Mehmet Asıf IŞIK

Mehmet Asıf IŞIK

Çanakkale O Gün Geçilemedi, Ya Bugün!..

Çanakkale savunması, dünya savaş tarihine altın harflerle yazılmaya sezâ bir zaferdir; Deniz muharebelerinin hiç şüphesiz en şanlısıdır.

Peygamber diliyle örülmüş bu millet, dünyanın en güçlü deniz kuvvetine, en görkemli savaş gemilerine karşı imânıyla ve vatanını koruma azmiyle karşı durmuştu. Millet, büyüğünden küçüğüne, erkeğinden kadınına, askerinden henüz bıyığı terlememiş lise talebesi delikanlılarına kadar tek yürek olup mukaddes vatan toprağına düşman ayağı bastırmamak için, yokluklar içinde imkânsızı başararak emsali görülmemiş bir kahramanlık gösterdi; O kahramanlar canları ve kanları pahasına düşmanı Çanakkale'den geçirmemenin mücadelesini vermiş, mütekebbir ordunun kale emsali gemilerini boğazın derinliklerine gömmüştü.

O günden beri Çanakkale Boğazı'ndan geçen askeri, resmî, sivil, ticaret ve yük gemileri dahil, gönderinde Türk bayrağı dalgalanan bütün deniz vasıtaları Marmara Denizi'ne giriş veya çıkışlarında Çanakkale Boğazı'ndan geçerken "Çanakkale'nin geçilmezliğine " dâir o târihi hâtıraya ve destana hürmeten seyir defterlerine Çanakkale selâmlandı veya Şehitler Yâd Edildi diye yazarlar ve geminin seyrini ilgili mercilere bu mânidar ifadelerle bildirirler.

whatsapp-image-2026-03-18-at-16-17-03.jpeg

Bugün onca şehid ve gâzînin emâneti olan mübârek vatanımızı, aziz milletimizi ve özellikle de istikbâlimiz olan gençliğimizi eğitiminden ekonomiye, kültüründen medeniyetine, târihî şuurundan ahlâkî seviyesine, vatanseverliğinden çalışkanlığına ve üretkenliğine varıncaya kadar her hâlimizi gözden geçirip inceden inceye hakikat terazisine vuralım: O günden bugüne o ruhtan, o mücadele azminden elimizde ne var, bizde kaldı diye ahvâlimize dikkatle bakalım. Biz bugün o destansı savunmayı yapan şerefli milletin evlâtları,Bedrin Arslanları na benzetilen kahramanlığı yapan o târifsiz fedakârlığın, yokluklar karşısındaki o tükenmez azim ve mücadelenin, o mertliğin ve yiğitliğin mirasçıları mıyız?

Biz bugün kültürümüzle, ahlâkımızla, medeniyetimizle, maddî ve mânevî değerlerimizle dünün biz'i miyiz? Biz o gün düşmanı Çanakkale'den geçirmemiştik. O gün yenip yurdumuzdan kovduğumuz düşman daha sonra vatanımıza, değerlerimize, evlerimize, sofralarımıza, içimize ve hatta beyinlerimize varıncaya kadar sızdı mı? Hayatımızın her alanında derin izler bırakarak aramıza girdi mi? Bizi kendisine benzetti mi?

20.yüzyılın büyük dertlilerinden, Bilge Kral diye lâyıkıyla ünlenen çok değerli fikir, düşünce ve mücâdele adamı merhûm Aliya İzzetbegoviç'in şu sözü hiç hatırdan çıkmamalı: "Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir!" Biz o gün savaşı kaybetmemek, yani düşmana benzememek, kendi ruh kimliğimizi yitirmemek için 115 bin tâze fidanı şehid vermiştik. Gâzilerin sayısını ise ancak Allah bilir.

whatsapp-image-2026-03-18-at-16-42-08-1.jpeg

Yüzyıllarca İslâm'a ve onun şerefli sancağını taşıyan bu millete düşmanlık eden, dişlerinden kan damlayan vahşi canavarlar eğer içimize, aramıza, bizi biz eden rûh dünyamıza girmemişse, eğer emniyet ve selâmette isek mesele yok, bunları hiç dert edinmeyelim. O şanlı zaferin yıldönümünü coşkuyla ve heyecanla kutlayıp bayram edelim. O vakit bugün "Çanakkale Geçilmez!" diye haykırıp göğsümüzü kabartalım. Hakkımızdır.

Yok eğer, Haçlılardan beri, her fırsat bulduklarında ittifak ederek fitne-fesat şebekeleriyle ve her koldan taarruz eden ordularıyla, teknik ve teknolojik donanım, silâh ve imkânlarıyla, şeytanların bile aklına gelmeyecek siyâsi entrikalarıyla, asırlar boyunca biriktirdikleri kin ve nefretle o menhus ve uğursuz ruhları ve maşalarını, değil sadece yurdumuzun toprağına, içimize, içimizin de içine ve en mahrem yerlerimize kadar girmişlerse bugün behemehal, derhal, bir an bile beklemeden, topyekûn millet olarak aynı direnişi gösterip çok daha güçlü ve dirençli bir savunma yaparak kendimizi ve istikbâlimizi korumaya çalışmalı ve târihe bir Çanakkale Destânı daha yazdırmak zorundayız!

Yoksa, -Allah korusun- elimizde bize âit koruyacak bir şeyimiz kalmayacak ve biz artık o önceki "Biz" olamayacağız!..

canakkalenamazi-702x336.jpg

BİR BAŞKA BOĞAZ: HÜRMÜZ

Bugün bir boğazda daha benzeri bir harp yaşanıyor: Hürmüz Boğazı'nda...

Yine kirli ve kanlı eller, katı ve kasvetli kalpler, kendi menfaatinden başka bir şey düşünmeyen emperyalist ve sömürgeci bir ihtirasla İran'a, bölgesindeki petrol ve doğalgaz kaynaklarına göz dikmiş, ele geçirmek için aylardır haince ve barbarca saldırıyorlar.

Ya Rabbi,
Zalimleri Çanakkale'den geçirmediğin, sularında batırıp boğduğun gibi bugünün cabbar ve mütecavizlerini de Hürmüz'den geçirme. Hürmüz Boğazı onlara da mezar olsun.

whatsapp-image-2026-03-18-at-16-42-08-2.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.