Nûr Sûresi 36–37. Âyetlerin Işığında Müminin Hayat Tarzı

“Allah’ın tazim edilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım er kişiler vardır ki, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar..” (Nûr sûresi 36, 37)

Nûr Sûresi 36. âyet, Allah’ın adının zikredildiği ve sabah akşam O’nun tesbih edildiği evleri; 37. âyet ise ticaret ve alışverişin kendilerini Allah’ın zikrinden, namazdan ve zekâttan alıkoymadığı müminleri anlatır.

Bu iki âyet, müminin hayatındaki temel ölçüyü ortaya koyar: Dünya ile meşgul ol; fakat dünya seni Allah’tan alıkoymasın.

1. Sabah-akşam zikir: Günün iki manevi kapısı

“Sabah akşam O’nu tesbih ederler.”

Mümin güne Allah’ı hatırlayarak başlamalı, günü yine O’nu hatırlayarak tamamlamalıdır.

Sabah tesbihatı güne kulluk şuuru kazandırır; akşam tesbihatı günü muhasebeye bağlar.

Tesbihatın hedefi sadece kelimeleri tekrar etmek değil, mânâlarını hayata taşımaktır:

  • Sübhânallah: Allah her noksandan münezzehtir.
  • Elhamdülillah: Bütün nimetlerin hakiki sahibi O’dur.
  • Allahu Ekber: Hiçbir şey Allah’tan daha büyük değildir.
  • Lâ ilâhe illallah: Kulluk yalnız O’nadır.

2. Zikir, hayatın tamamına yayılmalıdır

Kâinata bakıp Allah’ın kudretini görmek, nimete bakıp Mün‘im-i Hakikî’yi hatırlamak, sebeplerin arkasında Allah’ın kudretini düşünmek birer tefekkürdür.

Böylece: Dil zikreder, akıl tefekkür eder, kalp iman eder, hayat şükre dönüşür.

3. Ticaret ve dünya işleri Allah’a perde olmamalıdır

Âyet, ticaret ve alışverişi yasaklamıyor; bunların insanı Allah’ın zikrinden alıkoymamasını istiyor.

Mümin çalışır, kazanır, ailesinin rızkını temin eder ve toplum içinde yaşar. Fakat dünya elinde bulunur, kalbine yerleşmez.

Risale-i Nur’un dünya anlayışıyla ifade edersek: Dünya bütünüyle terk edilmez; dünyaya kalben ve fikren esir olunmaz.

Asıl tehlike çalışmak değil, çalışırken Allah’ı unutmaktır.

4. Namaz hayatın merkezidir

Âyet, zikrin hemen ardından namazı zikreder.

Çünkü namaz, mümini günün içinde tekrar tekrar Allah’ın huzuruna döndürür.

İnsan işine, ailesine ve dünyaya dalar; namaz vakti geldiğinde bütün bunları geride bırakıp Rabbine yönelir.

Bu sebeple namaz, hayatın kenarında değil merkezindedir.

5. İman insanı insana karşı sorumlu hâle getirir

Âyet zekâtı da zikreder.

Demek ki kulluk sadece Allah ile kul arasındaki münasebetten ibaret değildir. Gerçek iman; merhamet, adalet, infak, yardımlaşma, kul hakkı ve güzel ahlâk olarak hayata yansır.

Allah’ı gerçekten zikreden insan, O’nun kullarına karşı da sorumluluğunu unutmaz.

6. Âhiret şuuru bütün hayatı istikamete koyar

Âyetin sonunda “kalplerin ve gözlerin dehşetle döneceği gün” hatırlatılır.

İşte bütün mesele burada düğümlenir.

Mümin neden namazını korur?

Çünkü Allah’ın huzuruna çıkacağını bilir.

Neden dünyaya kalben bağlanmaz?

Çünkü dünyanın geçici, âhiretin ebedî olduğunu bilir.

Neden ihlâslı yaşar?

Çünkü gerçek değerlendirme insanların yanında değil, Allah’ın huzurundadır.

Sonuç

Nûr Sûresi 36–37. âyetlerin ortaya koyduğu mümin tipi şudur:

  • Sabah Allah’ı hatırlar.
  • Gün içinde O’nu unutmaz.
  • Çalışır fakat çalışması Allah’a perde olmaz.
  • Namazını korur.
  • Nimetleri şükürle karşılar.
  • İnsanlara karşı sorumluluğunu yerine getirir.
  • Akşam yeniden Allah’a yönelir.
  • Bütün hayatını âhiret şuuru içinde yaşar.

Velhasıl:

Zikir kalbi uyandırır, tefekkür imanı derinleştirir, namaz kulluğu korur, ihlâs ameli temizler, güzel ahlâk imanı hayata taşır, âhiret şuuru ise bütününe istikamet verir.

Asıl kulluk, sadece ibadet vaktinde Allah’ı hatırlamak değil; hayatın her anında O’nun huzurunda yaşadığını bilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum