Mehmet Selim MARDİN
Meşrutiyet Döneminde Bediüzzaman Hakkında Basında Çıkan Yazılar (4)
İKDÂM /AHMED CEVDET ORAN, EDHEM İZZET [BENİCE]/ 20.02.1919
Sahibi ve başyazarı Ahmet Cevdet Oran olan İkdam gazetesi 20.02.1919 tarihli sayısında Aşağıda görüleceği üzere "Müderrisler Cemiyeti" adıyla bir cemiyet kurulmuştur. Cemiyetin kuruluş amacı; ilmiye sınıfı mensuplarını bir araya getirmek ve memlekette önemli bir güç olan ilmiye sınıfını yeni esaslara uyarak yüceltmektir. Bu temel ilkeyle cemiyetin başarısı şüphe götürmezdir. Tüzüğün temel maddesini gazete haberinden aşağıya yazıyoruz:
Cemiyet-i Müderrisin
Müderrisin ve Mensubîn-i İlmiyenin İçtimaı
Âtide görüleceği üzere "Cemiyet-i Müderrisin" namıyla bir cemiyet teşkil edilmiştir. Cemiyetin maksad-ı teşekkülü mensubîn-i ilmiyeyi bir araya toplamak ve memlekette mühim bir kuvvet olan ilmiyeyi esasat-ı cedideye tebaan i'lâ eylemektir. Bu esasla cemiyetin muvaffakiyeti şüpheye şayan değildir. Nizamname esasını dercediyoruz:
1- Müderrisin ve mensubîn-i ilmiyeden olmak üzere "Cemiyet-i Müderrisin" ünvanıyla bir cemiyet teşkil etmiştir. Selk-i celil-i ilmiye muhib ve diyanet-i İslamiye'ye mu'tekid...
(Fotoğraf altı yazısı): Hürriyet ve İtilaf Fırkası erkanından Cemiyet-i Müderrisin Reisi Mustafa Sabri Efendi
2 — Cemiyetin maksadı:
A- Meslek-i celîl-i tedrîsînin millet-i İslâmiye ve âlem-i medeniyetteki mesâlik-i sâire ile mütenâsib seviye-i ulyâ-i irfâna is'âd etmek için teşebbüsât-ı mukteziyede bulunmak,
B- Ulûm-i İslâmiyeye hakkıyla vâkıf ve fünûn-ı sâireden zamânın ihtiyâcına kâfi mâlûmâtı hâiz ve evsâf-ı ulemâ ile mümtâz talebe-i ulûm yetiştirmekle sarf-ı mesâi etmek,
C- Usûl-i muntazama dâiresinde hakāik-ı dîniye, terbiye ve meâlî-i İslâmiyeyi Müslümanların ruhlarına ifâza, âdâb ve şeâir-i İslâmiyeyi muhâfaza, beynelmüslimîn revâbıt-ı uhuvvetin takviyesiyle tekâfül-i ictimâî ve mesâi-i zâtiyenin inkişâfına kemâl-i azm ve metânetle çalışmak,
D- Müderrisînin hukūk ve menâfiini, sıyânet, refahlarını tâmin husûsuna bezl-i makdûret etmektir.
3 — Cemiyet bilcümle muâmelâtında ifrat ve tefritten mücânibetle mûtidilâne bir meslek ta'kib eder.
4 — Cemiyet kâffe-i hukūkunu muhâfaza etmekle beraber makāsıd-ı siyâsiye ta'kib etmeyecektir. Fakat efrâd kanâat-ı vicdâniyeleri dâiresinde fırak-ı siyâsiyeye duhulde serbesttir.
Heyet-i İdaresi
- Reis-i Evvel: Tokatlı Mustafa Sabri Efendi
- Reis-i Sani: İskilipli Muhammed Atıf Efendi
- Katib-i Umumi: Ermenekli Saffet Efendi
- Aza: Eşref Efendizade Şevket, Bediüzzaman Said, Düzceli Zahid, Manisalı Mustafa, Seydişehirli Hasan Fehmi, Asitaneli Abdullah, Sinoplu Muhammed Emin Efendiler.
Günümüz Türkçesine Çevirisi
Cemiyet-i Müderrisîn ve İlmiye Mensuplarının Toplantısı
Aşağıda görüleceği üzere "Cemiyet-i Müderrisîn" adıyla bir cemiyet kurulmuştur. Cemiyetin kuruluş amacı; ilim adamlarını bir araya toplamak ve memlekette önemli bir güç olan ilmiye sınıfını, yeni esaslara dayanarak yüceltmektir. Bu temel prensiple cemiyetin başarılı olacağından şüphe duyulmamalıdır. Tüzük esaslarını aşağıya ekliyoruz:
1- Müderrislerden ve ilim dünyasına mensup kişilerden oluşmak üzere "Cemiyet-i Müderrisîn" unvanıyla bir cemiyet kurulmuştur. Bu cemiyet, yüce ilim yolunu seven ve İslam dinine inanan kişilerden oluşur...
