Prof. Dr. Şadi EREN
Farklı Mezheplerin Rahmet Oluşu
İslam Dini mensuplarının zamanla farklı mezheplere bölünmesi, pek çok kişi tarafından zor anlaşılır bir meseledir. Zira Kuran'ın pek çok ayeti Müslümanları ihtilaftan, ayrılıktan menetmiştir. Mesela şu ayetlere bakalım:
"(Ey iman edenler) Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin..."[1]
"Dini doğru tutun ve onda tefrikaya düşmeyin!"[2]
Bunlar gibi ayetlerde yasaklanan ihtilaf ve ayrılık, dinin füruatıyla değil usulüyle ilgilidir. Mesela namaz için abdest dinin esasından, abdestte tertibe riayet dinin füruatından bir meseledir.
Hz. Peygamber şöyle buyurur: "Ümmetimin ihtilafı rahmettir"[3]
Bu hadis, fıkhi ihtilaflar noktasında değerlendirilmiştir.[4] Her ne kadar bunun hadis olmadığını iddia eden ve "şayet ihtilaf rahmetse, ittifakın bir azap olması gerekir” diyenler olmuşsa da İslam âlimleri genelde üstteki hadisi sahih bir mananın tercümanı olarak kabul etmişlerdir.
Dinde ihtilaf üç kısımdır:
1-Allahın varlığında ve birliğinde ihtilaf. Bu ihtilaf, küfürdür.
2-Allahın sıfatları ve meşietinde ihtilaf. Bunlarda ihtilaf, bid'attır.
3-Muhtelif vecihlere ihtimalli olan füruatta ihtilaf. Bu ise ümmete bir rahmettir. Hadisten murat da budur.[5]
Fıkhî ihtilaflar asılda değil, füru'dadır. Bu ise bir tahyir ve tevsi'dir.[6] Keza, bir tahfiftir. Yani bir genişlik, bir hafifliktir. Mükellef kişi, bu farklı fetvalardan biriyle amel edebilir.
Allah dileseydi Kitabını te'vile ve yoruma ihtiyaç kalmayacak bir şekilde indirirdi. Fakat o zaman imtihan olmaz ve insanların dereceleri ortaya çıkmazdı. Kimin basiretli kimin aciz, kimin âlim kimin cahil olduğu bilinmezdi.
Hayreddin Karaman fıkhi farklılıkların iki faydasına dikkat çeker:
1-Bunlar sayesinde İslam Hukuku bir kurum ve müessese olarak gelişmiş, zenginleşmiştir.
2-Devlet ve ferdin karşısında tek yol ve tek çözüm yerine -duruma göre alınıp uygulanabilecek- alternatifler oluşmuştur.[7]
Mesela, "karşı cinsin tenine değince abdestin bozulması" şeklindeki İmam Şafiînin içtihadı, günümüz şartlarında hac ibadeti esnasında sıkıntıya sebebiyet verir. Zira tavafın abdestli olarak yapılması lazımdır. Milyonlarca insanın toplandığı o kalabalıkta bu içtihadî hükmün uygulanması âdeta imkânsız olduğundan, Şafiî mezhebi mensupları diğer mezhepleri takliden tavaf yapmaktadırlar.
Şafiî mezhebi, “velinin izni olmadan nikâh olmaz”[8] hadisinden hareketle, velinin izni olmayan durumlarda sadece kızın rızasıyla gerçekleşen nikâhı geçerli saymaz. Gerçi velinin izni olmadan gerçekleşen bir nikâh, evliliğin bütün tarafları açısından sıkıntılı bir durumdur. Ama özel durumlar yönünden bakıldığında, hayatın acı bir gerçeğidir ve Hanefî mezhebinde caizdir. İşte, Şafiî mezhebi mensubu iki genç, ailelerini ikna edememeleri durumunda, Hanefî mezhebindeki bu ruhsattan istifade edebilirler.
Not: Dar bir alan ve özel bir durum için nazara verilen bu fetva, kız kaçırmaya bir izin ve anne babaya danışmadan evlenme fetvası olarak algılanmamalıdır. Esas olan, anne babanın izniyle evliliğin gerçekleşmesidir. Hiçbir anne baba, evladının kendi keyfine göre bir oldu bittiyle evlenmesini istemez. Kur'an’da Allaha itaatten hemen sonra anne babaya iyiliğin emredilmesi, hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.[9]
Keza, bir mezhebe göre boşanmayı gerektiren bir durumda, karı- koca isterlerse bir başka mezhebin içtihadına göre evliliklerini devam ettirebilirler.
Bediüzzaman, içtihadi konuların değerlendirmesinde şöyle bir tavsiyede bulunur:
“…Mizan-ı Şa'ranî mizanıyla, şeriat mizanlarını bu suretle muvazene edebilirsen et.”[10]
İmam Şa’rani, Mizan isimli eserinde mezhep imamlarının farklı içtihatlarını ruhsat ve azimet açısından değerlendirir. Dine muhatap olan insanlar bedenen ve imanen ya güçlü veya zayıftırlar. Din, güçlü olanlara azimet, zayıf olanlara ise ruhsatla hükmeder. Mesela, ezanın abdestli okunmasıyla ilgili rivayet azimeti, abdestsiz okunabileceği şeklindeki rivayet ise ruhsatı bildirir.[11] Şarani'nin Mizan'ıyla tarttığımızda, mezhepler arasındaki ihtilafların şekilde bir ihtilaf olduğu görülecektir.
Ömer Bin Abdülaziz, sahabenin ihtilafı hakkında şöyle der: "Hz. Peygamberin ashabı ihtilaf etmeselerdi bu beni sevindirmezdi. Çünkü onlar ihtilaf etmeseler ruhsat olmazdı."[12]
Abbasi halifesi Harun Reşid, İmam Malik'e "Senin kitaplarını yazdıralım, âlem-i İslam’ın her tarafına dağıtalım. Ümmeti bunlara sevkedelim" teklifinde bulunur. İmam Malik şu cevabı verir: "Ya emire'l- mü'minin, ulemanın ihtilafı Allahtan bu ümmete rahmettir. Her biri kendi nazarında sahih olana tabi olur. Hepsi hidayet üzeredir ve hepsi Allah’ın rızasını ister."[13]
Demek ki, İslam’da papa misali “dinin yanılmaz tek temsilcisi” olarak kabul edilen biri söz konusu değildir. İslam bünyesindeki farklı mezheplerin görünümü böyle iken, bir kısım insanlar bu farklılığı tenkit etmek cihetine gitmişlerdir. Hâlbuki insanlık âlemine baksalar her din ve sistemde zamanla farklı yorumların ortaya çıktığını göreceklerdir. Üstelik bu farklılıklar, genelde çok keskin hatlarla kendini hissettirmektedir. Mesela, Hıristiyanlıktaki mezhepler âdeta farklı birer din haline gelmiştir. Sosyalizmin yorumu Çin’de ve Rusya’da aynı değildir. Laiklik kavramı bizde ve Avrupa’da çok farklı şekillerde yorumlanmakta ve uygulanmaktadır.
[1] Âl- i İmran, 103
[2] Şûra, 13
[3] Muhammed Aclûnî, Keşfu'l-Hafa, Daru İhyai't-Türasi'l-Arabi, Beyrut, 1351 h. I, 64- 66
[4] Abdülvehhab Şarani, Mizanu'l - Kübra, Mustafa El- Bani Matb. 1. baskı. Kahire, 1940, I, 7 ve 25; İbn Abidin, I, 46-47
[5] Aclûnî, I, 65. Hattabi'nin "Fi Ğaribi'l- Hadis" eserinden naklen
[6] Ebu Muhammed Yemeni, Akaidu seles ve's- Sebîne fırka, Tahkik: Muhammed Abdullah Zerban el-Ğamidi, Mektebetu'l- Ulûm ve'l- Hikem, Medine, 1414 h. II, 793-794
[7] Karaman, İslam’ın Işığında Günün Meseleleri, Nesil Yay. 1988, II, 686 ve 716
[8] Dârimî, Nikâh, 11
[9] Bkz. İsra, 23
[10] Nursi, Sözler, s. 486
[11] Şarani, I, 84
[12] İbn Abidin, I, 47
[13] Şarani, I, 41
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.