Mustafa ORAL

Mustafa ORAL

Risale-i Nur’un çizgisinde bir kalem

A+A-

Zübeyde Meryem Şakar gelecek vaad eden yazarlardan. Erzurum-Pasinler’de (Hasankale) dünyaya geldi. İmam Hatip Lisesinden sonra hafızlık eğitimi aldı. İlahiyat Fakültesini Uludağ Üniversitesinde tamamladı.

Atatürk Üniversitesinde “Kur’an’ın Cem’inde ve Devamında Hafızlığın Yeri ve Rolü” isimli tezi ile yüksek lisansını tamamladı. Atatürk Üniversitesinde Tefsir sahasında doktora eğitimine devam etmektedir.

Çeşitli kurumlarda eğitimcilik ve din görevlisi vazifesinde bulundu. Risale-i Nur’dan beslenen yazar çeşitli internet sitelerinde ve sosyal medyada yazmaya devam ediyor. Kısa süre önce Uludaz Yayınlarından çıkan editörlüğünü yaptığım iki kitabı ile okurlarını tekrar selamladı. “İffet Çiçeği Hz. Aişe: İFK”, “Sadırdan Satıra Aşk: Hafızlık.” 

İffet Çiçeği Hz. Aişe: İFK

“İffet Çiçeği Aişe: İFK” kitabı 216 sayfadan oluşuyor. Şakar kitabını belgesel roman tarzında şiirsel bir üslupla kaleme almış. Bir akademisyen olmasına rağmen sözü yormadan, yıpratmadan, uzatmadan, gerektiği kadar ve gerektiği üslupta söylüyor.

Son yıllarda kadınlar sokaklardan ve iş hayatından sonra bunların uzantısı olarak medyada, özellikle de sosyal medyada çok fazla görünür oldu. Bu beraberinde birçok yozlaşmayı ve tartışmaları gündeme getirdi. Tesettürün örtmediği, tam tersine kadınlığı daha fazla ortaya çıkardığı görüntüler sokakta ve medyada görünmeye başladı. Bunun temelinde Hz. Aişe gibi iffet timsali kadınların hayatlarının gerçek anlamda bilinmemesi var.

Şakar bu görüntülerden hareketle bizi tarih içinde bir yolculuğa çıkarıyor, İffet timsali Hz. Aişe’nin dünyasına misafir ediyor.  İFK hadisesini merkeze alan kitabında Risale-i Nur’daki usul, uslüb ve esasları dikkate alarak çağımızda genelde kadına, özelde de Hz. Aişe gibi mümin kadına yakışan iffetli ve izzetli bir hayatın nasıl olması gerektiğini gösteriyor. Her mümin hanımın bilhassa hayat şartları gereği dışarıda erkeklerle birlikte çalışmak zorunda kalan kadınların muhakkak okuması gereken bir kitap.

Arka kapak yazısı kitabın üslubu ve içeriği hakkında bizleri ipucu veriyor.

“İfk, en büyük günahlardan sayılan, masum, temiz bir kadına iftira etmek.  İfk, en kötü söz, en çirkin yalan, en büyük iftira… Haset duygusunun en zehirli meyvesi. Dağlar ağırlığınca bir imtihan ve tahammül süreci. Nemrudî bir yangının ortasında kalan, Nuh tufanına denk gözyaşı döken, ciğerlerinin yangınından gözyaşları kuruyan Hz. Aişe ve onunla aynı acıları yaşayan Hz. Muhammed ile Hz. Safvan.

Yaralanmış kalpler birlikte çarpıyordu Medine sokaklarında! Mescid-i Nebevi bir hüzün evi olmuştu. Sema, gözyaşıyla yıkıyordu Kâbe’yi. Kâinat nefesini tutmuştu. Her şey sus pus olmuştu. Aişe sabretmişti… Sabırla bekleyişin, isyan etmeyişin, tevekkülün, teslimiyetin, gözyaşının, duanın ardından ilahi ferman ile masumiyeti ilan edilmişti. Değil mi ki mazlumun, yüreği susamışın sahibi Allah’tı. Tuzak kuranların tuzağını boşa çıkaran, kulunu iftira edenlerden beri tutan Allah’tı.

