Dr. Bilal TANRIVERDİ

Dr. Bilal TANRIVERDİ

Algoritmanın Aklı Var, Peki Vicdanı Var mı?

Risale-i Nur Perspektifinden Yapay Zekâ, Hukuk ve İnsan: Algoritmanın Aklı Var, Peki Vicdanı Var mı?

İnsanlık, tarihinde belki de ilk defa yalnızca işlerini değil, muhakeme ve karar verme yetkisini de makinelere devretmenin eşiğinde bulunuyor.

Dallandırıp budaklandırmadan, diğer işler alanlar ve meslek konularına girmeden sadece kendi ihtisas alanımız minvalinden durumu okursak;
Yapay zekâ artık hukuk metinlerini inceleyebiliyor, binlerce sayfalık dosyayı kısa sürede tarayabiliyor, benzer kararları karşılaştırabiliyor ve çeşitli sonuçlar önerebiliyor.

Ancak burada asıl soru şudur: Bir algoritma hukuka uygun eksik-fazla bir sonuca ulaşabilir; fakat gerçekten adil bir karar verebilir mi?

Çünkü hukuk, yalnızca kanun maddelerinin doğru biçimde uygulanmasından ibaret değildir.

Adalet; insanı, olayın şartlarını ve hakkın özünü birlikte görebilmeyi gerektirir.

Akıl Hesaplar, Vicdan Tartabilir

Risale-i Nur insanı yalnızca akıl sahibi bir varlık olarak ele almaz.

İnsan; aklı, kalbi, vicdanı ve iradesiyle bir bütündür.

Akıl analiz eder, karşılaştırır ve sonuç çıkarır.

Vicdan ise hakkı tartar.

Yapay zekâ milyonlarca veriyi analiz edip değerlendirebilir. Bir insanın geçmiş davranışlarını, ekonomik durumunu ve benzer olayları karşılaştırabilir.

Fakat verdiği kararın ağırlığını hissedemez.

Bir insanın haksızlığa uğramasının ne demek olduğunu bilemez.

Bir masumun mahkûmiyetinin, bir ailenin parçalanmasının veya bir kişinin hakkının zayi olmasının vicdani ağırlığını taşımaz ve taşıyamaz.

Çünkü bilgi sahibi olmak ile vicdan sahibi olmak aynı şey değildir.

Makinenin verisi vardır; fakat vicdanı yoktur.

Hesabı vardır; fakat merhameti yoktur. Şefkati yoktur...

Adalet Bir Matematik Problemi Değildir

Çağımızın önemli yanılgılarından biri, insan hayatının bütünüyle ölçülebileceği ve sayısallaştırılabileceği düşüncesidir.

Oysa insan istatistik değildir.

İnsanın davranışlarını veri hâline getirebilirsiniz; fakat niyetini, pişmanlığını, tövbesini, merhametini ve vicdan muhasebesini aynı kesinlikle ölçemezsiniz.

Hukuk – Adalet - açısından sorun burada başlar.

Bir kişi, yaptığı fiilden ziyade geçmiş verilerin oluşturduğu bir ihtimale göre değerlendirilirse insan, yavaş yavaş hak sahibi bir fert olmaktan çıkıp bir veri kümesine dönüşebilir.

Risale-i Nur'daki adalet-i mahza anlayışı tam da burada önemli bir ölçü ortaya koyar.

Bir ferdin hakkı, çoğunluğun menfaati uğruna feda edilemez.

Dolayısıyla bir algoritmanın yüksek doğruluk oranı da tek başına adalet anlamına gelmez.

Bir sistem yüzde doksan dokuz doğru karar verse bile, kalan yüzde birlik hata içerisinde bir masumun hakkı bulunabilir.

Adaletin meselesi yalnızca oran değil, haktır.

Karar Varsa Mesuliyet de Olmalıdır

Yapay zekâ konusunda başka bir temel mesele de sorumluluktur.

Hâkim verdiği kararın mesuliyetini taşır.

Avukat yaptığı savunmanın sorumluluğunu üstlenir.

İdareci aldığı kararın hesabını verir.

Peki algoritma yanlış karar verdiğinde kim sorumlu olacaktır?

Yazılımı geliştiren mi?

Sistemi kullanan kurum mu?

Kararı uygulayan insan mı?

Makine, ahlaki anlamda hesap veremez.

Pişman olmaz.

Vicdan azabı duymaz.

Mesuliyet hissetmez.

Bu nedenle karar verme yetkisinin bütünüyle makineye bırakılması, yalnız teknolojik değil aynı zamanda hukuki ve ahlaki bir meseledir.

Yapay Zekâ Hukukçunun Yerine Değil, Yanına…

Bütün bunlar yapay zekânın hukuk alanında kullanılmaması gerektiği anlamına gelmez.

Aksine doğru kullanıldığında önemli imkânlar sağlayabilir.

Dosyaları inceleyebilir, içtihatları karşılaştırabilir, hukuki araştırmayı hızlandırabilir ve hukukçunun gözünden kaçabilecek ayrıntıları ortaya çıkarabilir.

Ancak korunması gereken temel sınır şudur: Yapay zekâ karar verene yardımcı olabilir; fakat karar verenin vicdanının yerine geçmemelidir. Vicdana musallat olmasına müsaade edilmemelidir.

Hukukta hız önemlidir; fakat adaletten daha önemli değildir.

Verimlilik değerlidir; fakat insan onurundan üstün değildir.

Teknoloji faydalıdır; fakat insanın hakkından daha kıymetli değildir.

İnsan Bir Dosya Numarası Değildir

Modern bürokrasinin önemli problemlerinden biri insanın zaman zaman dosya numarasına, kimlik numarasına veya istatistik kalemine dönüşmesidir.

Kontrolsüz bir yapay zekâ kullanımı bu tehlikeyi daha da artırabilir.

Çünkü algoritma insanı verileri üzerinden tanır.

Oysa bir hukuk dosyasının içinde yalnızca belgeler bulunmaz.

Bir hayat vardır.

Bir aile vardır.

Bir geçmiş ve bir gelecek vardır.

Bazen tek bir karar, insanın bütün hayatının yönünü değiştirebilir.

Bu nedenle adalet mekanizmasının merkezinde teknoloji değil, insan ve insanın hakkı bulunmalıdır.

Risale-i Nur'un insan tasavvuru da insana bu nazarla bakar: İnsan, aklı, kalbi, vicdanı ve iradesiyle mesul ve kıymetli bir varlıktır.

Geleceğin Asıl Sorusu

Yapay zekâ önümüzdeki yıllarda hayatımızın çok daha büyük bir bölümüne girecektir.

Hukukçuların çalışma biçimleri, mahkemeler ve kamu kurumlarının karar süreçleri değişebilir.

Fakat değişmemesi gereken bir ölçü vardır:

İnsanın hakkının merkezde bulunması.

Algoritmanın yapay da olsa zekâsı olabilir ama vicdanı yoktur.

Bilgisi olabilir ama merhameti yoktur.

Tahmin edebilir ama mesuliyet hissedemez.

Bu sebeple geleceğin en büyük hukuk meselesi belki de makinelerin ne kadar akıllı olacağı değildir.

Asıl mesele, insanın kendi aklını, iradesini ve vicdanını makinelere ne ölçüde teslim edeceğidir.

Teknolojinin insanın hizmetinde olduğu bir gelecek ilerlemedir.

İnsanın teknolojiye teslim edildiği bir gelecek ise ilerleme görüntüsü altında yeni haksızlıklar üretebilir. Muzır ve vahşi bir köleliğe de kapı açabilir.

Öyleyse yapay zekâ çağında sorulması gereken soru yalnızca:

“Makine ne yapabilir?” değildir.

Asıl soru şudur: “İnsan hangi yetkisini hiçbir zaman makineye devretmemelidir?”

İla ahir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum