Abdulkadir ÇELEBİOĞLU

Abdulkadir ÇELEBİOĞLU

Fikrî Mülahazalar-2

▪️Kimin hal hatırını sorsak, imtihandan şikayetçi bir hâl görüyoruz. Sanki kimse imtihan olmuyor da sadece o imtihan oluyor. Bu dünyaya herkes imtihan olmaya geldi. Herkesin de imtihanı farklı. Kimi mal ile, kimi nisa ile, kimi kasa ile, kimi masa ile imtihana tabi olur. Biz ne zaman ki imtihanımızı kabullenirsek, o zaman rahatı buluruz ve cennet ile müjdelenenlerden oluruz. 

Nitekim Rabbimiz (cc) bir âyet-i kerîmede şöyle buyurur;
بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِؕ وَبَشِّرِ الصَّابِرٖينَۙ

"Sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsûllerden bir noksanlık ile imtihân edeceğiz. (Ey Resûlüm!) O hâlde sabredenleri müjdele!" (Bakara Sûresi, 155. Âyet-i Kerîme ve Meâli)  

▪️İslâm dinini anlatacak kimselerin; sert mizaçlı ve insanlar ile muhabbet kuramayan kimseler olmaması gerekir! Hoşsohbet ve ehl-i muhabbet olan kimseler, insanî ilişkileri sebebiyle kitlelere dini sevdirir. 

Âyet-i Kerîmede de Cenâb-ı Hak (cc), Resûlullah (asm) Efendimiz'e hitaben şöyle buyuruyor;
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ

"Allah'tan bir rahmet sayesinde, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, elbette (onlar) etrafından dağılırlardı." (Âl-i İmrân Sûresi, 159. Âyet-i Kerîme ve Meâli'nden)  

▪️Üstâd Bediüzzaman, Sahih-i Buhârî'nin ne kadar sağlam bir kaynak olduğunu ifade sadedinde şunu söyler: "Buhârî'de görmek, aynı sahabeden işitmek gibidir." (Mektubat, s. 129) 

▪️Keyfiyetin ehemmiyeti ile ilgili ne de güzel söylemiş Hazret-i Üstâd: "Bir fazilet sahibi, bin faziletsize mukabildir. Bu itibarla fazileti taşıyan az olsa da, çok görünür." (İşârâtü'l-İ'câz, s. 172)  

▪️"İhlâs ve hakperestlik ise, Müslümanların nereden ve kimden olursa olsun istifadelerine taraftar olmaktır." (Lem'alar, s. 152)

Tüm İslâmî gayret sahipleri bu düstûra riâyet ederse, hiçbir ihtilâf ve çekememezlik kalmaz. İstikamet üzere olan her İslâmî hareketi tebrik eder ve onlarla İttihâd-ı İslâm hedefinde ittifak ederiz. 

▪️Bediüzzaman Hazretleri, İmam-ı Gazalî Hazretleri’nin eserleri ile ilgili şöyle der;
"...hem vakit dar hem bizler az olduğumuz için vakit bulamıyoruz ki o nurani eserlerden de istifade etsek." (Kastamonu Lâhikası, s. 183) 

Bu cümlenin mânâ-yı muhalifinden, 'vaktimiz geniş ve sayımız çok olduğunda o nurani eserlerden istifade edebiliriz' neticesi çıkar. 

▪️Üstâd Bediüzzaman Hazretleri'nin şu ifadeleri cây-ı dikkattir:

"Açık yazmadım ki, muhtaç olanlar işaret ile de maksad ve meramı hissetsin. Muhtaç olmayanlar ise zaten meşgul olmazlar ki, ihtiyaç hissetsinler. Demek meşgul olanlar, ihtiyacı hissetmişlerdir."
(Mesnevî-i Nuriye, Tercüme: Abdülkadir Badıllı, s. 84) 

▪️"Sizin vazifeniz devam ediyor. Ve inşaallah vazifeniz şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşir ve tâlimle, belki Yirmi Beşinci ve Otuz İkinci Mektupları telif ve Dokuzuncu Şuânın Dokuz Makamını tekmille ve Risale-i Nur'u tanzim ve tertip ve tefsir ve tashihle devam edecek." (Kastamonu Lâhikası, s. 56)

Bu parçada geçen (şerh ve izah) vazifesi, Kastamonu Lâhikasının 56. sahifesinde verilen izahata göre, Risale-i Nur Külliyatından bir mevzu ile alâkalı parçaları toplamakla yapılır, eski ve şahsî malumatla değil. (Bkz. Sözler, s. 772) (Esasat-ı Nuriye, s. 157) 

▪️'Zaman değişti, acaba biz de hizmeti mi değiştirsek?' diye düşünenlere sanki Üstâd Bediüzzaman yeni cevap veriyor:

"İhtiyatla beraber, sadâkatı ve irtibatı ve hizmeti değiştirmemek lâzımdır." (Şualar, s. 342)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
5 Yorum