Muhammed Numan ÖZEL
Risale-i Nur’u İtibarsızlaştırma Planları-3
FERÂSET-İ İMANİYE İLE BAKMAK ZORUNDAYIZ!
Risale-i Nur’u anlamak, kelimelerin ötesine geçip niyetleri, maksatları ve ruhları okumakla mümkündür. Bugün “tahrifat” diye tutuşturulan birkaç kelime meselesi, eğer gerçekten ilmî bir hassasiyet olsaydı, çoktan akademik platformlarda tartışılır, karşı delillerle cevaplanır ve kapanırdı. Fakat aynı iddia, yıllardır aynı kişilerce, aynı üslupla, aynı sosyal medya hesaplarından pompalanmaya devam ediyor. Bu ısrar, artık bir tenkit değil; sistematik bir algı operasyonunun parçası hâline gelmiştir. Nasıl ki Şiâ-Sünni-Vehhâbi meselesi kıyamete kadar kapanmayacak devam edecekse bu bir tür iç hesaplaşma ve manevi kan davası haline gelen meseleler devam edecektir.
Hakikatın kuvve-i maneviyesini kıracak bir şüpheyi hizmet-i imâniyenin içine atmak, büyük bir cinayettir.
İşte bu şüpheler, külliyatın bütününe değil, küçük nüsha farklarına odaklanarak atılıyor. Sanki bu kelimeler insanların imanına kuvvet verecek, imanı inkişaf ettirecek kelimeler. Bu tahrifkar güruhun herzelerine bakıyorum en küçük bir kelime farkı bulsalar mal bulmuş mağribî gibi tahrif borozanı öttürme peşindeler. Çok yazık ya kullanılıyor ya da satılmış ya da ihanet içindeler bunlar.
Risale-i Nur’un bütününe dokunmak çok risklidir. Kur’ân-ı Kerim’in bir tefsiri olan esere açıktan hücum edenleri bu millet affetmez de unutmaz da. Ama “içeriden” gelen, “biz de Nurcuyuz” diyen, “metin hassasiyeti” kisvesi altında şüphe tohumu eken bir anlayış yani hizb çok daha sinsi ve etkili oluyor Risale-i Nur Külliyatı’na güvenleri sarsmak için.
Bu tür ithamları gündemde tutanların ortak özellikleri dikkat çekicidir: Çoğu, Risale-i Nur’u baştan sona tahkikî okumamış, sadece seçilmiş birkaç paragrafı bağlamından kopararak paylaşan kişilerdir.
Bazıları, Risale-i Nur’u övmekle başlar, sonra “ama şu yerde şöyle bir fark var” diye şüphe kapısını aralar. Bu, klasik “zehirli bal” taktiğidir: Önce güven kazan, sonra zehri yavaşça damlat.
Pek çoğu, ehl-i sünnet çizgisini aşan, selefî-vahhâbî damar taşıyan veya aşırı akılcı-modernist, ırkçı yaklaşımlara meyilli zihniyetlerdir. Risale-i Nur’un Kur’ân-ı Kerim'in manevi i’cazına dayalı, akıl-kalp bütünlüğünde denge kuran üslubu, onların dar kalıplarına sığmaz. Bu yüzden rahatsız olurlar.
En tehlikelisi: Bazıları, Risale-i Nur’u siyasî veya mezhebî bir kalıba sıkıştırmaya çalışır. “Şu grup şöyle yapıyor, o yüzden tahrif var” diyerek, eserin kendisini değil, okuyanları hedef alır. Bu, dolaylı yoldan külliyatı itibarsızlaştırmaktır. Yani yapılan yanlışları göz önüne sererek hizmet-i nuriyenin güvenliğini yıkmaya çalışırlar.
Ehl-i bid’a: “Zahiren dindar, ehl-i bid'adan bazı şöhretli zâtları gösterip; "Biz de müslümanız, din yalnız Said'in mesleğine mahsus değil"[1] dedikleri gibi Nurculuk içine bir şekilde girmiş veya sokulmuş bazı mihraklar niyetleri ne olursa olsun metne ve hizmete şaibeye sebep olacak şeyleri tervic ediyorlar. Hakikatleri kendi heveslerine göre tevil ederek küçük kelime farkları “tahrif” diye büyütülüyor. Halbuki Üstâd’ın izniyle yapılan tashihler, emanet ve mesuliyet çerçevesinde, hakikati korumak içindir.
Bunları tahrifat borozanı çalarken tahrifat nedir diye sorsak net bir cevap veremezler. Çünkü bilmiyorlar ki cevap versinler. Kulaklarına üflenen şeyleri konuşur dururlar sadece. İşin diğer vechiyse nasıl ki Vehhabiler tekfir damarından yürüyorsa aynen bu zihniyet de inhisar ve tekfir yolunda adım adım hatveliyor.
Bir şeyin özünü, doğruluğunu veya aslını tahrip etmek, bozmak manalarına gelmektedir “tahrifat.”
Tahrifat, kasıtlı ve zarar verici bir bozma eylemidir. Eğer bir değişiklik maslahat, tedbir veya orijinal metnin ruhuna uygun ise "tahrifat" değil, "tashih" veya "tasarruf" sayılır. Risale-i Nur Külliyatı için bu ayrım çok önemlidir; iddialar genellikle ferâset ve bütünlük içinde değerlendirilir.
Hâlbuki tahrif iki manada ele alabiliriz
Lafzî tahrif: Kelimelerin doğrudan değiştirilmesi.
Ma'nevî tahrif: Anlamın yorumlama yoluyla çarpıtılması. Yani siyak ve sibah bağlamından koparılıp cımbızlanarak kendi yüklediği anlamlarla çarpıtmaktır.
Mesela “Kürdistan” kelimesinin bazı nüshalarda “Vilâyet-i Şarkiye” veya “Şark vilayetleri” şeklinde değiştirilmesi üzerinden yıllardır gürültü çıkarılıyor.
Bu, dönemin siyasî baskı ve yasaklarına karşı bir tedbirdir. Esas hakikati bozmaz. Risale-i Nur’da “Kürt” ve “Kürdistan” tabirleri hâlâ yüzlerce yerde aynen durmaktadır. Bu, tahrif değil; hikmet ve maslahattır.
Bu kelimeyi bahane ederek bütün külliyatı zan altında bırakmak, bir desiseden başka nedir? Pire için yorgan yakmak meselesi gibi. Yaklaşık 1.500.000 kelimelik bir külliyatta, toplamda birkaç yüz kelimelik farkı “tahrifat” diye yansıtmak, niyetin ilmî olmadığının en bâriz göstergesi değil midir?
“Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanı kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.”[2]
Risale-i Nur, bu vazifeyi hakkıyla yapan bir Kur’ân-ı Kerim'in tefsiridir. Ona yöneltilen şüpheler, ne kadar “metin hassasiyeti” perdesine bürünürse bürünsün, eğer niyeti bozmak ve tesiri kırmaksa, Üstâd’ın tabiriyle “gizli ifsâd komitesi”nin bir uzantısıdır. Bu çığırtkanlık ne kadar iman ve Kur'an’a hizmet ediyor düşünmek gerekmez mi?
Bizlere düşen:
- Külliyatı bütün hâlinde okumak,
- Niyetleri ve ruhları ferâsetle ayırt etmek,
- İhlâs ve uhuvvetle hizmete devam etmek,
- Şüphe bombalarına kapılmadan, hakikatin nuruyla yolumuza bakmaktır.
Çünkü Risale-i Nur, bir kelimeye değil; bir külliyata, bir hataya değil; bir hakikate dayanır. O hakikat ise, Kur’ân’ın ebedî nurudur.
Sadece doğruları konuşmak önemlidir ama yer, zaman, mekân gibi diğer etkenler o doğruyu değerli kılar. Mizan ve muvazene çok önemlidir bu hususta da.
Risale-i Nur’u itibarsızlaştırma planları
1: https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-risale-i-nuru-itibarsizlastirma-planlari-28490yy.htm
Tahrifat mı Nüsha Farklılıkları mı? https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-tahrifat-mi-nusha-farkliliklari-mi-26908yy.htm
Türkiye'de Risale-i Nur Hizmetleri https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-turkiyede-risale-i-nur-hizmetleri-26874yy.htm
Türkiye'de Nurculuk https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-turkiyede-nurculuk-26845yy.htm
Dünyada Risale-i Nur Hizmetleri https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-dunyada-risale-i-nur-hizmetleri-26828yy.htm
Risale-i Nur’a ve Bediüzzaman'a Sataşmalarhttps://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-risale-i-nura-ve-bediuzzamana-satasmalar-26699yy.htm
Nifak ve Şikakın Neticeleri
https://www.risalehaber.com/nifak-ve-sikakin-neticeleri-25031yy.htm
Neşriyat Hizmetinin Önemi
https://www.risalehaber.com/muhammed-numan-ozel-nesriyat-hizmetinin-onemi-25018yy.htm
Bu ve emsâli yazılarım için diğer yazılarımdan bakılabilir.
Cenâb-ı Hak bizleri Kur’ân ve Sünnet’e sıdk u sadâkatle bağlı, Risale-i Nur’un gösterdiği istikametten şaşmayan, hak namına bâtıla alet olmayan, bu dehşetli ifsâd cereyanının şüphelerinden muhafaza edilmiş kullarından eylesin. Basiret-i imaniyemizi ziyadeleştirsin. Âmin.
Selâm ve duâ ile.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.