Erdem AKÇA
Fir’avn ve Firdevs Lafızlarının Kökleri
Kur’an’da Kullanılan İbrânî Kökenli Zannedilen Lafızların Arapça Kökleri ve Vezinlerinin Tespiti-5
Bazı tefsirciler “Firdevs” kelimesinin Rumca’dan Arapça’ya ve Kur’an’a girdiğini kabul ederler. Kamus-u Türkî yazarı Şemseddin Sami de Firdevs kelimesinin aslının “paradise” olduğunu kabul eder. Aynı şekilde Fir’avun kelimesinin de Eski Mısır dili olan Koptça ve Kıptîce’de “pharaoh” kelimesinden geldiğini ve bu kelimenin “Beyaz saray” manasında olduğunu yazarlar.
Bu iki kelimeye dikkat ettiğimizde ortak boyutlarının “fir” hecesinden olduğunu görebiliyoruz. Avn lafzı Arapça’da “yardım” manasındadır. Eğer “Fir” lafzı, Arapça sahih bir kökü olan bir lafızsa bu durumda “Fir’avn” kelimesinin bileşik bir lafız ve isim olduğu tespitini yapabiliriz. Cündeb ve Zeyneb kelimelerinde olduğu gibi… Cünd, Arapça’da asker; eb ise baba demektir. Bu minvalde Cündeb, babasının askeri manasında Araplar arasında kullanılan bileşik bir isimdir ki Cündeb b. Abdullah, Cündeb b. Cünade gibi sahabelerin de ismidir. Zeyneb ismi de “zeyn” (süs), “eb” (baba) lafızlarının bileşik hali olup “babasının süsü ve güzelliği” manasında kadınlarda kullanılan bileşik bir isimdir. Zeyneb b. Muhammed el-Haşimiyye, Zeyneb b. Cahş el-Esediyye gibi hanım sahabelerin isimleridir.
Bu çerçevede Fir’avn kelimesine bileşik bir kelime nazarıyla bakılabilir. Fir kelimesi, FVR kökünden “feveran et, galeyan et” manasına gelecek şekilde Arapça’da kullanılır. Hz. Peygamber (SAV) ZVR kökünden türeyen ve ziyaret etmek manasında olan fiili bir hadisinde “Zir ğıbben tezid hıbben”[1] (Seyrek ziyaret et ki, daha çok sevilesin) diye “Zir” şeklinde kullanmıştır. Bu mihenk eşliğinde FVR kökünü “Fir” (feveran et, fışkır) manasında ele alabiliriz. Ki Hz. Musa’nın (AS) firavununun fevrî olduğu âyetlerden anlaşılmaktadır. Bu çerçevede Fir’avn, yardım galeyanı yap manasındadır. Firavunun İsrailoğullarına yaptığı zulüm onların feveranına, Mısır’dan firar ederek Kudüs taraflarını yeşertecek şekilde galeyanına yardımcı oldu. Zulümler, küçük kavimleri intikam ve kin duygusu içine sokar. İntikam ve kin duyguları ise, zâlimlere karşı mücadelenin ateşleyicisi olur. Bu çerçevede Firavunun İsrailoğullarının çocuklarını öldürmesi onların Mısır’dan firarına, öfkelerinin fevriliğine, kendisine karşı kurulacak bir semavi devletin kuruluşuna tersinden bir yardım hükmüne geçti diyebiliyoruz.
Firdevs lafzı da “Fir” ve “Devs” şeklinde iki kelimenin cem’i olarak ele alınabilir. Bu boyutla bakılırsa “Fir” (sularını fışkırt, feveran ettir) demektir. Bahçe sulamada kullanılan fıskiyeye Arapça’da aynı kökten “fevvare” denilmektedir. Devs lafzı ise, Vankulu lügatında “harman dövüp tereke çıkarma”, “kılıç açma” olarak ifade edilirken, Kamus-u Muhit’te “kılıç ve ayna makûlesine cilâ vermek maʹnâsına müstaʹmeldir” diye izah edilir. Fir lafzı ve Devs lafzı birleştirilirse Firdevs kelimesi, parlaklığı feveran ettir, saç ve dağıt anlamındadır, diyebiliriz. Ki bir Nur âlemi olan Cennet’in en üst tabakası, her şeyiyle nurlar fışkıran ve etrafına nurlar yayan, Cennetü’l-Firdevs’tir. Bu Cennet’e girecek müminlerin hususiyeti madde madde, nur nur olarak Mu’minun suresinin girişinde ifade edilir. Bazı tefsirciler o özellikleri ferden ferda taşıyan her bir mü’min Cennetü’l-Firdevs’e girebilir, deseler de Cennetü’l-Firdevs’in en kaliteli müminlerin girebileceği Cennet olması hakikati ve keyfiyetin ise sahip olunan vasıfların miktarıyla doğru orantılı olması gerçeği gösterir ki Mu’minun suresinde sayılan hususiyetleri kendinde cem’ eden ve ruhlarından etrafa nurlar fışkıran ve yayan keyfiyetli müminler ancak Cennetü’l-Firdevs’e girebilir tespitini yapabiliyoruz.
[1] Taberânî, Mu’cemü’s-Sağîr, I, 107; Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya,III,322; Beyhâkî, Şu’abü’l-Îman, VI,328, nu:8371; Hatîb el-Bağdâdî, Târihu Bağdâd, VI, 258; X, 182; XII, 18; XIV, 108.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.