Aişe iffet çiçeğiydi. Sedefinde saklı inciydi.  Kokusunu ebediyete kadar taşıyacak ayetler vardı şimdi. Allah sabredenlerle beraberdi. Tevekkül edene Allah yeterdi.”

1-081.jpg

Sadırdan Satıra Aşk: Hafızlık

“Sadırdan Satıra Aşk: Hafızlık” kitabı 272 sayfadan oluşuyor.

Şakar kitabını İlahi vahyin zirvesi olan, tarih boyunca belagat ve fesahatiyle en meşhur ve maharetli edip ve şairleri önünde secde ettiren, en güzel kelamullah olan  Kur'an'ın öğrenme ve öğretilmesine ve  onun hıfzına gönül verenlere, onu hayatının her anında yaşayanlara, ömrünün en güzel yıllarını hafızlık çalışmasına ayıranlara, hafızlığa iştiyak duyanlara, evladını hafız yetiştirmek isteyenlere, hafız talebe yetiştiren tüm insanlara, tüm Kur'an sevdalılarına ve âşıklarına, eti kemiği adeta Kur'anlaşanlara, Kur'an'ı satırdan evvel sadrına nakşedenlere ithaf ediyor.

Şakar kitabında Kur’an’ın nazil olduğu günden başlamak üzere hafızlığın ilk adımlarını ve hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini, Kur'an'ın mushaf haline getirilmesinde yani  cem'inde hafızların oynadığı rolü, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabının hafızlığa verdiği önemi, hafızlık yapmanın ve Kur'an okumanın usûl ve esaslarını, dinimizin Kur'an okumaya, öğretmeye, öğrenmeye ve onu hıfz etmeye verdiği değeri ve tarih boyunca hafızların nasıl yetiştiği ve yetiştirildiği konularına değiniyor. Kitap bu konulara ilgi duyanlara yol gösterici bir rehber ve Kur’an meşalesi için bir şem’a olma özelliğini taşıyor.

Kendisi de hafızlık eğitimi alan Şakar, Kur’an’ı öğrenme, öğretme ve ezberletme arzusuyla dopdolu bir ruh haleti ile kitabını kaleme almış. Kur’an’ı gerek anlam gerekse söz olarak sadırda, sinede muhafaza etmeninin zor olduğu bir dönemde, yani günümüzde hâlâ Kur’an’ı söz ve anlam olarak ezberlemenin ve korumanın mümkün olduğunu gösteriyor. Gerçekten de kısa süreleri bile ezberlemekte zorlandığımız bu ahirzaman günlerinde, inzal olduğu günden beri Kur’an’ı ezberlemek ve manasını korumak için gösterilen gayreti gördükçe kendimizden, tembelliğimizden utanıyoruz. Şakar’ın kitabını okuduktan sonra silkeleniyor, “Ben de Kur’an’ı ezberleyebilirim. En azından namaz sureleri ile Yasin, Tebareke, Amme gibi günlük hayatta virde dönüştürebileceğim sureleri ezberleyebilirim.” duygusuna kapılıyoruz.

Zübeyde Meryem Şakar’ın her iki kitabı da alanında büyük bir boşluğu dolduruyor. Kitaba ilginin her gün biraz daha düştüğü bu günlerde yazarların ve yayınevlerinin okur desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacı oluyor. Yazarın kitaplarını edinmek isteyen okurlar aşağıdaki iletişim adreslerinden ulaşabilirler.

2-066.jpg

zubeydemeryemsakar@gmail.com
www.instagram.com/zubeydemeryemsakar/
https://www.facebook.com/zubeydemeryems

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum