Dr. Cemil ŞAHİNÖZ

Dr. Cemil ŞAHİNÖZ

Yapay zekâ önce hangi işleri yok edecek?

Yapay zekâ ile ilgili birçok araştırma aynı gerçeğe işaret ediyor. Mesaj net. Yapay zekâ sadece bazı iş ve görevleri kolaylaştırmıyor. Pek çok sektörde iş yapma biçimini baştan aşağı değiştiriyor.

Bugüne kadar çoğu insan şu mantığa inanıyordu: Daha çok eğitim alan, zihinsel iş yapan kişi daha güvendedir. Artık bu düşünce eskisi kadar sağlam değil. Çünkü yapay zekâ en hızlı şekilde, bilgisayar başında yapılan ve sonucu dosya, yazı, rapor, çizim, sözleşme ya da kod olan işleri etkiliyor.

İlk darbe kime geliyor?

Andrej Karpathy’nin hazırladığı harita bu konuda çok önemli (Karpathy, 2026). Amerika’daki yüzlerce işi karşılaştıran bu çalışmada temel soru şu. Bir işin günlük görevlerinin ne kadarı yapay zekâ tarafından yapılabilir?

Sonuç oldukça çarpıcı. En çok risk altında olan işler, büyük ölçüde dijital üretime dayanan işler. Yani bir kişi gün boyu bilgisayar başında oturuyor, yazı yazıyor, veri inceliyor, belge hazırlıyor, hesap yapıyor, sunum oluşturuyor ya da yazılım geliştiriyorsa, o iş yapay zekâya daha açık hale geliyor.

Bu yüzden ilk baskıyı hissedenler arasında muhasebeciler, mali inceleme yapanlar, hukuk alanında çalışanlar, yazılım geliştiriciler ve benzeri ofis çalışanları yer alıyor.

Buna karşılık çatı ustaları, temizlik çalışanları, inşaat işçileri ve benzeri beden gücü isteyen işler şimdilik daha korunaklı görünüyor.

Eğitim artık tek başına kalkan değil

Buradaki en şaşırtıcı noktalardan biri şu. Uzun eğitim gerektiren meslekler, sanıldığı kadar güvenli değil (Ainauten, 2026). Hatta birçok durumda tam tersine, yapay zekâya daha açık hale geliyorlar.

Bunun nedeni basit. Yapay zekâ en çok dil, yazı, hesap, planlama, sınıflandırma ve belge üretimi gibi alanlarda hızla ilerliyor. Bunlar da zaten üniversite mezunu birçok insanın günlük işinin büyük kısmını oluşturuyor.

Eskiden insanlar çocuklarına şöyle diyordu. Oku, masa başı iş bul, hayatın garanti olsun. Şimdi ise başka bir gerçek ortaya çıkıyor. Bilgisayarda yapılan birçok iş, sanılandan daha kolay biçimde yapay zekâ ile desteklenebiliyor. Hatta bazı bölümleri doğrudan ona bırakılabiliyor.

Sadece işler değil, sektörler de sarsılıyor

Amy Webb’in yaklaşımı meseleyi daha da büyütüyor (Meyer, 2026). Webb´in araştırması hangi sektörlerde büyük değişim dalgalarının aynı anda toplandığını gösteriyor.

Bazı alanlarda sadece çalışanların yaptığı görevler değişmiyor. O sektörün tamamı dönüşüyor. Telekomünikasyon, finans, sigorta ve benzeri alanlar bunun en güçlü örnekleri arasında. Çünkü bu sektörlerde hem yapay zekâya açık çok sayıda görev var, hem de sektörün genel yapısı hızla değişiyor.

Bu ne demek? Şu demek. Bir yerde hem şirketlerin çalışma düzeni değişiyorsa, hem müşteriyle ilişki şekli değişiyorsa, hem de çalışanların yaptığı görevlerin büyük kısmı dijitalse, değişim çok daha hızlı olur. Yani sadece işin içeriği değil, işin zemini de kayar.

Telekomünikasyon ve finans neden ilk sıralarda?

