Prof. Dr. Şadi EREN

Prof. Dr. Şadi EREN

Aile Devleti

Erkek ve kadın, birbirini tamamlayacak özellikte yaratılmışlardır. Kur'an'ın bildirdiğine göre, ilk insan Hz. Âdem’dir.[1] Hz. Havva'nın yaratılmasıyla Hz. Âdem’in yalnızlıktan kurtulması gibi, erkek ve kadın arasında benzeri bir beraberlik söz konusudur. Cenab-ı Hak, bunu şöyle bildirir:

"Onun ayetlerinden biri de kendileriyle sükûnet bulmanız için kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesidir..."[2]

Bediüzzaman aile hakkında şöyle der:

“İnsanın, hususan Müslümanın tahassüngâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası, aile hayatıdır.”[3]

Aile, toplumun temeli ve çekirdeğidir. Vücut, hücrelerden teşekkül ettiği gibi, toplum da ailelerden meydana gelir. Aile, şu hayatta insanlık için bir merkez, bir zemberek durumundadır. Zembereğin hareketi saatin çarklarına yansıdığı gibi, ailedeki iyi veya kötü durumlar, topluma yansır.

Aile, toplumun en küçük sosyal örgütüdür ve aynı zamanda bir eğitim kurumudur. Aile hayatı, günlük hayatın gerilimlerinden sıyrılma ortamıdır. Neslin devamı da aileyle sağlanır.

MODEL EV (HANE-İ SAADET)

Hz. Peygamber'in hem ferdî hayatı hem de aile hayatı, diğer Müslümanlar için bir modeldir. Siyer kitaplarında Peygamberimizin evinden "hane-i saadet", O'nun yaşadığı asırdan "asr-ı saadet" olarak bahsedilir. Yani O’nun evi bir mutluluk yuvası, yaşadığı asır ise, bir mutluluk asrı olmuştur. Öyleyse, evler O'nun evine benzemeli, asırlar O'nun yaşadığı asrı model almalıdır.

Kur'an ayetlerinde Hz. Peygamberin hane halkına yönelik şu İlâhî hitaba bakalım:

"Ey Peygamber hanımları! Siz diğer kadınlar gibi değilsiniz. Eğer takva sahibi olmak istiyorsanız, yumuşak kelâmda bulunup da kalbinde bir maraz olanı heveslendirmeyin. Maruf söz söyleyin. Evlerinizde oturun ve ilk cahiliyye dönemi gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah ve Rasulüne itaat edin. Ey peygamber ailesi (Ehl-i beyt)! Allah sizden ancak günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor. Evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti yâd edin. Şüphesiz Allah Latif'tir, Habir'dir."[4]

Bu hitapta, başka hanelerin de bu tarz olmasına zımnî bir teşvik vardır. Bu ayetlerde hane-i saadetin aynı zamanda bir medrese, bir okul olduğu görülmektedir. Hz. Peygamberin evinde Allah'ın Kitab'ı okunmakta, hikmetli şeyler konuşulmaktadır. Peygamberimizin zevcelerinden Hz. Aişe'nin en çok hadis rivayet eden "müksirundan" biri olması, hane-i saadet hakkında bize muhteşem bir ufuk açar.

Peygamber hanımlarına yönelik olan âyetteki “Evlerinizde oturun” hükmü, kadınlar hakkında genel bir durum kabul edilebilir mi? Buna en azından “ana hatlarıyla evet” demek mümkündür. Kadın, elbette çarşıda pazarda alışverişini yapabilir, hatta uygun şartlar altında çalışabilir. Ancak erkeğin ve kadının görevleri yönünden baktığımızda şunu söyleyebiliriz: Erkekte asıl olan evin harici işleridir. Kadında asıl olan ise evin dâhili işleridir.

[1] Bkz. Bakara, 30-31

[2] Rum, 21

[3] Nursi, Lem’alar, s. 201

[4] Ahzab, 32-34

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.