Şahin DOĞAN

Şahin DOĞAN

Cemil Meriç ve Jurnaller

A+A-

Jurnal’in sayfaları içinde geziniyorum. Bu yirminci okuyuşum belki. Hayatımda risalelerden sonra kendisiyle en fazla halvet ettiğim, zaman geçirdiğin yazar Cemil Meriç. Jurnallerin çoğu bölümü hafızamda. Cemil Meriç’in poz vermeden, maske takmadan, iç dünyasını, düşüncelerini, heyecanlarını, ürperişlerini, tenkitlerini, tekliflerini olduğu gibi anlatan şahane iki eser jurnaller. İlk okuduğum bölümleri Laima Hanım’a Mektuplar bölümü. Yıllar önce sevda hisleri içinde kendimden geçmişken bir dost elinde Jurnal “al sana ilacını getirdim” dedi.

Cemil Meriç’i o gün tanıdım ve ilgili aşk mektupları bölümünün çoğunu ezberleyene kadar hepsini okudum. Duygularıma bütün aşk romanlarından ve şiirlerinden çok daha güzel tercüman oluyordu. Jurnaller doğu ve batı irfanını önüme açan bir kapı oldu. Ama birçok dünya irfanını ziyaret etmeme rağmen yıllardır o kapının eşiğinde duruyorum hala.

Temas etmediği, değinmediği kültürel, dini, edebi mesele yok. Düşünce dünyamızı onun kadar ufki olarak hem de derinlemesine rasat eden başka bir zeka var mı, bilmiyorum. Nurettin Topçu, Necip Fazıl, Hilmi Ziya, Turgut Cansever, Kemal Tahir. Bunların hepsi tek kanatlı. Cemil Meriç ise zülcenaheyn. Çift kanatlı yani. İlgilenmediği, üzerine eğilmediği, kafa yormadığı mesele yok. Tercüme sorunları, kültür sorunları, batılılaşma, modernleşme hikayemiz, bugünün Türkiye’si, yarının Türkiye’si, nurculuk, cemaatler, marksizm, şiir ve romanın ölümü…

"Entelektüel, üzerine vazife olmayan her şeyle ilgilenen kişidir" diyor İlber Ortaylı. Yani kendi kabuğunun dışına çıkıp dışındaki dünyayı merak eden kişi. Bu tarife yine en güzel uyan sima Cemil Meriç. Düşünce dünyasının bir ucunda Hikmet Kıvılcımlı diğer ucunda Said Nursi, Bir ucunda Abdullah Cevdet diğer ucunda Kenan Rifai, bir ucunda Yahya Kemal diğer ucunda İsmet Özel. Günümüzde bu kabil ihatalı bir tecessüs hangi aydınımızda var? Aydınlarımızın her biri malum bir tekkenin sözcüsü. Müritleri çok ama üniversal bir kıymetleri yok.

Hiçbir mahallenin aydını değildi Meriç, Türkiye’nin aydınıydı. Solda diyalog kurmak istediği aydıncıklar anlamayınca sağa teveccüh etti çaresiz. Sağ gerçekten sahip çıktı ama hiçbir zaman anlamadı. Sağın en aydınları bile anlamadı. Cemil Meriç’in ruhu serbest bir ruhtu, serazat bir ruhtu, mütereddit bir ruhtu, daima cevelan halinde derbeder bir ruhtu. "Buldum" dediği zamanlarda bile arıyordu hakikati. Muhatap olmak zorunda kaldığı çevre ise hakikati aramadan bulmuştu. Nurcular nurcu yapmak için canhıraş bir telaş içindeyken; başkaları kendilerine çekmek için canhıraş bir telaş içindeydi. Halbuki hiçbir izme, tarikata, cemaate, mahalleye, ideolojiye hapsolunmayacak kadar ele avuca sığmayan bir hakikat talibi idi Cemil Meriç.

Onun için herkes Cemil Meriç’te kendisine ait bir yön bulabilir ama hiç kimse "Cemil Meriç bizdendir" diyemez. Onunla alakalı üç ciltlik bir eser kaleme almış olan meşhur bir aydınımız “Meriç son nefesine değin Marksistti” deme gafletine düşebiliyor. Üstelik meraklı okuyucularını Jurnalleri dikkatle okumaya davet ediyordu. Zât-ı âlilerinin bir defa olsun Jurnalleri baştan sona teenni ile mütalaa ettiğine kani değilim. Düşüncenin arkeolojisini yapmak güzel şey amma bir yazarı anlamak onunla aynı rüyaları görmekle mümkündür.

Dikkate şayan nokta Meriç’in Jurnallerde yapmış olduğu birçok tespitin gayet isabetli olması. Said Nursi ve Kenan Rifai yazısı, İsmet Özel, nurculukla ilgili tespitleri, Hammer Hayranlığı yazısı. Peşin Hükümler başlığı altında yaptığı şu tespit günümüze de ışık tutmuyor mu sizce?

“Bize göre dava şu: bir yanda kafası işleyen, kainatın muammalarını anlamak için hem dinlerin hem felsefelerin ışığından faydalanmak isteyen bütün bilgilere, bütün düşüncelere açık birkaç kişi. Ötede mutlak hakikati belli sloganlara irca ederek Müslümanlığı fıtri bir imtiyaz olarak kendilerine mal eden bir iki oportünist. Ve ikincilerin etrafında kümelenen adsız ve şuursuz yığın.” (Jurnal 2, s.318-319)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum