Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kalbe dönüp relaks olalım mı?

A+A-

Yıllar yılları kovaladı seçimler peş peşe geldi. Kaç yıldır her yıl bir seçim yapılır oldu. Oh beeee!… Hele şükür geçti diyebiliriz.

Bazen bir yılda iki kez seçim yapıldı.

Zihinler, kalpler, ruhlar gergin havanın tesiriyle normal hayatı es geçer oldu…

Geniş dairede cereyan eden hadiseler gerçekten ruhlarda ağır hasarlar yapıyor.

İnsaniyet âlâkadarlığı damarı, “rikkat-i cinsiye” itibarıyla gayrın elemi ile müteellim, sevinçleriyle mütelezziz olmak fıtrattan geliyor.

Dünyanın muhtelif yerlerinde, bilhassa İslâm âleminde yaşanan zulümler, gözyaşları, imanı olanı, haliyle vicdanı olanları müteessir ediyor. Kalbimizi derinden yaralıyor. Müteessir olmamak elde değil. Hele bir de elimizden bir şey gelmeyince dua etmekten başka bir şey yapamamak da acımızı artırıyor…

Çok geniş açıldık. Biraz içe dönelim gayri. Enfüsi dünyamıza. Kalp dairemize yani…

Arkadaş! Nefsî tefekkürde tafsilatlı, âfâkî tefekkürde ise icmalî yaparsan, vahdete takarrub edersin. Aksini yaptığın takdirde kesret fikrini dağıtır, evham seni havalandırır. Enaniyetin kalınlaşır, gafletin kuvvet bulur, tabiata kalbeder. İşte dalalete îsal eden kesret yolu budur. (Said Nursi,Mesnevi-i Nuriye – 147)

Relax olmak?

Bu tabiri çok muhterem abim, gönül adamı Fuat Yapalak abimizden işitmiştim. Sözlüğe baktım “gevşemek”miş. Bir zamanlar gergin geçen bir istişare toplantısından sonra “biraz relaks olalım” demiş ardından bir şarkı patlatmıştı. Bu vesile ile selam ve muhabbetlerimiz sunuyorum.

Ahmet Ay kardeşim –okuma enerjisine hayranım- twitter’dan ilan etmiş. “Okuma sezonunu kapattım” demiş. Son okuduğu kitap “Uyku” üzerineymiş. Yaz uykusuna girecek demek ki… İyi uçuşlar… Pardon iyi uykular dilerim Ahmet kardeşim diyeceğim de… Zannetmiyorum o kadar uzun boylu uyuyamaz.

Okuma cümlesinden en son okuduklarımdan “Asay-ı Musa’yı bitirdim. “Muhakemat”a başladım. Merak saiki cümlesinden de İskender Pala’nın son çıkan “Kalp” kitabını okudum.

Sosyal medyadan da tavsiye düşüncelerimi paylaşmıştım.

Ara sıra sataşmaktan zevk aldığım Hüseyin Yılmaz abimiz de hemen yorum yapmış. keşke “Kalp” yerine “Kalb” olduğunu bilseydi demiş… Ne diyeyim?… Ulema mabeynindeki muaraza bizi aşar… Çarpılmaktan korkarım…

Efendim İskender Pala çok değerli bir şahsiyet ve yazar. Profesör Doktor. Bilenler biliyor. Çok kitapları var. Birkaç kitabını okudum. İlk okuduklarım arasında “Kitab-ı aşk”ı tatilde, deniz kenarında okumuştum. Genelde “Aşk” teması üzerinde romanları biliyorsunuzdur. Yine aynı tema üzerine Yunus Emre’yi anlatan “Od” romanını okumuştum. Bu sahada kalem erbabı ve otorite denilebilir. Aşkı çok iyi tarif eden çok iyi aşık olabilir mi? Bilemem.

Bu aşk meselesini tam çözebildim diyemem. Teorisini öğrenmeye gayret ediyorum.

Sadede dönecek olursak. Şu “Kalp” kitabı hakkında bir iki şey demek isterim.

Kapsamlı geniş bir literatür taramasının ürünü olduğundan bahsediyor girişte.

Kaynakçada saydım elli adet kaynak ismi var listede… Bazıları kalın kalın kitaplar olduğunu okumasam da gözümle gördüklerim.

Malum insanın hayatının en önemli hayati organı etten ibaret kozalak gibi bir kalp var adına yürek de diyorlar. Istılahtaki asıl adı “Latife-i Rabbaniye” denilen mânevi hayatın merkezi adına gönül de denilen kalp var. Tıp ve biyologların ilgi alanına giren kalp değil mevzu gönül denilen kalbi ele almış yazar.

Kavram izah ve şerhi denilebilir. Kalbin konusu olan insanda ne kadar sıfat, duyu, duygu, lâtife, istidat, kabiliyet velhasıl her ne kadar müspet–menfi haslet varsa tarifi, tahlili yapılmış.

Aşk geniş bir yer almış. Bütün boyutlarıyla kalbe dair her kim her ne demişse konu başlığı olarak ele almış. Çok istifade ettim. Aslında aşk anlatılmaz yaşanır. Aşkı anlamayan yaşamayan insanı da tam anlayamaz.

Bizim eğitim sistemimizin temel paradigması akıl, zihin, mantık eksenli düşünme üzerine kurgulanmış. Kalbi görmezden gelen, sarfı nazar eden bir müfredat temeline dayalı.

Kalp aç kalıyor. Kalbin beslenmesi tatmini mide ve şehvet eksenlidir.

İnsani haslet olan şefkat, merhamet, muhabbetten mahrum insan profili ortaya çıkıyor. Sadece biyolojik sevk-i tabi (iç güdü) ile hareket eden “ya vur veya kaç” temeline dayalı ilkel beyin sahibi, kalbi gelişmemiş, ucube tabiatlı insanlar ortaya çıkarıyor.

İman ve kalp münasebeti iyi işlenmiş adı geçen kitapta.

Aşkın efsanelere konu olan “Leyla ile Mecnun”un aşkı çok yönlü yorumlanmış. Mecazi aşkın ilahi aşka dönüşüm süreci bizim gibi avamın seviyesine göre anlatılmış.

Sıradan insanlar için aşk ne demektir?  Hayatın her alanında muhabbet, aşk ve şefkat hasletlerinin sosyal hayata ve ferdi hayata yansımaları güzel işlenmiş.

İnsanın en mühim meselesi kendini tanımasıdır. Kendini tanıyan Rabbini tanır. Malûm.

Tahsilini, lisans eğitimini fen bilimi alanında, (Fizik ve alt dalı elektrik fiziği) yapmış birisi olarak hayatı ıskaladığımızı ve geç fark etmiş olmakla hayıflanıyorum. Kaderi tenkit olacağı için “keşke” diyemiyorum.

Akıl ağırlıklı eğitim politikasında kalp ihmal ediliyor. Bu husus iyi biline.

Çok şükür ki, şansımız, nasibimiz Risale-i Nur gibi bir hazineyi lise yıllarında bulmuş olmak. Sonsuz şükürler olsun Rabbime.

“Akıl ve Kalbin İmtizacı” temeline dayanan Risale-i Nur öğretisinde kalbin de aşkın da tarifi çok harika yapılmış. Fen ilmi ile din ilminin birlikte okutulması da aynı maksada matuf.

İskender Pala’nın “Kalp” adındaki eseri şerh ve izah cümlesinden sayılabilir.

Pratikteki karşılıklarını, yorumlarını kendi potasında iyi harmanlamış ve yorumlamış.

“Erkânını cami ağyarını mani” diyerek 325 sayfa olmuş. Düşündüklerinin 800 ila 1000 sayfa olacağını söylüyor.

Son sözü “Kalpler ancak Allah’ı (cc) zikirle tatmin olur” ayet meâliyle noktayı koymuş.

Eline kalemine ve kalbine sağlık İskender Pala diyorum. Herkese tavsiye ediyorum.

Beden sağlığı için de kalbi bilmek önemli olduğu gibi ruh ve mânevi hayat için de kalbi iyi bilmek tanımak lazım.

Kardiyologların tavsiyesi kadar hatta daha ziyade “latife-i Rabbaniye” olan kalbi her yönüyle tanımak bilmek lazım.

Genel geçer bildiklerimiz kalbi tanımaya yetmediğini hasseten ifade etmek isterim.

Relaks diyerek başlamıştık. Evet kalbimize, asli gündemimize dönersek relaks olabilir ve huzur bulabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum