Mehmet SILAY

Mehmet SILAY

Yazarın Tüm Yazıları >

Nureddin Topçu'dan önemli tavsiyeler

A+A-

“Bir toplumda en önemli ve öncelikli olan eğitim sorunudur.

Türkiye’de eğitim sisteminde katılımcılık yok, dayatmacılık vardır. Bu haliyle eğitim sistemimizin tamir edilecek bir yanı yoktur.

Eğer bir toplumda öğretmen ihtiyaçlara ve ekmek parasına mahkûm edilmişse yani horlanmış ve aşağılanmışsa o toplumun ilerlemesi ve kalkınması mümkün değildir.”

***

“Kötü bir insan mı gördünüz?

Bilin ki: O cahildir, bilmiyor.

Ancak cehalet, Hasm-ı haktır!”

***

“Gençlerde sorumluluk duygusu olgunluğa ve kişisel tekâmüle götürür.

Kendi varlık sebebini düşünmemiş, niçin yaratıldığını düşünmemiş gençler boşluktadır, bunalımdadır. Kurtarıcısını da dışardan bekler.

Hür insan düşünen ve üreten insandır.

Kur’anı çok okuyor ama az düşünüyoruz.

Hürriyetimizin kaynağı tefekkür yani düşünmektir.

Düşünmesini bilen insanlar toplumun gündemini belirler.

Düşünenlerin dünya ve ahiret anlayışı genişler.

İdealsiz nesillerin bütün hayatı zalimi övmek ve mazlumu dövmekle heba olmuştur.

Gençlerde kişisel tekâmül metotlu düşünmekle mümkün olacaktır.

Yüksek bir gayesi ve gayreti olan idealist gençler mutlaka millete hizmette hedefe ulaşırlar. Peşlerinden gelen nesillere güzel örnek olurlar ve Allahın sevgisini kazanırlar.

İslam inancı, İslam ahlakı ve İslam tarihini öncelikli alan uyanışlara ve medeniyet projelerine muhtacız.”

***

“Avrupalıyı taklide tenezzül etmek, Batıya yönelmek kendini inkâr etmektir.

İnsanlığın ilkel haline dönüş merakı Avrupalılara aittir.

Din cemiyet için kuvvet kaynağıdır. İlimden felsefeye, ahlaka ve nihayet dine yükselmemiz lazım.

Bu yürüyüş hasta ve şaşkın neslimizi Allaha götüren yolda yeniden canlandıracaktır.”

***

“Tarih, bir milletin hafızasıdır. Geçmişin bilgisi şuurumuzu oluşturur.

Mazinin bittiği yerde millet biter.

Mazisi olmayan insanlar ümitsizdir, sevgisizdir, kuvvetsizdir.

Millet tarihinden ibarettir.

Milleti tarihinden sıyırın, geriye insan sürüsü kalır.

Soysuzlaşma bir şahsiyet hastalığıdır.

Nesilleri ecdadından uzaklaştırmak isteyenler, onları soysuzlaştırmaya iten millet hainleridir. 

Bizim tarihimizin yapısında ise Malazgirt Meydanında, Hayber’de parlayan kılıç vardır.

Türkiye’de ısmarlama tarih kitapları kronoloji ve vak’a ezberciliğinden ibaret olmuştur.

Bu tarih eğitiminde analitik düşünce yoktur. Türk milli eğitiminde tarih, gençlere ortaçağda öğretildiği şekilde öğretilmektedir. Bu tarz eğitim masalcı ve efsaneci zihinler üretir.

Bizdeki tarihçilik, nakilcilikten ibarettir.

Methiyecilik son bulmalıdır. Çünkü tarih, övünmek veya dövünmek için değil, ders almak içindir.

Bir dönemi yüceltmeye gayret eden yalan tarih yazarlarının yalanlarının da ortaya çıkarılması gerekir.

İnsanlar iradeleriyle bir işe azmettiklerinde mazilerindeki hadiseler benzer şekilde tekrar yaşatılabiliyor.”

***

“İstiklal mahkemeleri dürüst bir kalem tarafından mutlaka açıklanmalı ve aydınlanmalıdır.

İstiklal mahkemelerinin maksadı, fonksiyonu ve akıbeti millete açıklanmalıdır.

Zulme karsı Hüseyin Cahit ve Kara Vasıf, dönemin unutulması mümkün olmayan kahramanlarıdır. Cahid’e göre Cumhuriyet kurtuluşu getirmez ve tek partili demokrasi olmaz.

İstiklal mahkemesinde hâkim yoktur eşkıya vardır.

27 Mayıs 1960 Darbesinde Başbakan asanlar, İstiklal mahkemesi yanında yunmuş yıkanmıştır. Fakat Hüseyin Cahit CHP’ye satıldı ve kayboldu. Ebuzziya Velid ise namuslu bir fikir mücahidiydi. İstiklal mahkemesince yıllarca sürgün cezası yedi.

Cumhuriyet dönemindeki idamlar ve İstiklal mahkemeleri mutlaka yazılmalıdır. Türk’üyle Kürd’üyle Doğunun çocukları bunu mutlaka deşeleyecekler.

Çünkü Atatürk çoluk-çocuk on bin civarında bir nüfus kesti.

Tarih hayat kaynağıdır. Oradaki şahsiyetlerde gençliğe kıvılcımlar vardır. Unutmayın ki ölüler bizi yaşatıyor.

Tek cümleyle t, hayat kaynağıdır ve unutmayın ki, ölüler bizi yaşatıyor.

Yurtseverler de velilerin arkasından gelen kahramanlardır.”

***

Nihayet, Nureddin Topçu yüreğindeki “Umut Nesli”ni şöyle tarif ediyor:

“...Yarınki Türkiye’nin kurucuları; yaşama zevkini bırakıp, yaşatma aşkına gönül veren, sabırlı ve azimli fakat gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan ruh cephesinin maden işçileri olacaktır!

Bu ruh emekçisinin ilk ve esaslı işi insan yetiştirmektir!

Hünerleri fedakârlık olan bu gençler, hizmetlerinin mükafatını hizmet ettiği insanlardan beklemeyecekler.

Sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyecekler!”

Kaynak: Nureddin Topçu-Fikir Dünyamızın Yıldızlarından- Mehmet Sılay- Düşün Yayınları-2010

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum