bu özelliğin olduğunu izah etmektedir.

Kur’an’da ve hadislerde kalbin mahiyeti ve tarifi üzerinde değil işlevleri ve nitelikleri üzerinde durulmuştur. Kur’an ve hadiste geçen kalp kelimesi insanın anlama, kavrama, düşünme ve şeylerin hakikatini bilme yönünü, başka bir ifadeyle insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran temel niteliğini dile getirir. İnsanın idrak eden, bilen ve kavrayan tarafı olduğu için kalp ilâhî hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Dinî ve insanî hayatın merkezinin kalp olduğu Kur’an ve hadislerde açıkça ifade edilmiştir. (Bkz. A‘râf 179, Kaf 37, İsrâ 36, Ahzâb 35, Hac 46) (2)

Son 20-30 yıldır araştırmacılar, kalp-beyin bağlantıları üzerine artan bir şekilde çalışmalara yönelmişlerdir. Bu araştırmalar sonucunda, kalbin beyinden 500 kat daha güçlü manyetik enerjiye sahip olduğu ve “nöral hücreler” olarak adlandırılan beyin hücrelerini içerdiği tespit edilmiştir (Goldstein, 2010). 1991 yılında Dr. Armour, kalbin kendine ait “içsel bir kalp sinir sistemi”ne, bir başka deyişle kalbe özgü “küçük bir beyne” sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu keşif, kalbin beyindeki nöronal yapılara benzeyen 40.000 nörona sahip bir “kalp beyni” olduğunu ve kalbin kendine ait bir sinir sistemi bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, kalp nörolojik, biyofiziksel, biyokimyasal ve enerjisel olarak birçok yönden beyinle iletişim halindedir. Vagus siniri, diğer iç organlardan olduğu gibi kalpten de beyne bilgi taşımaktadır. Kalpten gelen sinyaller, medulla, hipotalamus, talamus, amigdala ve serebral kortekse doğru yönlendirilir. Bu bulgular, kalbin yalnızca bir pompa olmadığını, kendi sinir ağına ve küçük beynine sahip olduğunu ve beyinle sürekli iletişim halinde olduğunu ortaya koymaktadır (Alshami, 2019).

Kalp, vücudumuzun düzgün çalışabilmesi için bilgi üretme ve iletiminde gerçekten önemli bir rol oynar. Bunun gerçekleşmesinin birçok nedeni bulunmaktadır. İlk olarak, kalp, vücudumuzda düzenli bir ritim oluşturan bir jeneratör gibi çalışır. Ayrıca, kendi sinir sistemine sahiptir ve bu sistem, beyinden bağımsız olarak bilgiyi işleme ve kodlama konusunda işlev görür. Kalp, diğer vücut sistemleriyle işbirliği yaparak bilgiyi vücudun tamamına iletmek için çalışır. Diğer organlara kıyasla en fazla iletişim ağına sahip olan ve beyinle en çok iletişim kuran organ olması, kalbin yalnızca beynin kontrol merkezlerini etkilemediğini, aynı zamanda duyularımız, düşüncelerimiz ve duygularımızla ilgili beyin bölgelerini de etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle, kalp, davranışlarımızın ve deneyimlerimizin belirlenmesinde büyük bir etkiye sahiptir (McCraty, Atkinson,Tomasino ve Bradley, 2009).

Kalpteki sinir sistemi ile beyin arasındaki ilişkiye dair yapılan araştırmalarda, kalp ve beyin dalgalarının incelenmesi sonucunda, kalbin beyinden önce bilgiyi işlediği ve beyne ilettiği gözlemlenmiştir (Shaffer, 2014) (3)

Bundan ötürüdür ki müfessir Said Nursi tarafından telif edilen muazzam bir Kur’an tefsiri olan Risale-i Nur ne kelâmî ve felsefî eserler gibi sadece aklın ayağı ile ne de tasavvufî eserler gibi kalp ve keşfin ayağıyla hareket etmez “ aklın ve kalbin imtizacıyla ruh ve sair letâifin teavünü ayağıyla hareket ederek evc-i alâya uçar…” (4).

“Çünkü yazılan Sözler tasavvur değil, tasdiktir. Teslim değil, imandır. Marifet değil, şehadettir, şuhuddur. Taklit değil, tahkiktir. İltizam değil, iz’andır. Tasavvuf değil, hakikattir. Dava değil, dava içinde burhandır.” (5)

1-17. Lema 13. Nota 3. Mesele
2-https://islamansiklopedisi.org.tr/kalb--kalp
3- Bkz. Emrah Gerçek, Yener Özen, Akıl ve Beden: Nöropsikolojik Temeller ve Organlar Arası Etkileşimler, Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, Cilt: 8 Sayı: 16 s. 20 Yıl 2025
4- Kastamonu Lahikası, 4. Mektup
5- Mektubat, 28. Mektup, Mahrem Bir Suale Cevaptır

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum