Mehmet Selim MARDİN

Mehmet Selim MARDİN

Meşrutiyet Döneminde Bediüzzaman Hakkında Basında Çıkan Yazılar (2)

İRŞADÜ'L-MÜSLİMÎN / BANDIRMALI AHMED HİLMİ /24.08.1918

Bandırmalı Ahmed Hilmi Efendi tarafından çıkarılan İrşâdü’l-Müslimîn mecmuası Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e geçiş sürecinde dini ve ahlaki eğitimin halka ulaştırılmasında önemli bir yere sahiptir. Derginin 24.08.1918 tarihli beşinci sayısında Dârü’l-hikmeti’l-İslâmiyye akademisine yapılan atamaları duyurmuştur.

x1.pngx2.png

Metnin başında Said Nursi'den (Kürdi) bahsedilmektedir.

"Bediüzzaman Kürdi Said Efendiler ve Baş Kitabetinde Darü'l-Hilafe el-Aliye müderrisi edebiyat-ı Türkiye müderrisi ve Sebilürreşad baş muharriri Mehmed Akif Beyefendi tayin buyurulmuşlardır."

Tayin (Alt Başlık Altındakiler):

"Darü'l-Hilafe el-Aliye Medresesi ibtida-i dahil müdür-i umumiliğine Fatih Camii Şerifi mücazlarından (icazetlilerinden) ve erbab-ı faziletten Erzurumlu Mehmed Akif Efendi tayin buyurulmuştur."

"Darü'l-Hikmetü'l-İslamiye riyaseti vekaletine Fetva Emini Ali Rıza Efendi Hazretleri tayin kılınmıştır."

"Medrese-i Süleymaniye müdür-i umumiliğine ibtida-i dahil müdür-i umumisi İsmail Hakkı Bey tayin kılınmıştır."

TÜRKİYE / ALİ HAYDAR / 19.11.1910

Türkiye yayıncılık tarihinde Ali Haydar Midhat tarafından çıkarılan Türkiye dergisi, özellikle II. Meşrutiyet dönemi fikir hayatında kritik bir yere sahiptir.

Derginin 19.11.1910 tarihli sayısında Bediüzzaman’ın Eğitim ile ilgili faaliyetlerinden sitayişle bahsedilmiştir.

x3.pngx4.png

Dergide geçen metnin okunuşu ve açıklamalı hali :

— Kürt Kulüpleri —

Kürt kulüpleri tarafından ittihaz edilen (alınan) tedabirden (tedbirlerden) netayic-i hasene (güzel sonuçlar) istihsal edilmektedir (elde edilmektedir).

İşte bu kabilden olmak üzere küşat edilen (açılan) mekteplerde Gazete okuyacak, hesap ve akaid-i diniyeyi (dini inanç esaslarını) bilecek derecede talebe yetiştirilmektedir.

Bediüzzaman Said-i Kürdi Hazretleri ki ilan-ı meşrutiyette fevkalade yararlıkları görülmüştü. Şimdi aşiret aşiret, aşiret dolaşarak; ahkam-ı meşrutiyeti, hürriyet ve hukuk-u umumiyemizin suret-i müdafaasını, maarifet lüzumunu telkin etmektedir.

TASVİR-İ EFKAR / EBUZZİYA TEVFİK 22.02.1920

Tasvir-i Efkâr ve Ebüzziya Tevfik arasındaki ilişki, Türk basın tarihinin en güçlü ve uzun soluklu iş birliklerinden biridir. Ebüzziya Tevfik, bu gazeteyi sadece bir haber kaynağı olmaktan çıkarıp, adeta bir kültür ve sanat akademisine dönüştüren isimdir.

Tasvir-i Efkâr 22.02.1920 tarihli nüshasında Şerif Paşa'nın Maceracı Girişimlerine Karşı Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin Açıklamasına yer vermiştir. Bediüzzaman’ın bu açıklaması aynı zamanda İkdam gazetesi ve Sebilürreşad dergisinde de yayınlanmıştı.

x5.pngx6.png

Şerif Paşa'nın Teşebbüsat-ı Maceraperestanesine Karşı Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin Beyanatı

"Ahiren şehrimize avdet eylemiş olan afazıl-ı emelden (seçkin kişilerden) Bediüzzaman Said-i Kürdi; Şerif Paşa'nın kendi kendine Kürtlerin murahhası (temsilcisi) süsü vererek Paris'te (Bogos Nubar) Paşa ile el ele vererek bağımsız bir Kürdistan teşkili hakkında ittihaz eylediği kararı külliyen (tamamen) ke-en-lem yekün (hiç olmamış) addederek (sayarak);

Şerif Paşa'nın hiçbir vakit Kürtlerin vekaletini haiz olmadığını (vekillik yetkisine sahip olmadığını) ve Kürt kavminin camia-i İslamiyeden (İslam toplumundan) ayrılmaları imkan dahilinde bulunmadığını beyan etmektedir. Sahib-i hulus ve hamiyet diğer bir Kürt vatandaşımızdan varid olan (gelen) bu makale ber-vech-i zir (aşağıdaki şekilde) telhis olunmuştur (özetlenmiştir):"

Günümüz Türkçesiyle Sadeleştirilmiş Hali

Şerif Paşa'nın Maceracı Girişimlerine Karşı Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin Açıklaması

"Kısa süre önce şehrimize dönen değerli şahsiyetlerden Bediüzzaman Said-i Kürdi; Şerif Paşa'nın Paris'te kendi kendine 'Kürtlerin temsilcisi' süsü verip Bogos Nubar Paşa ile el ele vererek bağımsız bir Kürdistan kurma yönünde aldığı kararı tamamen yok hükmünde saymaktadır.

Bediüzzaman; Şerif Paşa'nın hiçbir zaman Kürtleri temsil etme yetkisine sahip olmadığını ve Kürt milletinin İslam toplumundan ayrılmasının mümkün olmadığını belirtmektedir. Samimi ve vatansever bir diğer Kürt vatandaşımızdan gelen bu yazı aşağıda özetlenmiştir:"

ALEMDAR/ REFİ' CEVAT [ULUNAY], KEMAL, AHMED KADRİ, TÂHİR SAİD/ 10.05.1919

Alemdar, Milli Mücadele yıllarının (1918-1922) en tartışmalı, en sert muhalif ve dönemin tabiriyle "anti-Kemalist" yayınıdır. Refi Cevat Ulunay denilince akla gelen ilk gazetedir.

Bu gazetenin 10.05.1919 sayılı nüshasında Bediüzzaman Said Nursi’nin İçişleri Bakanı Mehmet Şerif Paşayı ziyareti haberleştirilmiş.

x7.pngx8.png

Dahiliye Nazırını Ziyaret Dün sabah memurin ve ricalden birçoğu Daire-i Dahiliyede Nazır Şerif Paşa Hazretlerini ziyaretle arz-ı tebrikat etmişlerdir. Bunlar meyanında Kas

tamonu Valisi Ali Rıza Bey ile Bediüzzaman Şeyh Kürt Said Molla Efendi de dahildir.

ROJ-İ KÜRD/ABDULKERİM / 19.06.1913

Kürt basın ve siyasi tarihinde dönüm noktalarından biri olan Roj-i Kurd (Kürt Güneşi) dergisidir. Bu dergi, Abdülkerim Süreyya Bedirhan (Bedirhan Paşazade Abdülkerim) liderliğinde çıkarılmıştır. Roj-i Kurd, imparatorluğun çok kültürlü yapısı içinde Kürt aydınlanmasını ve kimliğini savunan bir çizgidedir.

x9.pngx10.png

Dergi 19.03.1913 tarihli sayısında Bediüzzaman'ın yazı dilini ve düşünce yapısını edebi bir dille analiz etmektedir.

Mesela, "Ahval-i İçtimaiye"yi okurken muharririnin (yazarının) halet-i ruhiyesini düşünmemek, bilhassa tanıyanlar için mümkün değildir. Necmeddin Efendi; bu şayan-ı ihtiram (saygıdeğer), tam Kürt Hoca için lafızın, zarfın, dalın (kelime yapısının) hiç bir ehemmiyeti yoktur; ehemmiyet yalnız manada, mefhumda, anlatılmak istenilen şeydedir. Cümleler, terkipler arasında rabıta, şeklinde vuzuh (açıklık) onun için düşünülmek bile gerekmeyen maddelerdendir. Makale-i tarihiyesini okuyunuz, "Ahval-i İçtimaiye"sini okuyunuz, onda Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin ruhundan bir nebze his edeceksiniz. O yazılarını, okuyunlar için değil, kendisi düşündüğü için yazar. Muhterem Hoca, kendisi için işte budur, lakayt bir mütefekkirdir.

Günümüz Türkçesi:

  • Örneğin "Toplumsal Haller" (Ahval-i İçtimaiye) yazısını okurken, yazarı tanıyanlar için onun ruh halini düşünmemek imkansızdır.
  • Bu saygıdeğer "Kürt Hoca" için kelimelerin süslü olması veya dilbilgisi kurallarının bir önemi yoktur; onun için önemli olan sadece manadır, kavramdır ve anlatmak istediği öz cevherdir.
  • Cümleler ve tamlamalar arasındaki bağ veya şekili açıklık, onun üzerinde durmaya değer bulmadığı konulardır.
  • Onun tarihsel makalelerini veya toplumsal yazılarını okuduğunuzda, Bediüzzaman Said-i Kürdi'nin ruhundan bir parça hissedeceksiniz. O, yazılarını başkaları okusun diye değil, kendi tefekkürünü kağıda dökmek için yazar. Değerli hoca, işte böyledir; şekle önem vermeyen (lakayt) bir düşünürdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.