Zafer KARLI
İslâm Tarihinin Romanlaştırılmış Kadın Portreleri: Sibel Eraslan Kitaplığı
Bazı üniversite öğrencisi hanım arkadaşların iç dünyalarını zenginleştirecek roman tavsiyesi üzerine ben de onlara Sibel Eraslan’ın eserlerini önerdim. Bu yazı bu tavsiyenin gerekçelerini açıklamaktadır.
Sibel Eraslan’ın özellikle Hz. Hatice, Hz. Meryem, Hz. Asiye, Hz. Hacer, Hz. Aişe ve Hz. Fatıma hakkında kaleme aldığı romanlar, İslam tarihindeki müstesna kadın şahsiyetleri edebiyat yoluyla yeniden tanıma imkânı verir.
Bu Romanların Ortak Noktası
Altı eserin en önemli ortak noktası, bu güçlü kadın şahsiyetlerin sadece “bir erkeğin eşi veya annesi” olarak sınırlandırılmadan anlatılmasıdır.
- Hz. Hatice: Sadakat ve destek
- Hz. Meryem: Kulluk ve teslimiyetçi annelik
- Hz. Asiye: İman ve cesaret
- Hz. Hacer: Tevekkül ve mücadele
- Hz. Aişe: İlim ve şahitlik
- Hz. Fatıma: Ehl-i Beyt ruhu ve fedakârlık
Fakat bu kavramlar yalnızca soyut değerlerden ibaret değildir. Her roman, bu değerleri söz konusu tarihî şahsiyetlerin hayatı ve yaşadığı dönemin şartları üzerinden görünür kılmayı amaçlar.
Sibel Eraslan'ın Anlatım Özelliği
Bu kitapların en belirgin özelliklerinden biri, kullanılan şiirsel ve sembolik dildir.
- Çöl/Deniz romanında Hz. Hatice; “örtü”, “fanus”, “kadeh” ve “kın” gibi imgelerle tasvir edilir.
- Siret-i Meryem’de “ışık”, “alın”, “fener” ve “harita” gibi semboller kullanılır.
- Nil'in Melikesi’nde ise Nil ve su imgesi ön plana çıkar.
Ancak bu eserlerin asıl gücü, söz konusu kavramları doğrudan nasihat şeklinde vermekten ziyade tarihî şahsiyetlerin hayatlarını romanlaştırarak okuyucunun önüne getirmelerinde yatar.
Özellikle Canfeda / Hz. Fatıma'nın çok katmanlı yolculuk kurgusu, Siret-i Meryem'in farklı dinî ve kültürel kaynakları bir araya getiren anlatımı ve Hz. Aişe (r.a.)'nın birinci şahıs anlatımı, bu kitapların birbirinin tekrarı olmadığını gösteren önemli özelliklerdir.
Tüm bu tercihler, yazarın tarihî şahsiyetleri kuru bir biyografik anlatımla değil, edebî imgeler aracılığıyla aktarmayı seçtiğini gösterir. Bu yüzden bu eserleri okurken klasik bir siyer veya tarih kitabından beklenen anlatım biçimini aramamak gerekir. Bunlar kronolojik birer tarih kitabı değil; tarihî ve dinî şahsiyetleri merkezine alan edebî kurgulardır.
Sonuç
Sibel Eraslan'ın bu altı romanı birlikte değerlendirildiğinde, ortaya oldukça zengin bir "kadın şahsiyetler galerisi" çıkar. Eserlerin temel amacı dinî tarih aktarımı yapmak değil, bu şahsiyetleri edebî bir kurgu, derin semboller ve güçlü tasvirler eşliğinde yeniden yorumlamaktır.
Not: Hatta mümkün olsa Sayın Sibel Eraslan'ın kitaplarından birini imzalı olarak temin etmek, duasını almak isterim.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.