MİSAFİR KALEM
Tatar Ramazan Filmine farklı bir bakış
Selçuk Şirinoğlu
Son dönemlerde yaşamı boyunca manevi tahribatlara sebep olan şahsiyetlerin ölüm haberleri geldiğinde, dindar insanlar bile rahmet okuma yarışına giriyor. Dinimizde ölenlerin arkasından kötü konuşmak hadisce men edilmiş olsa bile böyle zevatın arkasından ziyadesiyle güzelleme yapılması da doğru değildir. Hele hele hayatının büyük bölümünde dine karşı mesafeli durup davranışları ile "topluma kötü rol model olan ünlüler"e karşı fazladan medhiyeler bu şahısları örnek almaya yol açmış olabilir.
Bu üzücü duruma bir parça farkındalığa vesile olabilir diye şunları da eklemek isterim:
Tatar Ramazan karakteri müzikleri, replikleri ve etkileyici sahneleri ile Türkiye'de sinema dünyasında büyük ses getirmiştir. Fakat ülkemizde çok sevilen bu film haksızlığa karşı susmamak gibi bir mesaj vererek bir fayda sağlamış gibi görünsede, haksızlığa maruz kalındığında hayatımızdaki çözüm yollarının şiddette aranması gerektiği mesajını da örtülü ve etkili bir şekilde vermiştir. Adeta kaş yaparken göz çıkartmıştır. Tıpkı Kurtlar Vadisi dizisi gibi.
Sizce de günümüzün en büyük belaları, sokaklarda elinde bıçaklı Tatar Ramazan'lar, belinde silahlı Polat Alemdar’lar değil mi? Geçmişte en çok beğendiğimiz filmler, diziler ve yüksek mevkideki rol model alınan karakterler huzurumuzun ve geleceğimizin en büyük tehditlerinden biri olabilir bunu unutmayalım!
Yaptığım araştırmalarda Tatar Ramazan karakteri üzerinde ya da orjinal adıyla "Tatari Ramazan" özelinde gerçek hayatta, yeraltı dünyasıyla ve çeşitli suç olaylarıyla anılan bir kabadayı olduğu yönünde rivayetler vardır. Bu tür yapım ve dizilerde ise daha çok zayıfı koruyan, zalime karşı tek başına savaşan, adalet dağıtan bir halk kahramanı olarak gösterilir. Gerçek yaşamında yaptığı iddia edilen birçok olayın tarihî belgeyle doğrulanmış olduğu söylenemez. Film ve dizilerdeki uzun maceralar, hapishane isyanları, büyük çatışmalar ve kahramanlıkların önemli bölümü senaryo gereği eklenmiştir. Tek başına sürekli devlet güçlerine meydan okuyan ve her defasında galip gelen biri olduğuna dair güvenilir kanıt yoktur.
Nitekim Bediüzzaman Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat eserinde toplumda tahribatçı rolünü gizliden ve açıktan (kamu yararı maskesi ile) yapanların doğurduğu sonucu tasvir eden bu kısım hislerimize tercüman olmuştur.
"Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi; onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt, gövdenin içine girdi. Şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cem'iyetin bünyesi buna dayanamaz, çünki düşmanı sezmez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder." (Tarihçe-i Hayat – 628)
Şiddet içeren bu tür filmler ve diziler "Ben bu oyunu bozarım" havasıyla ve hevasıyla haraket edenlere kapı açmıştır ve ne yazık ki, genelde oyunları veya oyun dedikleri şeyleri bozmak yerine kamu düzenini bozmuşlardır. Bundan mütevellid bilinçli biri, müslüman olsun olmasın dindar olsun olmasın, müsbet hareket düsturunu hedef ve gaye etmesi gerekmektedir. Çünkü asayişin olmadığı bir zeminde ve bir beldede en müsbet vazifeler ve hizmetler dahi ifa edilemez. Bu gayeler içindir ki toplumda gösteriş perdesi altında hakikatte çok zararlı bu tür yapımlar yerine, Bediüzzaman hazretlerinin buyurduğu gibi adeta insanların kalplerine yasakçı birer manevi bekçi gibi manaları yükleyebilecek yapımlar yapılmalıdır. İnşallah son yıllardaki bazı bilinçli kesimlerin desteği ile tarih filmlerindeki bu revaç git gide sinema nimetini de nesl-i atinin (gelecek nesillerin) hizmetine sunacaktır.
Bizler her daim uyanık ve teyakkuzda olmalıyız. Yoksa bu gibi film ve diziler gariban babası gibi rollere bedel, binler belki onbinlere zararı olabilecek şiddet içerikleri ile beraber, hak arama yöntem ve metodlarında şiddet yoluyla arama çabalarını sahnelerinde işlemeleri topluma kırılgan bir asayişten, dahası asi ve saldırgan kitlelerden başka birşey hediye etmemiştir.
Elhasıl; Film şirketleri gönüllülük esasıyla faaliyet gösteren sosyal sorumluluk projeleri yürüten kuruluşlar değildir. En evvel gayeleri popülist konuları işleyip izlenme sayısını arttırmak, gişe gelirlerini yükseltmektir. İşini sorumluluk ile yapanlar zamanda bahsimizin haricindedirler.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.