Erdem AKÇA

Erdem AKÇA

Yazarın Tüm Yazıları >

Koronavirüs ile ilgili rüyalar ve yorumlanması (Sumak Rüyası)

A+A-

Şırnak İli Cizre İlçesinde ikamet eden dindar biri olan Hanım S. Hanımefendi[1] rüyasında Hz. Peygamber’i (ASM) görür. İlk rüyayı Regaib kandili gecesi, Recep ayının ilk Cuma gecesinde görür. Rüya şöyle: Hz. Muhammed’i (ASM) Cudi Dağı’nda, Hz. Nuh’un (AS) gemisinin karaya oturduğu yerde oda gibi bir yapı gördüm. İçeri girdim. Baktım Hz. Muhammed (SAV) orada. Bembeyaz bir elbiseye bürünmüş, beyaz sakalı ile parlayan bir yüz olarak gördüm. Bana dedi ki:

-”Kızım! Bu hastalık ve virüs gayr-ı Müslimlerden geldi. Ve dünyaya yayılıyor. Sen söylediklerimi dinle, herkese söyle ve paylaşın daha ümmetime bulaşıp perişan olmadan… Ve dedi: ‘Bu virüsün dermanı ve ilacı sumaktır.’ Su içine biraz sumak atıp karıştırın ve için! Allah’ın izniyle hasta olan şifa bulur. Hasta olmayanı ise, hastalık tutmaz.” Dedim:

-“Ya Resulallah! Gayr-ı Müslimlere de mi söyleyelim?”

-“Evet” dedi. “Çünkü bu hastalık onlarda kesilirse ümmetime de gelmez ve bulaşmaz. Ayrıca onların da bazılarının hidayetine sebep olur.” Sonra uyandım. Rüya olduğunu düşündüm. Dedim ki, kimseye ne desem de inanmazlar. Bu bir rüya. Bu sefer Miraç kandili gecesinde, 3 hafta sonra aynı yerde aynı şekilde gördüm. Bu sefer bana kızgındı:

-“Niçin bu virüsün ilacını insanlara söylemedin, paylaşmadın ve bu virüsün salgını ümmete yayıldı.” Dedim:

-“Kime söylesem de inanmazlar. Bundan dolayı çekindim, söyleyemedim.” Bana dedi:

-“Herhalde sen de inanmıyorsun. Bak ta gör.” Baktım. Bir elinde sumaklı su dolu sürahi ve diğer elinde bir kor ateş ve odada iki hasta bulunuyor. Bana,

-”Bak gör” dedi. Her iki hastaya sumakla karıştırılmış su verdi. İçtiler. Baktım her ikisi de iyileştiler. Bana dönerek:

-”Şimdi inandın mı? Bunu herkese söyleyin. Çünkü bu hastalık sumaktan başka şeylerle geçmez. Bunun ilacı ve dermanı sumaktır. Ve bunu yetkili kişilere de iletin. Ümmetim bu salgın hastalığından korunmuş olacaktır.”[2]

Rüyanın Gerçekten Görülüp Görülmediğine Dair Bir İnceleme

Rüyanın akabinde sosyal medyada yaşanan linç girişimi ve aşırı hassasiyetten veya bağnazlıktan dolayı Diyanet İşleri Başkanlığına yapılan tepkiler üzerine Cizre Müftülüğü paylaşımı yapan imam hakkında soruşturma başlatır. Bu baskı üzerine imam, rüya konusunda kendisi görmediği için ve çeşitli gerekçelerden dolayı geri adım atar. Bu durum rüya konusunda tereddüt hasıl ettiğinden rahatsızlık hisseden Diyarbakır Gazete bu meseleyi araştırarak doğrudan doğruya rüyayı gören hanıma ulaşarak rüya konusunu bizzat kendisine sorar ve bunu internet üzerinden haber olarak yayınlar. İlgili haber metni şu şekilde:

Sumak Rüyasını gören kadın rüyasında ısrarcı!

cizre.jpg

www.diyarbakirgazete.com ‘Rüyada Peygamberimiz koronaya karşı sumak önerdi’ diyen kadına ulaştı. Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde yaşayan 37 yaşındaki Hanım S. videoda anlatılanların hepsinin doğru olduğunu ifade ederek, videonun yayınlanmasının ardından Cizre Müftülüğünden kendisini ziyaret eden yetkililere de rüyanın doğru olduğunu anlattığını söyledi.

Geçtiğimiz günlerde, Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşayan bir kadın Recep ayında iki defa Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)’i rüyasında gördüğünü iddia ettiği, rüyasını bizzat imama anlatan kadının rüyasında Peygamberimiz ister gayri müslim olsun isterse de Müslüman olsun herkesin koronavirüse karşı sumak içmesi gerektiğini söylediği iddia ettiği görüntüler sosyal medyada yayılmıştı. Büyük yankı uyandıran videonun yayınlanmasının ardından kadının rüyasını video ile anlatan imam hakkında soruşturma açılmıştı.

İslami kesim tarafından da büyük tepkiye yol açan rüyayı gören kadının 37 yaşındaki Hanım S.’ye ulaştık.  Telefon ile görüştüğümüz Hanım, videoda anlatılanların hepsinin doğru olduğunu vurgulayarak, rüyayı gördüğünü bir kez daha yineledi.

Cizre Müftülüğü tarafından hakkında soruşturma açılan imamın geri atım attığını ifade eden Hanım S., Müftülükten kendisini ziyaret eden yetkililere de gördüğü rüyayı anlattığını söyledi.[3]

İnsanın görmediği rüyayı gördüm demesi hakkında Hz. Peygamber (ASM) tehditli uyarılarda bulunur: “Yalanların en büyüğü, kişinin görmediği rüyayı gördüm demesidir.”[4]Yalandan rüya gördüğünü söyleyen kimse, kıyamet günü iki arpa tanesini birbirine bağlamakla mükellef olacak, fakat asla onları birbirine bağlayamayacaktır.”[5]

Bu iki hadisin bildirdiği üzere görülmediği halde görüldüğü iddia edilen bir rüya, en büyük yalan ve günahlardan biri olduğu gibi; kişinin gördüğü rüya hakkında “görmedim” demesi ve yalanlaması da aynen öyle büyük bir günahtır. Hem kendi vicdanıyla çelişmektir, hem Rabbinin ona ikramını ve Onunla konuşmasını inkâr etmektir.

Kişinin çevresine ve topluma ilan ettiği sadık bir rüyayı ona inkâr ettirecek şekilde sosyal veya kişisel, ferdi veya kurumsal bazda insanları yalana zorlamak da aynen öyle büyük bir günah ve zulümdür. Hz. Peygamber’in (ASM) ifadesinden anlaşıldığı üzere…

Rüyanın tahkik ve tedkiki neticesinde sahihliği netleştiğinden teknik açıdan da incelemesine geçebiliriz.

Rüyanın Teknik Analizi

Rüya tekniği açısından bakıldığında bu rüya:

a)Ayva-Süt-Ballı rüya ile aynı yapılıdır. Tahrir rüyaları şeklinde bilgilendirme boyutu taşıyor.

b)Rüyanın ilk görüldüğü tarih 27 Şubat 2020. O tarihte Türkiye’de vaka yok. Fakat Türkiye’ye de bulaşacağı ve dünyaya yayılacağı bildiriliyor.

c)Türkiye’ye gayr-ı müslimler kanalıyla gelip yayılacağı bildiriliyor. Ki Türkiye’de ilk vaka, Londra’dan gelip Singapur’a giden bir Fransız yolcuda 5 Mart 2020 tarihinde görülmüştür. Sonrasında yabancı iş adamları ve turistlerle temas halinde olan kişilerle vaka sayısı çoğalmıştır. Rüyadaki ifade aynen gerçekleşmiştir. Türk halkından bu hastalığa yakalan ve Türkiye’ye gelen kişi 10 Mart 2020 tarihinde gelmiştir. Ona da Belçika’daki gayr-ı müslim halktan bulaşmıştır. Bu boyutuyla da rüyanın içeriği vakıaya birebir uygundur ve aynen gerçekleşmiştir.

d)Cudi Dağı’nda bir odada Hz. Peygamber’in (ASM) görülmesi gösterir ki bu rüya sahihtir. Tekrarlandığında da aynı yerde görülmesi sahihliğini ifade eder. Çünkü Cudi dağı, rüyayı gören kişi açısından mukaddes bir mekandır.

e)Her iki rüyanın kandil gecelerinin kudsiyeti ve ruhaniyetiyle görünmesi de diğer destekleyici bir husustur. Çünkü bu tarz mübarek geceler ruhlar âlemi açısından bir manevi bayramdır ve o gecelerde maddi âlem ile ruhların teması daha serbesttir. Allah dostu âlimlerin, âriflerin tespitleri, keşifleri, gördükleri sadık rüyalar ve manevi müşahedeleriyle…

f)Cudi Dağı’nın dünya genelini kaplayan bir tufan hadisesinin son noktası olması gösterir ki, bu virüs bütün dünya geneline yayılacak bir âfettir. Bölgesel olmayacak. Bu husus da aynen çıkmıştır.