(Fotoğraf Altı Yazısı): Hürriyet ve İtilaf Fırkası ileri gelenlerinden, Cemiyet-i Müderrisîn Başkanı Mustafa Sabri Efendi.
2 — Cemiyetin Amacı:
- A- Yüce eğitim ve öğretim mesleğini, İslam milleti ve medeniyet dünyasındaki diğer mesleklerle orantılı bir şekilde en yüksek bilgi ve kültür seviyesine çıkarmak için gerekli girişimlerde bulunmak.
- B- İslami ilimlere tam anlamıyla hakim, diğer fen bilimlerinden ise zamanın ihtiyacını karşılayacak kadar bilgi sahibi olan ve alimlik vasıflarıyla seçkinleşen ilim öğrencileri yetiştirmek için çaba sarf etmek.
- C- Düzenli yöntemler çerçevesinde dini gerçekleri, İslami terbiyeyi ve yüce değerleri Müslümanların ruhlarına aşılamak; İslam adabını ve sembollerini korumak; Müslümanlar arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirerek toplumsal dayanışmanın ve kişisel gayretlerin gelişmesi için büyük bir azim ve kararlılıkla çalışmak.
- D- Müderrislerin (hocaların) hak ve çıkarlarını korumak, onların refahlarını sağlamak için elinden gelen tüm gücü harcamaktır.
3 — Cemiyet, tüm iş ve işlemlerinde aşırılıklardan (ifrat ve tefritten) kaçınarak ılımlı bir yol izler.
4 — Cemiyet bütün haklarını korumakla birlikte, siyasi bir amaç gütmeyecektir. Ancak üyeler, kendi vicdani kanaatleri doğrultusunda siyasi partilere girmekte serbesttirler.
Yönetim Kurulu (Heyet-i İdaresi)
- Birinci Başkan: Tokatlı Mustafa Sabri Efendi
- İkinci Başkan: İskilipli Muhammed Atıf Efendi
- Genel Sekreter: Ermenekli Saffet Efendi
- Üyeler: Eşref Efendizade Şevket, Bediüzzaman Said (Nursi), Düzceli Zahid (Kevseri), Manisalı Mustafa, Seydişehirli Hasan Fehmi, Astaneli Abdullah, Sinoplu Muhammed Emin Efendiler.
Cemiyet-i Müderrisin (Müderrisler Cemiyeti), Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, özellikle mütareke yıllarında (1919) İstanbul’da kurulan, dönemin en yüksek seviyeli din alimlerini ve akademisyenlerini (müderrislerini) bünyesinde toplayan bir kuruluştur.
Paylaştığımız gazete haberinde bu cemiyetin yönetim kadrosuna ait tarihi bir belgedir.
Cemiyet Hakkında Temel Bilgiler
Kuruluş Tarihi 15 Şubat 1919 olan cemiyetin merkezi İstanbul (Fatih Camii Medresesi) idi.
Cemiyetin temel gayesi İlmiye sınıfının (din alimlerinin) haklarını savunmak, medreselerin ıslahı (modernleşmesi) için çalışmak ve halkın dini duygularını doğru yönlendirmek.
Kurulmasından kısa bir süre sonra (Kasım 1919), cemiyet ismini değiştirerek daha geniş bir kapsamla Teali-i İslam Cemiyeti adını almıştır.
Öne Çıkan İsimler ve Akıbetleri
Cemiyetin yönetiminde Cumhuriyet tarihinin çok tartışılan ve bilinen isimleri bir aradadır:
- Mustafa Sabri Efendi: Eski Şeyhülislam. Milli Mücadele'ye muhalif bir tutum takınmış ve daha sonra Mısır'a gitmiştir.
- İskilipli Atıf Hoca: Cemiyetin ikinci başkanıdır. Daha sonra "Şapka İnkılabı"na muhalefet suçlamasıyla yargılanmış ve idam edilmiştir.
- Bediüzzaman Said Nursi: Cemiyetin kurucu üyelerindendir. Ancak cemiyetin siyasi çizgisinin sertleşmesi ve Milli Mücadele’ye bakış açısındaki farklılıklar nedeniyle bir süre sonra aktif çalışmalarından ayrılmıştır.
Cemiyetin Tarihi Rolü
Cemiyet-i Müderrisin, özellikle Kurtuluş Savaşı döneminde İstanbul Hükümeti taraftarı bir politika izlemiştir. Cemiyetin adı, Kuvâ-yı Milliye aleyhine hazırlanan bazı bildirilerle anılmış olsa da; Said Nursi gibi bazı üyelerin bu bildirilere imza atmadığı ve Anadolu hareketini desteklediği tarihi bir gerçektir.
Bu cemiyetin, o dönemde dini eğitimin zirvesindeki isimleri nasıl bir araya getirdiğini göstermesi açısından eşsiz bir vesikadır.
KÜRD TEAVÜN VE TERAKKİ GAZETESİ/ SÜLEYMÂNİYELİ TEVFİK/ 23.01.1909
Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi, 1908 yılında İstanbul'da kurulan Kürd Teavün ve Terakki Cemiyeti'nin yayın organı olarak çıkan, Kürt basın tarihinin ilk legal ve ikinci gazetesi (Kürdistan'dan sonra) olma özelliğini taşıyan yayındır. II. Meşrutiyet döneminde, meşrutiyet yanlısı ve Osmanlılık kimliği vurgulu bir politika izleyen gazete, yaklaşık bir yıl sonra İttihat ve Terakki yönetimi tarafından kapatılmıştır. 23.01.1909 tarihli sayısında Bediüzzaman Said Nursi’nin eğitim projesi ile ilgili görüşlerine gazetede bir makale içinde yer verilmiştir.
Bediüzzaman Molla Said Kürdî’nin dahi fikrine iktifâ ederek şurasını da beyan edeyim ki icray-ı hüsn-i telkinat için ihtiyatlı davranmalı, silk-i askeriyeye duhul edenleri askerlikte daire-i maarife almalı, küçüklerde Türkçe tahsil-i iptidai heveslerini uyandırmalı... müteneffizane, mütehayyirane eşraf-ı beldeye fevaid-i lamahasay-ı maarifi hüsn-i tefhim etmeli. İşte bu sayede evlad-ı ekrâd nimet-i maarifin kadrini anladılar ve selamelerinden...
Günümüz Türkçesine Sadeleştirme
Bediüzzaman Molla Said Kürdi'nin de fikrine uyarak şunları ifade edeyim ki; telkinlerin güzel bir şekilde uygulanması için ihtiyatlı (tedbirli) davranılmalıdır. Askerlik mesleğine girenler, askerlik süresince eğitim dairesine (kapsamına) alınmalı; küçük çocuklarda Türkçe ilköğrenim görme hevesi uyandırılmalıdır. Bölgenin etkili isimlerine ve ileri gelenlerine eğitimin dokunulabilir (müşahhas) faydaları en güzel şekilde anlatılmalıdır. İşte bu sayede Kürtlerin çocukları eğitim nimetinin değerini anladılar ve selametlerine...
TANİN / 20.01.1909/ HÜSEYİN KÂZIM [KADRİ] , TEVFİK FİKRET , HÜSEYİN CAHİD [YALÇIN]
Tanin, II. Meşrutiyet'ten sonra 1908 yılında İstanbul'da yayınlanan ve Hüseyin Cahit tarafından çıkarılan İttihatçı bir gazete. 20.01.1909 tarihli nüshasında Bediüzzaman Said Nursi’nin Beyazıt camiinde yapacağı konuşmayı haberleştirerek ilan etmiş. Bu haberden Bediüzzaman’ın Beyazıt camiinde iman eksenli konuşmalar yaptığını öğreniyoruz. İleride imana yapılacak saldırıları hissedip hazırlık içerisinde olduğunu gözlemleyebiliriz.
Gazete metini:
"Bu akşam ba'de'l-işâ Bayezid Câmi-i Şerîfi avlusunda cemiyet-i ilmiyye âzasından dâhî-i müşkil-küşâ Bediüzzaman Molla Said-i Kürdî Hazretleri edille-i ma'rifet-i Sânie dâir îrâd-ı makālât ve hall-i müşkilât eyleyecekleri umûma i'lân olunur."
Günümüz Türkçesi ile Anlamı
"Bu akşam yatsı namazından sonra Bayezid Camii avlusunda, ilim cemiyeti üyelerinden, zor meseleleri çözen dâhi Bediüzzaman Molla Said-i Kürdî Hazretlerinin, Allah’ın marifet delillerine dair konuşmalar yapacağı ve zor soruları cevaplandıracağı herkese ilan olunur."
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.