İsrail’e lanet, yeterli mi?

Benim prensiplerimden birisi, herkesten farklı olarak, unutulan, ihmal edilen, hafife alınan veya gözden kaçan gerçekleri tahlil ederek sizlerle paylaşmaktır.
Yahudi ve Siyonistlerden terörist zihniyetli olanların, Filistinlilere reva gördükleri zulümlerde ve uluslararası sularda seyreden masum insani yardım gemilerine korsanca saldırmalarındaki cüretlerinin altyapılarını ve esas sebeplerini kısmen arz edeceğim.
Tâ ki: “İsrail’e Lânet yeterli mi?” ve “Acaba bu konuda biz, çok masum muyuz?” sorularının cevabı, ortaya net çıksın…

Önce, bir öğretmenin günlüğünden ilginç ve ibretlik bir anekdota bakalım:
Çocuklardan not tutmaları için bir defter getirmelerini istedim. Sınıfın tek Musevi öğrencisi hariç, hepsi iki gün içinde istediğimi yerine getirdiler.
Her ders aynı talebeye, yani bu Yahudi kızına, ne kadar tekrarladımsa da hali vakti yerinde olmasına rağmen, deftersiz gelmekte devam ediyordu.
Aradan bir hafta geçtikten sonra “dediğimi yapmadığı takdirde kendisini sınıfa almayacağımı” söyleyince de ağlamaya başladı. Ailesinin çok geniş imkânı olduğunu bildiğim için, bu direnmenin sebebini sordum...
Kızdan aldığım cevap bize, Siyonist prensibinin genç bir Yahudi kızında ifade bulmasından ibaretti.
Kız ağlayarak; "Ne yapayım öğretmenim... Bizim alışveriş yaptığımız Yako, on gündür dükkânını açmadı. Her halde hasta olmalı" dedi...
•Acaba; Yako'dan başkasından alış veriş etmeyi PRENSİBİNE İHANET addedecek kadar bir taassupla, Yahudiliğine gösterdiği bu sadakatin, kaçta-kaçı Türk gençlerinde veya bizlerde bulunmaktadır?...
•Acaba bizler ve tüm İslâm âlemi bu konuda bir Yahudi kız kadar hassas ve duyarlı olsaydık, bugün İsrail bu cüreti gösterebilir miydi?...
***
Piyasamızda, Yahudi menşeli yüzlerce ürün var. Bu ürünler, bu konuda duyarlı olan kurum ve kişilerce sık-sık ilân ediliyor. İnternette; YAHUDİ MARKALAR diye tıklasanız, her birini inceleyebilirsiniz. Bendeniz sadece, Türkiye’mizde satılan bu ürünlerden, kârlarının %30’unu veya bir kısmını, ya da belli aylardaki hâsılatlarının tamamını ‘İsrail ordusuna bağışlayan’ markaları hatırlatacağım.
Coca Cola, Ariel, Fanta, Sprite, Schweppes, Cappy meyve suları, Turkuaz su, Damla su, McDonalds, Pizza Hut, Dominos Pizza, Nestle'ye ait markalar, Danone'ye ait yiyecek ve içecekler. Omo, Shell, Parizyen, Yumoş, Komili, First Sakız, Falım Sakız, Orkid, Alarko v.s.
Sadece belli başlı olan ve gelirlerinden İsrail ordusuna ve Yahudi teröristlere hisse ayıranları vurgulamaya çalıştım. Diğerlerini internetten indirebilirsiniz.
Örnek bir davranış: Malezya’da 2600 restoran yönetiminin, İsrail’in saldırılarını protesto etmek için, menülerinden Coca Cola’yı kaldırma kararı aldıkları, gelen haberler arasındadır. İnşallah sürekli olur ve herkese örnek olur.
***
Herkesin bildiği gibi, müesseseler “ürünlerine olan rağbete ve satışlarına göre” ayakta kalabilirler veya kâr ederler. Bu Yahudi firmalarının özellikle İslam ülkelerinde ve de ülkemizde, çok zor tutunmaları gerekirken, tavan yaptığını, hattâ kârlarını ikiye katladığını, sanırım bilmeyen yoktur.
•Üstelik de her bir ürünün, iyi veya kötü çeşit-çeşit yerli malı alternatifleri de var.