g)Hz. Peygamber’in (ASM) beyaz elbise içinde olması, bir doktor edasıyla tavsiyede bulunacağına, verdiği tavsiyenin saf bir ilme ve hikmete dayandığına, sakalının gerçekte olmadığı derecede beyazlamış olması yaşanan hadisenin verdiği sıkıntının ruhunda uyandırdığı endişeye işaret eder. Çünkü bu süreçte intihar edenler de olmakta… Bu ise Hz. Peygamber’in (ASM) sonsuz şefkatinin endişe etmesi ve kudsî ruhunun ümmetinin rüyalarına girmek için Cenab-ı Hakk’tan izin istemesine yeterli bir sebeptir.

h)İlk rüyaya nazaran ikinci rüyada detay verilmesi, uygulamalı bir ders gibidir. En etkili ikna yöntemi —özellikle halk avam için— canlı bir vaka üzerinde sonuç alan bir tedaviyi göstermektir. Rüyada böyle bir tatbikat görünüyor. Özellikle kadınlar duygusal bir yapıya sahip olduklarından onların dünyasında görsellik çok önemli bir yer işgal eder. Hz. Peygamber (ASM) ilk rüyadaki teorik bilgiyi, bu rüyada pratisyen bir hekim gibi pratize ediyor. Bu rüyayı gören hanım bu rüya sonrasında tam emin olduğu için rüyayı bulundukları muhitin din görevlisine aktarır. O da sosyal medyaya yansıtır.

i)Rüyada Hz. Peygamber’in (ASM) bir elinde ateş bir elinde sumaklı su sürahisi olarak hastaları tedavi etmesi gösterir ki, sumaklı su koronavirüs salgınının ilk safhası olan ateşlenme safhası için çözüm sunmaktadır. Tıbben sabit olduğu üzere vücudun ateşlenmesi, vücuda giren virüs, bakteri ve benzeri mikroorganizmaları yüksek ateş ile kuşatarak öldürmek içindir. Ateşlenme, sıcak ve soğuk terleme bağışıklık sisteminin ilk savunma stratejisidir. Bu strateji istenen sonucu vermezse savunma mekanizması öksürük yoluyla ve balgamla dışarı atma ve ciğerleri temizleme veya kusarak mideyi boşaltma safhasına geçer. Bu safha da sonuç vermezse ishal ile zararlı mikroorganizmaları ve zehirleyici gıdaları beden dışına atmaya çalışır. Bununla da istenen tedavi elde edilmezse havale geçirme dediğimiz vücud ısısını 42 dereceye kadar yükseltmekle ve nefes alamaz hale getirmekle son bir savunma stratejisi uygular. Bu da sonuç almazsa kişi ya boğulur veya bitkisel hayata girer.

j)Hasta olmayanı ise, hastalık tutmaz denilmesi, koruyucu hekimlik boyutuyla sumakın etkin bir yapısı olduğuna dair hikmetli bir irşaddır. Bunun sırrı sumakın antibiyotik özellik taşıdığının tıbben sabit olmasında saklıdır. Bundan dolayı bütün milletlerin geleneksel tıbbında eskiden beri kullanıldığı bilinmektedir. Bu manada bitkisel tedavi uzman olan Kızılderililer sumakı antibiyotik olarak kullanmaktaydılar.[6] Sumaklı su, vücudun virüsle mücadelesine antibiyotik olarak destek veriyor. Bu açıdan viral enfeksiyondan kaynaklanan yüksek ateşin düşürülmesi ve meydana gelmemesi için en etkili çözüm sumaktır, diye anlayabiliriz. En azından Cizre bölgesi halkı için…

Bu çerçeveden bakıldığında bu rüyanın, rüya tekniği açısından da sahih olduğu net bir şekilde görüldüğü gibi modern ve geleneksel tıb noktasında da doğruluğu nettir. Şu an Covid-19 mücadelesi ile uğraşan tıp dünyasına rehberlik ettiği ve hangi safhada ne kullanılması gerektiği yönünde bir işarettir. Bu noktada antiparantez diyebiliriz ki John Hopkins Üniversitesinin yayınladığı Covid-19 raporunda bu virüsü, “canlı olarak saymaması, fakat genetik transfer yapabilen bir yapı olarak onu nitelemesi” kendi içinde çelişkilidir. Çünkü cansız nesnelerin genetik yapısı olmadığı tıbben ve biyolojik olarak sabit olduğu gibi, genetik transfer de yapmaları mümkün değildir.

Sumak hakkında yapılan araştırmalarda şu hususlar tespit edilmiştir: “En yaygın hastalıklar mantarların veya bakterilerin sonucudur. Tek başına sumak, bu tür hastalıkları önleyebilir. Bunun nedeni, güçlü antifungal ve antimikrobiyal özelliklerinden dolayıdır. Food Microbiology Journal Dergisi’nde yayınlanan bilimsel bir araştırmaya göre; sumakta bulunan galik asit ve metil galik asit bileşikleri güçlü antimikrobiyal özellikler içerir. Güçlü antimikrobiyal özellikler “Salmonella” türü bakterilerle savaşabilir.

“Zeitschrift Fuer Naturforschung” isimli bir dergide yayınlanan bir başka araştırma; sumak bitkisinin “Aspergillus” mantarıyla mücadelede oldukça etkili olduğunu belirtti. Bu özel mantar tüm büyük iç vücut organlarını, özellikle akciğerleri etkileyebilir

Bütün bu gerçekler sumağın bağışıklık sistemini artırmak için alınabilir olduğunu göstermektedir. Bu, koruyucu baharatı yemeklerinize ekleyerek bakteri ve mantarlardan korunabilirsiniz.”[7]

Bilim dünyası Corona Virüs (Covid-19) hastalığını ve ilerleme safhalarını ana nokta olarak 3 safhalı olarak şöyle ifade ediyorlar:

“Virüse yakalananlarda önce yüksek ateş başlıyor. Ardından kuru öksürük şikayetleri gözleniyor. Bir haftanın sonunda ise nefes darlığı sorunları ortaya çıkıyor.”[8] Hastalığın farklı bünyelerde ekstra olarak “İshal, Bulantı ve Kusmalara” yol açtığı da ifade edilmektedir. Hastalık süreci 14 güne kadar devam etmektedir.

Bu iki rüyayı hastalığın ana safhalarına ait tedavi şekilleri olarak ele alabilmemize, rüyaların içeriği izin verdiği gibi tavsiye edilen ilaçların yapısı da işaret etmektedir.

Sumaklı su kürü, hastalığın ateşlenme, virüs ile mücadeledeki ilk tepki safhasında hastayı destekleme yönünde bir tavsiyedir. Hastalık sürecinde hastalarda iştahsızlık, dolayısıyla savunma sisteminde güçsüzlük olduğu gözlemlenmektedir. Sumaklı suyun, ekşi yapısı hastanın kaybolan iştahını uyandırıcı rolü oynayabiliyor. Antibiyotik özelliği ise, virüsle mücadelede bağışıklık sistemini destekliyor.

Eğer hastalık ikinci safhaya geçmişse Ayva-Bal-Süt kürü, hastalığın kuru öksürük, öksürük, bulantı ve ishal safhası ile ilgili tedavi yöntemini göstermektedir. Bu noktada yine ayvanın ekşimsi yapısı iştahı açıcı olarak fonksiyon icra ederken, balın içerdiği şekerin verdiği enerji savunmayı güçlendirir, sütün içerdiği proteinler ise duygusal manada kişiye rahatlama ve direnç etkisi verir.

Eğer hastalık 3. Safhaya geçerse bu noktaya dair çare kantaron bitkisidir

(Devam edecek)

[1] Hanım S. Hanımefendi’nin gördüğü iki rüyayı sosyal medyada yayınlayan cami imamı Cizre Müftülüğünün açtığı soruşturmadan dolayı geri

[2] https://www.youtube.com/watch?v=PDRq06mnDU4. Rüyayı bu linkten dinleyebilirsiniz.

[3] https://www.diyarbakirgazete.com/sumak-ruyasini-goren-kadin-ruyasinda-israrci/

[4] Buhari, Tabir, 45; Müsned 2/96, 119.

[5] bk. Buhârî, Ta’bir: 45.

[6] http://www.gidamo.org.tr/resimler/ekler/435c378bb76d435_ek.pdf?dergi=38

[7] http://sifalibitkiler.net/sumak-faydalari

[8]https://www.independentturkish.com/node/144581/sa%C4%9Flik/14-soruda-koronavir%C3%BCs-nas%C4%B1l-ortaya-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1-ilk-belirtileri-neler-ne-kadar-%C3%B6l%C3%BCmc%C3%BCl

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
11 Yorum