Telekomünikasyon alanında müşteri hizmetleri, kayıt işlemleri, takip işleri ve teknik inceleme gibi birçok görev zaten ekrandan yürütülüyor. Bu yüzden yapay zekâ burada daha erken etkili oluyor.

Finans dünyasında da benzer bir durum var. Hesap kontrolü, belge inceleme, risk değerlendirme, raporlama ve tablo hazırlama gibi işler büyük ölçüde dijital. Yapay zekâ bu alanlarda hız, maliyet ve ölçek avantajı sunduğu için şirketler değişime daha çabuk yöneliyor.

Böyle yerlerde dönüşüm iki taraftan geliyor. Bir yandan sektör değişiyor. Öte yandan çalışanların günlük işi değişiyor. Bu da baskıyı artırıyor.

Sağlık alanı neden farklı?

Sağlık sektörü ise daha karmaşık bir örnek. Yazı dökme, görüntü okuma, kayıt tutma ve belge hazırlama gibi işler yapay zekâdan hızlı biçimde etkilenebilir. Ama hastaya dokunmak, ameliyat yapmak, fiziksel bakım vermek, anlık insani kararlar almak gibi işler şimdilik daha zor değişiyor (Şahinöz, 2026).

Yani sağlık alanı tamamen güvende değil. Ama içinde iki ayrı dünya var. Biri ekran başında yapılan kısım. Diğeri insan bedeniyle ve doğrudan temasla ilgili kısım. İlk bölüm daha hızlı dönüşüyor. İkinci bölüm ise biraz daha yavaş.

İnşaat ve el işi neden şimdilik daha güvenli?

Çünkü gerçek dünya hâlâ çok karmaşık. Bir çatıya çıkmak, bozuk bir tesisatı görmek, duvarın içini anlamak, dengesiz bir zeminde çalışmak, farklı hava koşullarına uyum sağlamak ve anlık fiziksel sorunları çözmek bilgisayardaki bir tabloyu doldurmaktan çok daha zordur.

Bu yüzden el emeği isteyen işler bugün için daha sağlam duruyor. Ama bu rahatlığın sonsuz olduğunu düşünmek de hata olur. Robotlar geliştikçe bu alanlarda da tablo değişebilir (Şahinöz, 2023).

En kırılgan grup kim?

Bir başka önemli nokta ise idari ve düzenleyici görevlerde çalışanlar (Schaul, Ovide, 2026). Randevu ayarlayanlar, evrak düzenleyenler, kayıt tutanlar, yazışma takip edenler, koordinasyon yapanlar. Bu roller çok büyük risk taşıyor.

Çünkü bu işlerin önemli bölümü tekrar eden adımlardan oluşuyor. Yapay zekâ da tam burada güç kazanıyor. Özellikle bazı ofis görevlerinde bu risk daha belirgin hale geliyor. Bu durum sadece teknoloji meselesi değil. Aynı zamanda sosyal bir mesele.

Çünkü değişim herkesi aynı şekilde vurmuyor. Bazı gruplar daha hızlı etkileniyor.

Korkulması gereken şey ne?

En büyük hata şu olur. Bir iş yapay zekâya açıksa, o iş yarın tamamen yok olacak sanmak. Bu doğru değil.

Bir işin riskli görünmesi, o işin bütün olarak ortadan kalkacağı anlamına gelmez (Şahinöz, 2023, 2026; Ainauten 2026). Daha çok şu anlama gelir. O işin içindeki bazı görevler daha hızlı, daha ucuz ve daha kolay biçimde yapay zekâ ile yapılabilir hale geliyor.

Yani ilk aşamada çoğu zaman iş tamamen kaybolmaz. Ama işin içeriği değişir. Şirket daha az kişiyle aynı işi yapmaya başlar. Yeni başlayanlar için kapılar daralır. Çalışanlardan daha yüksek hız beklenir. Baskı sessizce artar.

Asıl tehlike bazen toplu işten çıkarma değil, yavaş sıkışmadır.

Robotlar devreye girince tablo tersine dönebilir

Bugün fiziksel işler daha güvenli gibi görünse de bu denge kalıcı olmayabilir. İnsana benzeyen robotlar hızla gelişiyor. Yürüyorlar, eşya taşıyorlar, topluyorlar, ayırıyorlar, çevreyi algılıyorlar. Bu teknoloji olgunlaştıkça, bugün korunaklı görülen birçok iş de baskı altına girebilir.

Burada robotları farklı kılan çok önemli bir nokta var. Bir insan yeni bir beceriyi öğrenince sadece kendisi öğrenir. Ama bir robot sistemi yeni bir görevi öğrenince, aynı gün içinde binlerce cihaza aktarılabilir. Yani öğrenme tek tek değil, topluca yayılır.

Bu yüzden bugün güvende görünen bazı alanlar, yarın çok daha farklı bir manzarayla karşılaşabilir.

Sadece iş değil, her alan etkileniyor

Yapay zekâ ve robotlar artık yalnızca ofisleri etkilemiyor. Ev, bakım, güvenlik, gözetim, ulaşım, üretim ve hatta savaş gibi alanlarda da etkilerini gösteriyor.

Bu noktada konu teknolojiye hayran olmak ya da ondan korkmak değil (Şahinöz, 2023). Burada sorulması gereken soru, insanlık bu araçları hangi amaçla kullanacak?

Aynı teknoloji yaşlı bakımında fayda sağlayabilir. Aynı teknoloji insanları izlemek için de kullanılabilir. Aynı robot tehlikeli işlerde insanı koruyabilir. Aynı robot zarar vermek için de kullanılabilir.

Yani problem makine değil. Onu yöneten niyet, sistem ve güç ilişkileridir.

Peki insan ne yapmalı?

Burada en doğru tavır panik değil, uyanıklık olur. Herkes önce kendi işine dürüstçe bakmalı. Gün içinde yaptığı işlerin hangileri sürekli tekrar ediyor? Hangileri yazı, belge, hesap, özet, planlama ve takip üzerine kurulu? Hangileri gerçekten insan dokunuşu, güven ilişkisi, fiziksel beceri ve sahici karar gerektiriyor?

İnsan kendi işinin en kolay değişecek tarafını fark ederse, orada hazırlık yapabilir. Yapay zekâyı rakip gibi görmek yerine yardımcı hale getirebilir. Onu kullanmayan kişi zamanla geride kalabilir. Onu bilinçli kullanan kişi ise daha güçlü hale gelebilir.

Geleceğin kazananı kim olacak?

Muhtemelen sadece diploma sahibi olan değil. Sadece çok çalışan da değil. En avantajlı kişi, değişimi erken fark eden kişi olacak.

Yeni dönemde değerli olacak insanlar şunlar olacak. Öğrenmeye açık olanlar, insan ilişkisini koruyabilenler, güven verenler, sahada çözüm üretenler, farklı alanları birleştirebilenler ve teknolojiyi bilinçli kullananlar.

Çünkü gelecek yalnızca bilgi meselesi değil. Uyum meselesi. Hız meselesi. Karakter meselesi. Ve bazı alanlarda hâlâ insan kalabilme meselesi.

Fırtına yaklaşırken en büyük yanılgı, eski kuralların hâlâ geçerli olduğunu sanmaktır. Artık yalnızca ne bildiğin değil, ne kadar hızlı uyum sağladığın da belirleyici olacak.

Bugün önce ofis işleri sarsılıyor gibi görünüyor. Yarın robotlar geliştikçe fiziksel işler de daha fazla etkilenecek. Bu yüzden soru sadece hangi işin ilk vurulduğu değil. Soru, kimin hazırlıklı olduğu.

Kaynak:

  • Ainauten: Welche Branchen und Jobs trifft der AI-Sturm zuerst?, 23.03.2026
  • Karpathy A.: US Job Market Visualizer. Kişisel internet sitesi, 2026
  • Meyer M.: Futurist Amy Webb kills the tech trend report. CNet, 14.03.2026
  • Schaul K., Ovide S.: See which jobs are most threatened by AI and who may be able to adapt. In: The Washington Post, 16.03.2026
  • Şahinöz C.: Yapay Zeka. Dost mu, Düşman mı? Kdy Yayınevi: Istanbul, 2023
  • Şahinöz C.: Künstliche Intelligenz und islamische Verantwortung. BOD: Hamburg, 2026

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.