•Yukarıdaki Yahudi kız kadar duyarlı olsak, o kız kadar bile sıkıntıya düşmeyiz.
Bizler, üç kuruşluk menfaatlerimizi bile feda edemiyoruz. Alın teri ile kazandığımız paralarımızın önemli bir bölümünü, gelirlerinden İsrail ordusuna ve Yahudi teröristlere, hatta PKK’ya hisse ayıran Yahudi firmalarına, içimiz sızlamadan peşkeş çekiyoruz. Peygamber bile öldürecek kadar cani ve vicdansız bir gürûhu ülkemizden bizler besliyoruz. Akrep ve yılan sokmaktan vazgeçmez. Hatta eline fırsat geçince belki de ısırmakta zevk alır. Gafil olmak, ısırılmaya fırsat vermektir. Akrep ve yılan kadar, kendisini ısırttıranlar da suçludur, çünkü gafletlerinin kurbanıdırlar.
***
Bir başka önemli husus: Yüce yaratıcımızın iki şeraiti vardır. (Sözler:  S.810. M.N.  S.211.)
Birisi TEKVÎNÎ (fıtrî) şeriat; tabiat kanunları ve sosyal başarı kuralları...
Diğeri ise TEŞRÎ’Î şeriattır; Dinler ve son din İslâmiyet. Yani Kur’ân ve "ilâhî emirler ve yasaklar toplamıdır" insanın ef'âl ve ahvalini tanzim eder. Namaz, oruç, zekât, kurban, doğru sözlülük, çalışkanlık, temizlik vs. veya yalan, içki, zina, gıybet, iftira (vs.) gibi…
Tekvini (fıtri) şeriata aykırı hareket edenler cezasını peşin, uygun hareket edenler de mükâfatını peşin yani dünyada alırlar. Teşri’i şeraite (Kur’âna) aykırı hareket edenler cezalarını, uygun hareket edenler de mükâfatlarını ahirette alacaklar.
Ancak; bu şeriatın sosyal içerikli prensiplerini (doğru sözlülük, çalışkanlık, temizlik v.s.) kim uygularsa (Mü’min kâfir fark etmez.) mükâfatını dünyada peşin alır.
Kim terk ederse, cezasını da peşin öder.
Şimdi ahvâlimize bir bakalım: İslam sıfatı olan “doğru sözlülük, çalışkanlık, temizlik v.s.” gayr-i Müslim’in elinde olsa bile başarılı oluyorlar. Üstelik tekvînî şeriatın başarı kuralları prensiplerine de tam riayet ediyorlar.
•Müslüman kimseler ise bu prensipleri önemsemedikleri ve hafife aldıkları için başarısızdırlar. Bediüzzaman Hz. “Eğer biz, doğru İslâm’ı ve İslamiyet’e layık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra onlardan (ecnebilerden) fevc-fevc dâhil olacaklardır.” sözüyle bu gerçeklere işaret etmektedir. (Münâzarât, 86; B.T. 103)
İşte, Yahudiler bu önemli prensipleri çok iyi kullanıyorlar. Dünyaya hükmeden devletlerin önemli makamlarına yerleşerek, onları istedikleri gibi yönlendirirken, Müslümanlar ise kendi aralarındaki dayanışmadan bile yoksundurlar. Şer güçlerin tuzaklarına kolayca düşerek, birbirilerine düşmanca davranıyorlar. Neticede de 7 milyon İsrail ile bile başa çıkılamıyor. Bugünkü dışişlerimiz bu gerçeklerin farkında hareket ettiğinden, Ortadoğu’da önemli yapılanmalara imza atılmıştır, fakat asla yeterli değil…
***
İskenderun katliamını ve İsrail canavarlarını kınamak ve lânetlemek yetmez!...
Herkes bu konuda son derece duyarlı olmak zorundadır. Her birimiz kendi çapımızda tavır koymaz, onları beslemeye devam edersek, Yahudi zulmü artarak devam edecektir. Bizler de bu vebalden asla kurtulamayız… Vesselâm.
•Aynı elden çıkmışçasına işlenen, İskenderun katliamında şehit olan vatan evlâtlarımıza ve insani yardım gemisinde şehit olanlara Allahtan Rahmet, yaralılara âcil şifalar, acılı ailelere ve tüm halkımıza da sabr-ı cemil niyaz ediyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.