Fuat Sezgin: Arap yazısında 3 vites var, Latince eşek vitesidir
Dünyanın önde gelen tarihçilerinden İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, vefat yıldönümünde rahmetle anılıyor. Bitlis'te 24 Ekim 1924'te dünyaya gelen Sezgin, 2018'de 94 yaşında İstanbul'da vefat etmişti.
Çalışmaları dünya çapında ses getiren ve bilim tarihinde çığır açan Fuat Sezgin'in Arapça ile ilgili hatırası da çok ilginçtir.
Sezgin, Sefer Turan'ın "Bilim Tarihi Sohbetleri" kitabında şöyle anlatıyor:
ALMAN HOCAM RİTTER ARAP YAZISINA AŞIK BİR İNSANDI
Turan: Müslümanların ilerlemesinin nedenlerini 12 başlıkta topluyorsunuz. Maddelerden birinde; ''Arap yazısının karakteri, Arapçanın kolay ve hızlı yazılmasına imkan tanıyordu ve böylelikle kitaplar çok geniş bir yayılma alanı bulabildi" diyorsunuz...
Sezgin: Evet... Bunu merhum hocamdan, Hellmut Ritter'den nakledeceğim size. Bana açıklayan ilk insan hocamdı. O Arap yazısını seven ve ona aşık olan bir insandı.
ARAP YAZISINDA 3 VİTES VARDIR
Sene galiba 1944'tü. Hocam bana dedi ki: ''Arap yazısında 3 vites vardır. Bunu herkes bilmez... Yazıyorsunuz, ama noktasız yazıyorsunuz. Bu çok hızlı yazmanıza vesile oluyor. Ama okumada da tam tersi. Bu alimler vitesidir diyor. Kütüphanelerdeki kitapların bir kısmı böyle. Onları ancak alimler okuyabilir. 2. viteste ise; noktalı ama harekesiz yazarsınız. Okuma da yazma da 2. vitestir. Bu umumiyede halk için geçerli bir vitestir. 3'üncüsünde ise; noktalı ve harekeli yazarsınız. Okurken hata varsa çok kolay fark edersiniz. Fakat yazmak da zaman alır. Bu da 3. vitestir.
LATİNCE EŞEK VİTESİDİR
Hocam Hellmut Ritter, bunu söyledikten sonra bir kağıt aldı ve kağıda kendi ismini, Latin harfleriyle "Ritter" yazdı. "Bu eşek süratiyle gidiyor" dedi ve ekledi: "Bu da eşek vitesidir."
ARAPÇA'DAKİ VİTESLERLE KİTAPLAR MÜTHİŞ BİR SÜRATLE YAZILIYORDU
Arapça'daki viteslerle kitaplar müthiş bir süratle yazılıyordu. Sonra Müslümanlar evvela Bizanslılardan papirüsleri aldılar, sonra kağıt fabrikalarını kurdular. Çinlilerden bazı şeyler aldılar ve büyük kağıt fabrikaları kurdular. Semerkant'ta, Bağdat'ta, Mısır'da kağıt fabrikaları ortaya çıktı. İnsanlar mütemadiyen yazıyorlar, belki lüzumundan fazla yazıyorlardı. Herkes yazıyordu.
DAHA MİLADİ 8. YÜZYILDA SİBEVEYH DENEN ALİM EL-KİTAB ADLI GRAMER KİTABINI YAZDI
Turan: Hocam şunu mu anlayacağız şimdi izah ettiğiniz bu üç vitesli durumdan. Yani Arapça toplumun her kesiminin kolaylıkla okuyup yazabileceği bir dildir.
Sezgin: Arapça güzel bir dil esasında. Arapça bilim dili olmaya başladıktan sonra çeşitli terminolojiler ortaya çıktı. Tekamül etti. Her bakımdan desteklenen bir dil haline geldi. Grameri yapıldı.
Mesela şu anki Türkçemizde gramer yok. Onun için herkes doğru yanlış yazıyor, yazdıklarının doğru olup olmadığı hususunda birçok insan bir hükme varamıyor, çünkü gramer bilmiyorlar. Ama daha Miladi 8. yüzyılda Sibeveyh denen alim el-Kitab adlı gramer kitabını yazdı. Üstelik sıradan bir gramer kitabı da değil bu. Gramerin felsefesi gibi bir kitap ortaya koydu.
Bu kitabın mukayesesini sadece bir kişi yapabildi. Şunu sordu: "Acaba Avrupalılarda böyle bir kitap var mıydı?" Sonra ''Avrupa'da böyle bir gramer bulunamazdı" diyor ve şunu soruyor: "Acaba Çinlilerde var mı?" Çinlilerde de benzeri yok. Ben Çince'yi bilmiyorum ama Çince'yi bilen şahıslada konuştum, böyle bir gramerin onlarda olma ihtimali üzerine. Onlarda da yok. Hocam Hellmut Ritter de böyle inanıyordu. Yunanlılarda ve Avrupalılarda yoktu, Çinlilerde de yok. Yani bu müthiş gramer kitabı İslam dünyasında ortaya çıktı.
Prof. Fuat Sezgin'in Arapça'yı 6 ayda, ana dili gibi öğrenme metodu
Öyle kuvvetler var ki Fuat Sezgin'i çürütmek istiyorlar
Fuat Sezgin: Türkler de Araplar da İslam dünyasındaki yeniliği bilmiyor


Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.