Prof. Dr. Şadi EREN
Psikokinezi ve Nazar Değmesi
Parapsikolojinin ele aldığı konulardan biri “Psikokinezi”dir. Psikokinezi, zihnin maddeye hâkim olması, insan düşüncesinin fizikî bir nesneyi doğrudan etkileyebilmesidir. Bazı şahısların, durmuş saati eliyle temas etmeden çalıştırmaları, çatalı eğmeleri psikokineziye birer örnek durumundadır.
Manyetizma da bu bağlamda ele alınabilir. Manyetizma, mıknatısın demiri etkilemesi gibi, iradesi kuvvetli olanın iradesi zayıf olanı etkilemesidir. Manyetizma hayvanlarda bile görülmektedir. Yılan, küçük hayvanları ve kuşları bakışıyla bayıltır. Bıldırcın ve keklik, köpeğin gözüne bakınca yerlerinde çivilenmiş gibi kalırlar. Ancak köpek başını çevirdiğinde uçabilirler.[1]
Hz. Peygamber “Nazar haktır” sözüyle bakıştaki tesire dikkat çekmiştir.[2] Nasıl ki, uzaktan kumanda ve televizyonda bir etkileşim söz konusudur. Biri etkileme, diğeri de etkilenme özelliği gösterir. Onun gibi, hasetle ve düşmanlıkla bakan bir göz, karşısındaki zayıf konumda birisine zarar verebilir.[3]
“(Ey Peygamber!) Doğrusu inkâr edenler Zikri (Kur’an’ı) işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi.”[4] ayeti genelde bu çerçevede anlaşılmıştır. Kur’an’ı işiten müşrikler, ellerinden gelse Hz. Peygamberi gözleriyle devirmek istemişlerdir.[5]
Hemen her insan bazı bakışlardan rahatsızlık duyduğunun, bazı bakışların kendisi üzerinde ağırlık yapan bir tesire sahip olduğunun farkındadır. Yılan, avını -tabir yerindeyse- “gözleriyle yakalar.” Gözlerinden gönderdiği zehirli şualar yoluyla avının beyin fonksiyonlarını bozar. Zavallı av, bir anlık göz göze gelmenin bedelini hayatıyla öder.
Maddeden madde ötesine bakışın hayli ilerlediği günümüzde, göz değmesi gibi olaylar reddedilmemekte, Parapsikoloji gibi ilimler aracılığıyla ruhun sırlarına ulaşılmaya çalışılmaktadır. Şu âyet, bir yönüyle nazar hakkında değerlendirilmektedir:
Hamdi Yazır, bu meselede şöyle der:
“Öfkenin bedende bir hükmü olduğu gibi, gözlerin de karşılarındakine bakışlarına göre iyi veya kötü bir hükmü vardır. Kimi elektrik gibi dokunur, çarpar, mıknatıslar, manyetize eder. Kimi meclub olur, kimi de aldığı teessürle hasedinden bir ğayza düşer, türlü türlü suikasta, mekirlere kalkışır.”[6]
Bir çocuğun masum bakışıyla, bir düşmanın hain bakışı elbette bir değildir. Biri okşar, diğeri ise çarpar. Keza, kâmil insanların bakışları insanı rahatlatır, hâsid insanların nazarları ise insanı rahatsız eder.
Bediüzzaman bu konuda şu mülahazalarda bulunur:
“Kardeşlerim! Benim kat'î kanaatim geldi ki; nazar, beni şiddetle müteessir ve hasta eder. Çok defa tecrübe ettim. Ben ruh u canla size her vaziyette arkadaş olmak istiyorum, fakat اَلنَّظَرُ يُدْخِلُ الْجَمَلَ الْقِدْرَ وَ الرَّجُلَ الْقَبْرَ meşhur kaide ile nazar beni vurur. Çünkü bana bakan, ya şiddetli adavetle veya takdir ile nazar eder. Bu iki nazar dahi bazı insanların bir hasiyet-i isabet sırrıyla bakmasında bulunur.”[7]
Üstteki Arabî ibare, “Nazar, deveyi kazana, insanı da mezara gönderir”[8] anlamındadır. Öyle anlaşılıyor ki, bazı insanların şiddetli düşmanlıkla ve takdir ile olan bakışı, göz değmesi dediğimiz duruma sebebiyet vermektedir.
Kötü nazarlara karşı Ayetel- Kürsi, Felak ve Nas sureleri, ayrıca Cevşen manevi birer zırh gibidir. Bunları düzgün bir şekilde okuyan kimselerin aurası güçlü olur, zırha çarpan okun bir zarar vermemesi misali, kem nazarlardan korunur.
[1] Ulrich Hans ve başkaları, Allah’ın Sırları, İst. Özdemir Basımevi 1975. s. 160-161
[2] Buhârî, Tıp, 36
[3] Merağî, XXIX, 48; Yazır, Hak Dîni Kur’an Dili, VIII, 5305
[4] Kalem, 51
[5] İbnu Cerir Taberî, Camiu'l- Beyan an Te'vili'l- Kur'ân, Daru'l- Fikr, Beyrut 1995. XXIX, 45-46
[6] Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, VIII, 5305
[7] Nursi, Şualar, s. 323
[8] Aclûni, II, 76
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.